{"id":698,"date":"2018-11-23T16:12:15","date_gmt":"2018-11-23T15:12:15","guid":{"rendered":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/?p=698"},"modified":"2018-11-23T16:12:15","modified_gmt":"2018-11-23T15:12:15","slug":"dacnin-sonu-ve-cag-doenuesuemue-uwe-jens-heuer-prof-dr-berlin-hukuk-bilgini","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/?p=698","title":{"rendered":"DAC&#8217;nin Sonu ve \u00c7a\u011f D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc &#8211; Uwe &#8211; Jens Heuer, Prof. Dr., Berlin, Hukuk Bilgini"},"content":{"rendered":"<p>DAC&#8217;nin Sonu ve \u00c7a\u011f D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc &#8211; Uwe &#8211; Jens Heuer, Prof. Dr., Berlin, Hukuk Bilgini<br \/>\nMarxistische Bl\u00e4tter, 5-04, 14. 9. 2004<br \/>\n\u00c7eviri:  Samet Erdogdu<\/p>\n<p>\tBirle\u015fik Devletlerin 1981&#8217;den 1989&#8217;a kadar Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapan Ronald Reagan, o y\u0131l\u0131n 5 Haziran&#8217;\u0131nda \u00f6ld\u00fc. Anti-kom\u00fcnistler 11 Haziran&#8217;da cenazesinin kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6rkemli devlet t\u00f6reninde hep bir a\u011f\u0131zdan onu,  ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131r\u0131 silahlanma politikas\u0131yla Sovyetler Birli\u011fi&#8217;ni dize getiren ve So\u011fuk Sava\u015f&#8217;tan zaferle \u00e7\u0131kan ki\u015fi olarak tasvir ederek kendisine methiyeler dizdiler. Almanya&#8217;daki politikac\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu ise <<So\u011fuk Sava\u015f'tan muzaffer \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131>> tarz\u0131ndaki s\u00f6zleri kullanmaktan ka\u00e7\u0131nd\u0131lar. Olsa olsa DAC (Do\u011fu Almanya) halk\u0131 muzafferdi. PDS&#8217;e yak\u0131n duran, sol cenahtaki bilim adamlar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131r basan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, DAC&#8217;nin son y\u0131l\u0131nda \u00f6nce demokratik-sosyalist bir devrim olu\u015fmakta iken, 9 Kas\u0131m&#8217;dan sonra geli\u015fmeler \u00fczerinde FAC&#8217;nin (Bat\u0131 Almanya) n\u00fcfuzunun a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 ve devrimin y\u00f6n\u00fcn\u00fcn sapt\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndedir.(1) 9 Kas\u0131m, Ekim ba\u015f\u0131nda ba\u015flayan devrimin Thermidor&#8217;unu temsil ediyordu. Federal Almanya do\u011fan f\u0131rsat\u0131 an\u0131nda kullanarak onun bir iktidar bo\u015flu\u011fuyla sonu\u00e7lanmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. Sonbahar\u0131n kar\u015f\u0131lanmam\u0131\u015f beklentilerinin do\u011furdu\u011fu bu sonucun incelenmesi, bize bug\u00fcn yeni bir ba\u015flang\u0131\u00e7 i\u00e7in gereken fikirleri  sa\u011flayabilir (S. 52, S. 54).<br \/>\n\tBiz bu iki etapl\u0131 olu\u015fumdan yola \u00e7\u0131karak, 1990&#8217;dan bu yana tan\u0131\u011f\u0131 oldu\u011fumuz devasa de\u011fi\u015fimin ger\u00e7ek\u00e7i bir resmini  ve b\u00f6ylece, bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 tehlikeleriyle beraber, yeni d\u00f6nemin  do\u011fru bir resmini elde edebilir miyiz? Ben 1989&#8217;un g\u00fc\u00e7 oranlar\u0131n\u0131 tasvir etmeye ve Demokratik Almanya Cumhuriyeti&#8217;ndeki, DAC&#8217;nin kurban edilmesi ile sonu\u00e7lanan  volkanik de\u011fi\u015fikliklere ABD ve Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin adeta \u00e7anak tuttu\u011funu ve daha sonra Federal Almanya Cumhuriyeti&#8217;nin onlar\u0131n icras\u0131na aktif olarak kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 sergileyen kan\u0131tlar\u0131  d\u00fcnya-tarihsel \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisine yerle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131m.<br \/>\n\t1989 olaylar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131, Avrupa&#8217;n\u0131n ve bilhassa ABD&#8217;nin 1989 ilkbahar\u0131nda Almanya hakk\u0131nda izledikleri politikalar\u0131 de\u011fi\u015ftirmeleridir. Yeralt\u0131ndan gelen bir homurtu daha o anda hissedilmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Philip Jelikow ve Condoleezza Rice ilkbaharda Polonya&#8217;da ba\u015flayan ikili iktidar\u0131 bir ABD yard\u0131m paketiyle derhal \u00f6d\u00fcllendirmek suretiyle, siyasi gidi\u015fat\u0131n y\u00f6n\u00fcn\u00fc net bi\u00e7imde tayin ediyorlard\u0131.(2) Eski CIA ba\u015fkan yard\u0131mc\u0131s\u0131, yeni ABD b\u00fcy\u00fckel\u00e7isi Vernon A. Walters, Nisan 1989&#8217;da Wolfgang Sch\u00e4uble&#8217;yi ilk ziyaretinde, iki Almanya&#8217;n\u0131n yeniden birle\u015fmesinin yak\u0131n oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyordu. Bu kanaatini ise Gorba\u00e7ov&#8217;un <<Brejnev Doktrini>>ni kald\u0131rm\u0131\u015f olmas\u0131na dayand\u0131r\u0131yordu.(3) 1989 Mart&#8217;\u0131nda yeni ABD ba\u015fkan\u0131 George Bush&#8217;a iletilen bir memorandum \u015fu s\u00f6zlerle ba\u015fl\u0131yordu: <<Amerika'n\u0131n Avrupa politikas\u0131ndaki en birinci \u00f6nceli\u011fi Federal Almanya Cumhuriyeti'nin yazg\u0131s\u0131 olmal\u0131d\u0131r.>>  FAC&#8217;nde Kohl g\u00fc\u00e7lendirilmeli ve bunun yan\u0131s\u0131ra <<ortak de\u011ferlerin hayata ge\u00e7irilmesi yolunda K\u0131ta'n\u0131n b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fc>> a\u015f\u0131lmal\u0131yd\u0131. Snowcroft&#8217;un s\u00f6zleriyle, tayin edici erek: <<Almanya ve Berlin'in birle\u015ftirilmesidir, So\u011fuk Sava\u015f'\u0131n sona erdi\u011fini g\u00f6sterecek kesin kan\u0131t ancak budur.>> Bush bunun i\u00e7in gerekli olan direktif NSD-23&#8217;\u00fc imzalam\u0131\u015ft\u0131, \u015fimdi <<containment>>leri (engellemeleri) a\u015fmak gerekiyordu. Kohl&#8217;a, gerekli bilgiler  verildi. A. v. Plato bunu \u015f\u00f6yle \u00f6zetliyor: <<Benim kanaat\u0131ma g\u00f6re, 1989 ilkbahar\u0131 ve yaz\u0131nda, o zamanki h\u00fck\u00fcmetler i\u00e7erisinde iki Almanyan\u0131n birle\u015fmesi olana\u011f\u0131n\u0131 somut olarak tasarlayan ve Orta- ve Do\u011fu Avrupa'da endi\u015fe verici bi\u00e7imde artmakta olan Gorba\u00e7ov politikalar\u0131n\u0131n etkisine bu politikayla kar\u015f\u0131 koymay\u0131 planlayan tek h\u00fck\u00fcmet George Bush ve onun h\u00fck\u00fcmetiydi.>> Tabii  onlar\u0131n ba\u015f enstr\u00fcmanlar\u0131 NATO tart\u0131\u015fma konusu bile edilmiyordu.(4)<br \/>\n\tBu yakla\u015f\u0131m 30 May\u0131s 1989&#8217;da Br\u00fcksel&#8217;de yap\u0131lan NATO zirvesinde NATO konsepti haline getirildi. Nato, Berlin&#8217;i \u00f6zg\u00fcr ve m\u00fcreffeh k\u0131lma hedefinin kendi sorumluluklar\u0131 aras\u0131nda  bulundu\u011funu vurguluyordu: <<\u015eehiri ikiye b\u00f6len duvar, Avrupa'n\u0131n b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sembolize eden kabul edilemez bir \u015feydir.>>(5)<br \/>\n\tABD&#8217;nin bu keskin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc  Sovyet politikas\u0131n\u0131n\u0131n yeni bir rotaya y\u00f6nelmesi ile paralel bir seyir izlemi\u015fti. \u00d6nemli sinyallerden biri, 1986 Sofya Zirvesi&#8217;nden itibaren Gorba\u00e7ov&#8217;un her f\u0131rsatta tekrarlad\u0131\u011f\u0131, her partinin sadece kendinden sorumlu oldu\u011fu yolundaki tezleriydi. (Das Geschenk, s. 30.) S\u0131k s\u0131k kullan\u0131lan <<Ortak Avrupa Evi>> form\u00fclasyonu da t\u0131pk\u0131 bunun gibi ikili bir anlam ta\u015f\u0131yordu. Gorba\u00e7ov daha 1986 Ekim&#8217;inde, genel insanl\u0131k sorunlar\u0131 ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n, kendi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, en birincil \u00f6nceli\u011fe sahip oldu\u011funu ve  s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 yerine bunlar\u0131 savunmak gerekti\u011fini s\u00f6yl\u00fcyordu.(6) 1988 Sonbahar sonlar\u0131nda BM Genel Kurulunda yapt\u0131\u011f\u0131 konu\u015fmas\u0131ndaysa, Gorba\u00e7ov, devletler aras\u0131 ili\u015fkileri ideolojiden-ar\u0131nd\u0131rma teklifini ileri s\u00fcr\u00fcyordu. B\u00f6ylece d\u00fcnya halklar\u0131 <<yepyeni bir tarihsel \u00e7a\u011fa>> girmi\u015f olacaklard\u0131.(7) Bu keskin ideolojik geri d\u00f6n\u00fc\u015f Bat\u0131&#8217;da \u00f6nce bir yan\u0131ltma manevras\u0131 olarak de\u011ferlendirildi;  Do\u011fu&#8217;da benimsendi\u011fi gibi, endi\u015felere de yol a\u00e7t\u0131. Sonucu, pratikte at\u0131lan ad\u0131mlar tayin edecekti. Bunlar\u0131n DAC&#8217;ne ili\u015fkin olanlar\u0131n\u0131 Gorba\u00e7ov&#8217;un etraf\u0131ndaki <<Germanistler Fraksiyonu>>  belirlemekteydi. Kamuoyu \u00f6n\u00fcnde bunlar\u0131 en keskin savunanlardan birisi, bu fraksiyonun en aktif \u00fcyelerinden biri olan Vya\u00e7eslav Da\u00e7i\u015fev, Nisan 1987&#8217;den beri D\u0131\u015fi\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n <<Sosyalist Avrupa \u00dclkeleri Bilimsel Dan\u0131\u015fma Kurulu>> ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yap\u0131yordu. (Das Geschenk, sayfa 67 ve devam\u0131.) Kendisi, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin So\u011fuk Sava\u015f&#8217;\u0131 kazanma \u015fans\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. O halde, bunun k\u00f6klerini s\u00f6k\u00fcp atmak, yani Do\u011fu Avrupa \u00fczerindeki Sovyet hakimiyetinden vaz ge\u00e7mek gerekiyordu.(8)<br \/>\n\tHer iki s\u00fcper g\u00fc\u00e7 aras\u0131nda <<Yeni d\u00fc\u015f\u00fcnce>>nin bir parallelli\u011fi oldu\u011fu a\u015fikard\u0131, fakat bu, taraflar\u0131n olduk\u00e7a farkl\u0131 ger\u00e7eklikleri kapsam\u0131 i\u00e7erisindeydi. Bu sorunlar\u0131n o zamanlar kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak ne oranda a\u00e7\u0131k konu\u015fuldu\u011funu, ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi, bug\u00fcn de s\u00f6ylemek \u00e7ok zor. Gelgelelim Stephan Bollinger&#8217;in Moskova ile Wa\u015fington aras\u0131ndaki d\u00fc\u015fmanca tertipleri ve gizli g\u00f6r\u00fc\u015fmeleri ele ald\u0131\u011f\u0131 <<Das Geschenk>> adl\u0131 kitab\u0131ndaki yakla\u015f\u0131mlara bak\u0131l\u0131rsa, o, FAC ile SB aras\u0131nda yakla\u015f\u0131k olarak 1969\/70&#8217;lerden itibaren <<back channels>> diye tabir edece\u011fimiz ili\u015fkiler \u00fczerine bizim zaten bildiklerimizi g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmaktad\u0131r.(9) Reagan&#8217;\u0131n 1. 6. 1988&#8217;deki Moskova ziyareti esnas\u0131nda, Gorba\u00e7ov&#8217;la yanyana, Sovyetler Birli\u011fi&#8217;ni \u015eeytan \u0130mparatorlu\u011fu olarak nitelendirme tutumunu resmen geri alarak muhataplar\u0131n\u0131 sevindirmesi manidard\u0131 (Erinnerungen, s. 680). ABD zirvesindekiler, 1989 ilkbahar\u0131nda, Perestroyka&#8217;n\u0131n iflas etmesi nedeniyle Gorba\u00e7ov&#8217;un esasl\u0131 tavizler vermeye haz\u0131r oldu\u011fu konusunda fikir birli\u011fi i\u00e7erisindeydiler.<br \/>\n\tHelmut Kohl ile yap\u0131lan konu\u015fmalar\u0131n da ayn\u0131 minvalde oldu\u011fu a\u015fikard\u0131r. Kohl&#8217;un 24. 10. 1988 Moskova ziyareti hakk\u0131nda Gorba\u00e7ov \u015funlar\u0131 yaz\u0131yor: <<Her \u015feyden evvel, e\u011fer karar vericiler kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerine itimat ederlerse, pek \u00e7ok \u00e7apra\u015f\u0131k sorun l\u00fczumsuz diplomatik dalaverelere ve formalitelere gerek kalmadan  kolayca ve \u00e7ar\u00e7abuk \u00e7\u00f6z\u00fclebilir.>> <<Birbirimizle -kanaatime g\u00f6re- i\u00e7ten bir g\u00f6n\u00fclbirli\u011fi sa\u011flam\u0131\u015f olarak vedala\u015ft\u0131k>> (Erinnerungen, s. 703 &#8211; 705). Gorba\u00e7ov  daha sonra bir kitab\u0131nda  <<Almanya'n\u0131n yeniden birle\u015fmesi>> hakk\u0131nda  Kohl ile ilgili olarak duydu\u011fu hayal k\u0131r\u0131kl\u0131klar\u0131na ayr\u0131ca yer veriyor.(10) Prokop&#8217;un eri\u015fti\u011fi sonu\u00e7, bana hepsinden daha mant\u0131kl\u0131 geliyor: <<Velhas\u0131l DAC'nin son y\u0131l\u0131 d\u00fcnya siyasetinin belirli ko\u015fullar\u0131nca tayin edildi. 1989\/90 y\u0131llar\u0131nda g\u00f6rev yapan DAC h\u00fck\u00fcmetlerinin hi\u00e7birinin, bu ko\u015fullara ayk\u0131r\u0131 davranarak, kendi tasar\u0131lar\u0131n\u0131 yerine getirme \u015fanslar\u0131 bulunmuyordu art\u0131k.>>(11)<br \/>\n\tBu nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc Federal h\u00fck\u00fcmet DAC&#8217;ne y\u00f6nelik konu\u015ftu\u011fu dilin tonunu, en sonunda art\u0131k saklanamaz bir destabilizasyona vard\u0131racak \u00f6l\u00e7\u00fcde, aydan aya ve sonra da haftadan haftaya sertle\u015ftirdi. M\u00fcste\u015far Ottfried Hennig 27 Nisan&#8217;da <<temel nitelikteki bir Avrupa devrimi safhas\u0131'ndan>> s\u00f6z ediyordu (Texte,S.75). Gorba\u00e7ov&#8217;la Kohl 13 Haziran&#8217;da Bonn&#8217;daki bulu\u015fmalar\u0131nda m\u00fc\u015ftereken yapt\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131klamada b\u00fct\u00fcn halklar\u0131n ve devletlerin kendi kaderlerini kendilerinin belirlemesi hakk\u0131ndan, her iki taraf\u0131n Avrupa&#8217;n\u0131n b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015fl\u00fc\u011f\u00fcne son vermeyi te\u015fvik edeceklerinden s\u00f6z ediyorlard\u0131; bu durumda DAC&#8217;nin art\u0131k itiraz edecek hali kesinlikle kalm\u0131yordu  (Texte, S.148 &#8211; 150).<br \/>\n\tHennig kaynayan kazan\u0131n ate\u015fini 22 Haziran&#8217;da daha da k\u00f6r\u00fckledi. Nihayetinde Do\u011fu Avrupa&#8217;da <<bizim istikametimizde, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ve Bat\u0131l\u0131 idealler y\u00f6n\u00fcnde hareket etmekte olan>> bir s\u00fcre\u00e7 ilerlemekteydi, sosyalizm seksenli y\u0131llar Avrupas\u0131&#8217;nda <<ilk kez savunma  pozisyonuna>> d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. T\u00fcm Avrupa \u00f6l\u00e7e\u011finde b\u00fct\u00fcnle\u015fme <<ABD'nin de sistemini karakterize eden de\u011ferlere dayanacakt\u0131: can \u00e7eki\u015fmekte olan sosyalizm ve onun \u00f6zg\u00fcrl\u00fckten yoksun sistemi a\u015f\u0131lacakt\u0131>> (Texte, S. 177 f.). Ger\u00e7ekten de Polonya&#8217;da Polonya Birle\u015fik \u0130\u015f\u00e7i Partisi 4 Haziran&#8217;da yap\u0131lan se\u00e7imlerde katastrofal bir yenilgiye u\u011fram\u0131\u015f, Walesa&#8217;n\u0131n dan\u0131\u015fman\u0131 Tadeusz Mazowiecki&#8217;nin ba\u015fbakanl\u0131\u011f\u0131 24 A\u011fustos&#8217;ta tasdik edilmi\u015fti. Polonya&#8217;daki bu s\u00fcre\u00e7te CIA, Vatikan&#8217;la pasla\u015fma halinde, belirleyici rol oynam\u0131\u015ft\u0131.[12] Macaristan&#8217;da bu rol \u015fimdi FAC taraf\u0131ndan \u00fcstlenilmekteydi. 2 May\u0131s&#8217;ta Macaristan&#8217;\u0131n ilk s\u0131n\u0131r bariyerlerini resmen  kald\u0131rmas\u0131ndan sonra, yeni D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 Gyula Horn kendi arkada\u015f\u0131 Avusturyal\u0131 bakan da haz\u0131r oldu\u011fu halde 27 Haziran&#8217;da s\u0131n\u0131r \u00e7itlerinden bir par\u00e7ay\u0131 kesiyor, bunu 10 Temmuz&#8217;daki ziyaretinde Budape\u015fte&#8217;de Reagan&#8217;a  sunuyordu. A\u011fustos ba\u015f\u0131nda Budape\u015fte ve Prag&#8217;da el\u00e7ilikler i\u015fgal edildi. 19 A\u011fustos&#8217;ta Sopron&#8217;da d\u00fczenlenen bir <<pan Avrupaist Piknik'te>> 600&#8217;den fazla insan\u0131n kitlesel ka\u00e7\u0131\u015f\u0131 organize edildi. Bunun daha sonraki muhataplar\u0131 onbinlerce Do\u011fu Alman tatilcileriydi. Macaristan ve FAC aras\u0131nda hararetli temaslar s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmekteydi. <<Freiheit, die ich meine>> adl\u0131, Hamburg 1991 tarihli kitab\u0131n\u0131n son b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Horn kapan\u0131\u015f pe\u015frevini \u015fu s\u00f6zleriyle \u00e7ekiyor:<<Ben uluslararas\u0131 durumun ba\u011f\u0131ms\u0131z bir Macar d\u0131\u015f politikas\u0131 izlenmesi i\u00e7in hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 kadar uygun hale geldi\u011fine ve bu bir kezlik \u015fans\u0131 ka\u00e7\u0131rman\u0131n affedilmez bir su\u00e7 olaca\u011f\u0131na iyice kanaat getirmi\u015ftim. >> (S. 239). Macaristan bu m\u00fcnasebetle Federal Almanya&#8217;dan en b\u00fcy\u00fck yard\u0131m\u0131 almaktayd\u0131.<< Ben Macaristan reform kuvvetlerinin \u00f6zellikle 1988\/89 d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 an\u0131nda somut m\u00fc\u015fterek \u00e7al\u0131\u015fma ve krediler olmaks\u0131z\u0131n ba\u015fta kalmas\u0131n\u0131n olanaks\u0131z oldu\u011funa emindim.>>(S. 318).<br \/>\n\tKohl art\u0131k yedeklerini ileri s\u00fcr\u00fcyordu. 22 A\u011fustos&#8217;ta, <<Biz hepimiz, diye a\u00e7\u0131kl\u0131yordu, bu haftalar i\u00e7erisinde Budape\u015fte ve Do\u011fu Berlin'den erkek, kad\u0131n ve \u00e7ocuklar\u0131n -bizim Alman  soyda\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n-  \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ula\u015fmak i\u00e7in nas\u0131l da bir ge\u00e7it  arad\u0131klar\u0131n\u0131  g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcne  seren  haberler ve g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerle  co\u015ftuk>>(Texte, S. 223). 5 Eyl\u00fcl&#8217;de, DAC&#8217;nden bize  gelen her insan\u0131n <<bizim taraf\u0131m\u0131zdan Alman olarak kabul g\u00f6rece\u011fi>> son derece do\u011fald\u0131r, diyordu.  Ayn\u0131 esnada, FAC&#8217;nin <<oradan buraya m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar \u00e7ok say\u0131da kimsenin gelmesi i\u00e7in propaganda y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc>> iddias\u0131n\u0131 reddediyordu. Konu\u015fmas\u0131n\u0131n sonunda Macar h\u00fck\u00fcmetine da\u011f yollar\u0131 muhaceretine imkan vermesi dolay\u0131s\u0131yla te\u015fekk\u00fcr ediyordu (Texte, S. 228-232). Rudolf Seiters 14 Eyl\u00fcl&#8217;de, Macaristan \u00fczerinden Bat\u0131&#8217;ya, 13 bini son g\u00fcnler i\u00e7erisinde olmak \u00fczere,  \u015fimdi 18 000 insan\u0131n  gelmi\u015f oldu\u011funu sapt\u0131yordu (Texte, S. 245). 30 Eyl\u00fcl&#8217;de Hans &#8211; Dietrich Genscher, muzaffer bir havayla, Prag el\u00e7ili\u011finden muhacir ak\u0131n\u0131n\u0131n s\u00f6k\u00fcn etti\u011fini duyuruyordu. Her\u015fey DAC&#8217;ne \u00e7oktand\u0131r egemen olmu\u015f bat\u0131 televizyonu \u00fczerinden aral\u0131ks\u0131z aktar\u0131l\u0131yor ve DAC&#8217;nin nihai \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc haz\u0131rl\u0131yordu. Bu tesir bug\u00fcn a\u00e7\u0131k\u00e7a \u00f6v\u00fcnme konusudur. <<Muhabirler, bilhassa radyo ve televizyon muhabirleri, DAC'nin tabutuna kocaman bir m\u0131h \u00e7akm\u0131\u015ft\u0131lar>> (Lothar Loewe), do\u011fuda bat\u0131l\u0131 gazetecilerin mevcudiyeti ve yapt\u0131klar\u0131  tesir <<rejimin kendini s\u00fcrd\u00fcrebilmesini olanaks\u0131z k\u0131l\u0131yordu>> (Fritz Pleitgen).[13]\n\tKitle hareketinin sonraki a\u015famas\u0131 ka\u00e7\u0131\u015f amac\u0131yla  de\u011fildi, aksine do\u011frudan do\u011fruya DAC&#8217;nde de\u011fi\u015fimi ama\u00e7l\u0131yordu. Bunun k\u00f6keninde, bilhassa gen\u00e7ler aras\u0131nda, h\u0131zla b\u00fcy\u00fcyen ho\u015fnutsuzluk; FAC ile aradaki ekonomik mesafeyi daraltman\u0131n dahi m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmesi ve SSCB \u00f6rne\u011findeki gibi bir Glasnost talebi yat\u0131yordu. Eyl\u00fcl ve Ekim aylar\u0131 i\u00e7erisinde,  aralar\u0131nda 1 Ekim&#8217;de kurulan Neue Forum&#8217;un (Yeni Forum) ve 7 Ekimde SPD&#8217;nin de bulundu\u011fu, y\u00fczden fazla grup olu\u015ftu, bunlar hemen, yine bat\u0131 televizyonlar\u0131nca desteklenmek suretiyle, kitlesel protestolar d\u00fczenlediler. 25 Eyl\u00fclde Leipzig&#8217;de  ilk kez 6 bin ki\u015fi g\u00f6steri yapt\u0131, 9 Ekimde 70 bin ki\u015fi, bir hafta sonra <<Biz Halk\u0131z>>, <<\u015eiddete Hay\u0131r>>  sloganlar\u0131yla 120 bin ki\u015fi meydanlardayd\u0131. Gitgide yeni \u015fehirler bu \u00f6rne\u011fi izledi. Devlet otoritesini kullanma olana\u011f\u0131 ortadan kalkm\u0131\u015ft\u0131. Daha sonra 4 Kas\u0131mda Berlin&#8217;de 500 000 ki\u015finin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck g\u00f6steri yap\u0131ld\u0131. 9 Kas\u0131m&#8217;da s\u0131n\u0131r a\u00e7\u0131ld\u0131. Daha bir g\u00fcn evvelinden(!) Kohl, FAC&#8217;nin, durdurulamaz hale gelen olaylar\u0131 stabilize etme niyetinde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131yordu. <<Fakat biz, \u015fayet DAC'nde ekonomik ve siyasal yap\u0131da kapsaml\u0131 bir reform y\u00f6neli\u015fi saptarsak, k\u00fclliyatl\u0131 bir yard\u0131m yapmaya haz\u0131r\u0131z>> (Texte, S. 333). 28 Kas\u0131mda DAC y\u00f6netimini bir anayasa de\u011fi\u015fikli\u011fi ve yeni bir se\u00e7im yasas\u0131 konusunda muhalefet gruplar\u0131yla bir mutabakata varmaya \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 (Tekte, S. 427). <<Almanya \u00e7ap\u0131nda federal bir d\u00fczen kurmak>> hedefine y\u00f6nelik bir konfederal yap\u0131 hususunu zaten tasarlam\u0131\u015ft\u0131 bile (Texte, S. 429).<br \/>\n\tBu zaman zarf\u0131nda Erich Honecker&#8217;den, \u00f6nce Egon Krenz&#8217;e, sonra Hans Modrow&#8217;a ve daha sonra Lothar de Maizi\u00e9re&#8217;ye iktidar de\u011fi\u015fiklikleri bir orta yol bulma sonucuna de\u011fil, aksine sadece Kohl&#8217;un  gitgide daha kuvvetli bi\u00e7imde \u00f6n plana \u00e7\u0131kmas\u0131na yarad\u0131. 19 Kas\u0131mda Dresden&#8217;deki co\u015fkulu kar\u015f\u0131lanmas\u0131 esnas\u0131nda, arkas\u0131nda duran Seiters&#8217;e \u015f\u00f6yle diyordu: <<Seiters, i\u015fler t\u0131k\u0131r\u0131nda gidiyor.>>[14]  25. 1. 1990&#8217;da her\u015fey Kremlin&#8217;de takdis ediliyordu.[15]  Gorba\u00e7ov, \u00c7ernayev-Protokol\u00fc&#8217;yle 1918 Brest-Litovsk Bar\u0131\u015f Anla\u015fmas\u0131 aras\u0131nda bir ko\u015futluk kuruyordu (von Plato, S. 194). Modrow 30 Ocakta art\u0131k ak\u0131beti kabul etmekten ba\u015fka bir \u015fey yapamayacak ve 1 \u015eubat&#8217;ta kendi bak\u0131m\u0131ndan <<Almanya, birle\u015fik Anavatan>> slogan\u0131n\u0131 seslendirecekti. 14\/15 \u015eubatta Modrow ve onun <<ulusal sorumluluk h\u00fck\u00fcmeti>>, ki bunlara muhalefetten bakanlar da dahildi ve en \u00e7ok hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fenler de zaten bunlard\u0131 (von Plato, S. 296-299), Kohl taraf\u0131ndan, art\u0131k onlardan hi\u00e7bir \u015fey beklenemeyece\u011fi konusunda uyar\u0131l\u0131yorlard\u0131. Onlar art\u0131k yaln\u0131zca se\u00e7im tarihinden daha evvelki bir topyekun  \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc engellemekle y\u00fck\u00fcml\u00fcyd\u00fcler (von Plato, S. 260). Se\u00e7im tarihi 5 May\u0131s&#8217;tan  geriye, 18 Mart&#8217;a  al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\n\t\u0130\u015fler, yeni ba\u015fbakan Lothar de Maizi\u00e9re&#8217;de bir s\u00fcreli\u011fine  iyi gitti. Sch\u00e4uble daha sonralar\u0131 onun <<e\u015fsiz rol\u00fc>>n\u00fc uzun bir s\u00fcre vurgulayacakt\u0131. <<Halk\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131 ona g\u00fcveniyordu. Onsuz bizim hi\u00e7 bir \u015fans\u0131m\u0131z olmazd\u0131.>> Bu, onun temkinli davran\u0131\u015f\u0131 ve duraksamalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da ge\u00e7erliydi. Ayn\u0131 esnada kendi DDR(DAC)-Muhataplar\u0131na s\u00fcrekli olarak tekrar tekrar \u015funu s\u00f6yl\u00fcyordu: <<Sevgili dostlar... Biz hi\u00e7 bir \u015feyi umursamaz  bir bi\u00e7imde  sizlerin talepleriniz ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131z \u00fczerinden atlay\u0131p gitmek istemiyoruz. Ancak burada iki e\u015fit devletin birle\u015fmesi ger\u00e7ekle\u015fmiyor.>>[16]  Haziran sonunda Kohl ve  Sch\u00e4uble dizginleri tamamen ellerine ald\u0131lar.<br \/>\n\tABD deste\u011fini arkas\u0131na alan Kohl, sallant\u0131l\u0131 \u00f6teki m\u00fctteffikleri m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar uzunca bir s\u00fcre kendi ger\u00e7ek ama\u00e7lar\u0131 konusunda karanl\u0131kta b\u0131rakacak, Gorba\u00e7ov&#8217;un i\u00e7erdeki kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131 vaktinden evvel \u00fcrk\u00fctmeyecek ve  o s\u0131ralarda kendisinin yeniden se\u00e7ilmesinin riske d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc yakla\u015fan se\u00e7imleri g\u00fcvence alt\u0131na alacak \u015fekilde, SPD&#8217;nin d\u00fcnya politikas\u0131nda meydana gelmekte olan de\u011fi\u015fiklikler konusundaki kavray\u0131\u015f eksikli\u011fini kendi lehine kullanabildi\u011fi ustal\u0131kl\u0131 taktikler uygulad\u0131.<br \/>\n\t1989 y\u0131l\u0131ndaki uluslararas\u0131 g\u00fc\u00e7 oranlar\u0131 ve ABD ve FAC h\u00fck\u00fcmetlerinin ve onlar\u0131n arkas\u0131nda duran ekonomik g\u00fc\u00e7 odaklar\u0131n\u0131n, \u00f6b\u00fcr s\u00fcper g\u00fcc\u00fc bertaraf etmeyi sa\u011flamak ve daha sonra da de\u011fi\u015fen durumu alabildi\u011fine lehlerine kullanmak konular\u0131ndaki aman tan\u0131maz kararl\u0131l\u0131klar\u0131ndan \u00e7\u0131kan nihai varg\u0131 \u015fudur ki  1989\/90 y\u0131l\u0131nda demokratik-sosyalist bir DAC i\u00e7in hi\u00e7 bir \u015fans kalmam\u0131\u015ft\u0131. DAC akt\u00f6rlerinin \u00e7o\u011fu bunun ay\u0131rd\u0131nda bile de\u011fildi. <<41'inci y\u0131l\u0131nda DAC politikas\u0131n\u0131n i\u015fleyi\u015findeki temel facia, etkili politik \u015fahsiyetlerin \u00e7o\u011funlu\u011funun -ger\u00e7ekliklerin ele\u015ftirel  bir  muhasebesini yapmadaki noksanl\u0131klar\u0131 da dahil- hi\u00e7bir \u015feyi bilmemeleri ya da daha do\u011frusu \u00f6nceden sezememelerinden ileri geliyordu>>  (Prokop, S. 164). 4 Kas\u0131m g\u00f6sterisine kat\u0131lanlarla yap\u0131lan bir toplant\u0131da a\u011f\u0131r basan g\u00f6r\u00fc\u015f, realist bir bak\u0131\u015f\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc kapatan \u015feyin, daha iyi bir sosyalizm y\u00f6n\u00fcnde beslenmekte olan umutlar oldu\u011fu  y\u00f6n\u00fcndeydi.[17] Frank Brunssen yaz\u0131yor, <<bu devrime kat\u0131lan herkes -s\u00f6zde kitleler ve yurtta\u015f-haklar\u0131 savunucular\u0131- yeni kazan\u0131lm\u0131\u015f h\u00fcrriyetle ne yapacaklar\u0131 sorusuna verilecek ideal cevab\u0131n ne oldu\u011funu bilmiyorlard\u0131>> [18]. \u00dclkede 400 bin Sovyet askerinin bulundu\u011fu ve birli\u011fe  muhalif olanlar\u0131n gerek DAC i\u00e7erisinde  gerekse  \u00e7ok say\u0131da \u00f6teki devlette az\u0131msanamayacak \u00f6l\u00e7\u00fcde var oldu\u011fu ger\u00e7ekleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda DAC&#8217;nin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n sona ermesinin ancak yaln\u0131z <<\u015eiddete Hay\u0131r>>[19] \u015fiar\u0131 alt\u0131nda ve bir <<\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Yol>> umudu deste\u011finde haz\u0131rlanabilece\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Eski iktidar fel\u00e7 edilmi\u015fti, fakat yeni birisi kurulmam\u0131\u015ft\u0131, m\u00fclkiyet sorunu d\u00fczenlenmemi\u015fti, halk\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funun istedi\u011fi -bu bir ill\u00fczyon olsa da- hem Bat\u0131&#8217;n\u0131n paras\u0131 ve hem de DAC&#8217;nin sosyal kazan\u0131mlar\u0131yd\u0131.<br \/>\n\tErhard Crome, SED-reformcular\u0131n\u0131n 1989 sonundaki \u00e7abalar\u0131 \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 analizinde <<h\u00fck\u00fcmran bir devlet olarak Federal Almanya'yla ili\u015fkileri d\u00fczenleme>> imk\u00e2n\u0131 veren radikal bir reformu, yurtta\u015f insiyatifiyle el ele ger\u00e7ekle\u015ftirme \u015fans\u0131n\u0131n kalmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131yor (Bollinger, S. 150 &#8211; 155). Thomas Falkner <<WF Platformu'nun>> izledi\u011fi yolu, aktif olarak Krenz&#8217;in devrilmesine ve neticede SED&#8217;in (Almanya Sosyalist Birlik Partisi) da\u011f\u0131lmas\u0131na u\u011fra\u015fmak olarak tasvir ediyor. Bu << ''anti-Stalinist Devrim'' militanlar\u0131  yine de ''bir - iki g\u00fcn kadar, \u00fclkedeki politik insiyatiflere kat\u0131lma \u015fans\u0131 bile edindiler>> (Bollinger, S. 195). Andre Brie&#8217;ye g\u00f6re <<devasa boyutta Bat\u0131 Alman sermaye deste\u011fi olmaks\u0131z\u0131n>> 4 Kas\u0131m&#8217;da Devrim&#8217;i kurtarmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. <<Yenilenme d\u00fc\u015fman\u0131 otoriter bir sistem \u015eeytan\u0131, ancak banka ve konzernlerin \u015fefler meclisinin menfaatperest iblisince safd\u0131\u015f\u0131 edilebilirdi>>[20]  Eski sistemin topyekun tasfiyesinde  \u015f\u00fcphesiz  SED-reformcular\u0131 yaln\u0131zca \u00f6nemli katk\u0131 sa\u011flayabilirlerdi, son tahlilde SED olmaks\u0131z\u0131n DAC i\u015fleyemezdi. PDS parti y\u00f6netiminin 3-4 \u015eubat 1990&#8217;daki 4&#8217;\u00fcnc\u00fc oturumunda okudu\u011fu raporunda Gregor Gysi iftiharla: <<Herkes, eski SED'in yap\u0131s\u0131n\u0131n nas\u0131l tahrip edilece\u011finden bahsediyor. Biz o i\u015fi yapt\u0131k.>> (Das Geschenk, S. 343)[21] Demokratik-sosyalist bir topluma bir \u015fans tan\u0131maya onlar\u0131n da bir dakikal\u0131k zamanlar\u0131 yoktu.<br \/>\n\tOysa o zamanki yakla\u015f\u0131mlara ve  ba\u015fka bir geli\u015fim \u015fans\u0131 bulundu\u011fu yolundaki de\u011ferlendirmelere bak\u0131l\u0131rsa, doksanl\u0131 y\u0131llara giri\u015f \u00e7ok daha  farkl\u0131 bi\u00e7imde tezah\u00fcr etmeliydi. Yepyeni bir durum ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, bunun \u00f6nce o an m\u00fcmk\u00fcn olabilecek umutlar \u00fczerinden s\u0131nanmas\u0131 gayet anla\u015f\u0131l\u0131r bir \u015feydir. Her y\u0131k\u0131m, onu ger\u00e7ekle\u015ftirenlerde oldu\u011fu kadar, ona sadece tan\u0131k olanlar\u0131n \u00e7o\u011funda da umutlar uyand\u0131r\u0131r. Bu umutlar\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131n, hatta belki de \u00e7o\u011funun ill\u00fczyon oldu\u011fu daha sonra ortaya \u00e7\u0131kar. Son Halk Meclisi&#8217;ndeki bir PDS milletvekili olarak ben kendim bile, o zaman olup bitenlerin esasen DAC&#8217;nin haklar\u0131n\u0131n savunulmas\u0131yla kesinlikle alakal\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tam tersine, gitgide daha b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, m\u00fcstakbel birle\u015fik Almanya&#8217;n\u0131n do\u011fu kesimindeki vatanda\u015flar\u0131n  konumlar\u0131n\u0131n ne olaca\u011f\u0131 \u00fczerine oldu\u011fu konusunu anlamam\u0131\u015ft\u0131m.[22] Ama bug\u00fcn daha realist bir yakla\u015f\u0131m m\u00fcmk\u00fcn ve gereklidir. Bununla birlikte a\u00e7\u0131kt\u0131r ki gerek PDS&#8217;li, gerekse ba\u015fka politikac\u0131lardan kimilerinin o zamanki kendi ill\u00fczyonlar\u0131n\u0131 birer ill\u00fczyon olarak kabul etmeleri \u00e7ok zor. 1995&#8217;te bile PDS&#8217;in Federal Meclis s\u00f6zc\u00fcs\u00fc halen b\u00fcy\u00fck tarihi bir \u015fans\u0131n mevcudiyetinden dem vuruyordu: <<Bu y\u00fczden Demokratik Almanya Cumhuriyeti'ndeki hareketlenme ba\u015flang\u0131\u00e7ta her iki sistemi tehdit ediyordu. >>[23] Ancak, bunun o zamanlar oldu\u011fu gibi sonralar\u0131 da \u0131srar edilen bir kan\u0131 m\u0131 yoksa taktik bir hesap m\u0131 oldu\u011fu konusu -ahlaki a\u00e7\u0131dan de\u011fil ama- politik bak\u0131mdan bence \u00f6nemsizdir. Gelgelelim b\u00f6ylesi bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131, bug\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyan\u0131n, benim yeni bir \u00e7a\u011f olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m, \u015fimdiki evresini kavrama yolunu kapat\u0131r. Demokratik Almanya Cumhuriyeti&#8217;nde  meydana gelen de\u011fi\u015fiklikler, bir Yeni D\u00fcnya D\u00fczeni oyunu icras\u0131ndaki  ilk sahnenin birinci perdesiydi.<br \/>\n\tO esnada bask\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f, s\u00f6zkonusu devrimin yepyeni bir <<sivil>> devrim t\u00fcr\u00fc oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeydi.[24] J\u00fcrgen Kuczynski Kas\u0131m 1989&#8217;da bir muhafazak\u00e2r devrimden s\u00f6z ediyordu.[25] Michael Brie Berliner Zeitung&#8217;da <<\u00c7evrim devrime g\u00f6t\u00fcrecek>> ba\u015fl\u0131kl\u0131 bir makale yaz\u0131yor ve <<sosyalist y\u00f6nelimli modern bir toplumun bi\u00e7imlenmekte oldu\u011fundan>> -\u00fcstelik \u015fimdi bile- bahsediyordu.[26] Manfred Kossok ile kendisine \u00f6ns\u00f6z kabilinden aktarma yapt\u0131\u011f\u0131 Bollinger de s\u00f6zkonusu olan olay\u0131n bir demokratik ve sosyalist devrim oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeydiler.[27] Olaylar  <<\u00f6zbe\u00f6z>>   bir devrimi karakterize ediyor, diye ahk\u00e2m kesen  ve  Allaha \u015f\u00fck\u00fcr kan akmam\u0131\u015ft\u0131, yoksa <<biz ...  Birli\u011fe asla ula\u015famazd\u0131k>>[28] diyen Wolfgang Sch\u00e4uble&#8217;ye gelince: Ludwig K\u00fchnhardt, Alman Sonbahar\u0131&#8217;n\u0131n \u015eifreleri \u00fcst\u00fcne yazd\u0131\u011f\u0131 bir makalesinde, burada s\u00f6zkonusu olan devrimin, Hannah Arendt&#8217;in yakla\u015f\u0131m\u0131yla, iyi bir devrim, bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck devrimi oldu\u011fu ve sosyal bir devrim (yani k\u00f6t\u00fc bir devrim, U. &#8211; J. H.) \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan bir ihtil\u00e2l olmad\u0131\u011f\u0131 mealinde bu zata ak\u0131l \u00f6\u011fretiyordu.  Brunssen << \u015fiddete ba\u015fvurmama sivil stratejisi>>  \u00fcst\u00fcne methiye diziyordu. Mark R. Thompson \u015f\u00f6yle postula ediyor: <<Demokratik devrimlerin \u0131l\u0131ml\u0131 hedefleri bulunur. Muhalefet d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirmeyi de\u011fil, aksine politik sistemi demokratikle\u015ftirmeyi ister.>> (Brunssen, S. 13; Mark R. Thompson, Die <<Wende>> in der DDR als Demokratische Revolution, ebenda, S. 2).<br \/>\n\tOysa DAC&#8217;ndeki kitle hareketi, radikal t\u00fcrden, \u00f6yle bir d\u00fcnyay\u0131-de\u011fi\u015ftirme olay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiriyordu ki, bu, sonu\u00e7ta kitlelerin ve onlar\u0131n liderlerinin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun ba\u015flang\u0131\u00e7taki niyetlerine tamamen ters y\u00f6nde olan bir de\u011fi\u015fimdi. Bu s\u00fcre\u00e7 ancak, y\u00f6netimin \u00e7ekirde\u011fi Bat\u0131 Almanlardan olu\u015fan yeni bir devlet ayg\u0131t\u0131 yoluyla iktidar\u0131n tamamen ele ge\u00e7irilmesiyle ve para birli\u011finin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi ve yedieminlik kurumu* te\u015fkili yoluyla meydana getirilen m\u00fclkiyet ili\u015fkilerindeki k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimin ard\u0131ndan tamamland\u0131. Bu s\u00fcrecin ilk k\u0131sm\u0131 ikincisinin \u00f6nko\u015fuluydu ve s\u00fcrecin tamam\u0131 sosyalist devrim de\u011fil, aksine bir kapitalist restorasyondu. Bunun yan\u0131s\u0131ra, Polonya&#8217;da ba\u015flayan ve Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131yla kapanan ve gidi\u015fat\u0131 her etab\u0131nda ayn\u0131 tarzda seyreden k\u00f6kten d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerin, tabir caiz ise, can al\u0131c\u0131 noktas\u0131n\u0131 ise DAC&#8217;ndeki k\u00f6kl\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm te\u015fkil ediyordu.<br \/>\n\tDAC&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131 hususundaki tart\u0131\u015fmalarda \u00fczerinde s\u00fcrekli tart\u0131\u015f\u0131lan bir nokta da, y\u0131k\u0131lma nedenlerinin daha \u00e7ok i\u00e7sel mi (yani kendi taksiratlar\u0131ndan m\u0131 kaynakland\u0131\u011f\u0131) yoksa d\u0131\u015fsal m\u0131 oldu\u011fudur. Ancak, bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc d\u00fcnya-tarihsel \u00e7er\u00e7eveye yerle\u015ftirdi\u011fimizde bunlar bir anlam ta\u015f\u0131maz. Bu \u00e7er\u00e7evede bizim, her ikisi de hi\u00e7 ku\u015fkusuz mevcut olan, ihanet-ahmakl\u0131k odaklanmas\u0131n\u0131 da g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rmamam\u0131z gerekir. <<D\u00fcnya sosyalist sistemi>> bir b\u00fct\u00fcn olarak kendi rakibi kar\u015f\u0131s\u0131nda daha zay\u0131f durumdayd\u0131; kendi ciddi hatalar\u0131 yan\u0131nda yap\u0131sal dezavantajlar\u0131 da do\u011fal olarak bunlar\u0131n \u00fcst\u00fcne t\u00fcy dikiyordu. Bu d\u00fcnya-tarihsel k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fim, bana g\u00f6re, en iyi \u00c7a\u011f D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc kavram\u0131yla ifade edilebilir, yani yeni bir \u00e7a\u011f ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak.[29] Bir zaman-dilimi kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak \u00e7a\u011f kavram\u0131 g\u00f6rece yeni bir kavramd\u0131r, ilk olarak Ayd\u0131nlanma ve Frans\u0131z Devrimi ile ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.[30] Gelgelelim bir \u00e7a\u011f ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 tam olarak saptamak zordur. Bu, muhakkak temel nitelikte sosyal-ekonomik de\u011fi\u015fikliklerin sonucunda ortaya \u00e7\u0131kar. Ama \u00f6te yandan yeni bir \u00e7a\u011f\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 sinyalini, onun  \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131na, ekseriya  radikal politik devrimler  verir.<br \/>\n\tBen, Hobsbawm ile birlikte, bir \u00f6nceki \u00e7a\u011f\u0131n, onun form\u00fcle etti\u011fi bi\u00e7imiyle, <<k\u0131sa Yirminci Y\u00fczy\u0131l'\u0131n>>, ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 I. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n patlak vermesinden itibaren tarihlendiriyorum.[31] B\u00fct\u00fcn bir ku\u015fa\u011fa damgas\u0131n\u0131 vuran, toplumun zor yoluyla de\u011fi\u015ftirilmesini ve sava\u015f\u0131n i\u00e7 sava\u015fa  d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesini benimseme tarz\u0131ndaki a\u015fr\u0131l\u0131k ve  \u00f6zellikle Rusya ve Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nde ortaya \u00e7\u0131kan sertlikte m\u00fccadeleler halini alan olaylar\u0131n cereyan etme s\u00fcreci, I. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 ger\u00e7e\u011fi d\u0131\u015f\u0131nda kavranamaz. Bu \u00e7a\u011f, sosyalist do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinin ve Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin 1990\/91 y\u0131llar\u0131nda y\u0131k\u0131lmas\u0131yla nihai olarak son buldu. Daha \u00f6nceleri, kapitalizmden sosyalizme ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011f\u0131[32] form\u00fclasyonu, s\u00fcrekli yeni ilavelerle  te\u00e7hiz edilerek[33], kullan\u0131lmaktayd\u0131; bu form\u00fcl\u00fcn  analitik g\u00fcc\u00fc gitgide d\u00fc\u015ft\u00fc. Biz, e\u011fer bu form\u00fcl\u00fc yeniden onun ilk as\u0131l \u00f6gelerine indirgersek[34], bu, gelecekteki bir sosyalizm bak\u0131m\u0131ndan ge\u00e7erlili\u011fini korusa, yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 kan\u0131tlanmazsa da, onun, \u015fu anki d\u00fcnyay\u0131 analiz etmede hi\u00e7 bir yarar\u0131 yoktur.<br \/>\n\tYeni-\u00e7a\u011f\u0131 tan\u0131mlayan en g\u00f6zde kavram, mikroelektronikteki geli\u015fmelerle de ba\u011flant\u0131l\u0131 olan radikal bilimsel-teknik de\u011fi\u015fimlerle birlikte sermayenin yeniden \u00fcretilmesindeki  (Shareholdervalue) de\u011fi\u015fiklikleri de i\u00e7ermesinden \u00f6t\u00fcr\u00fc, Globalle\u015fme kavram\u0131d\u0131r. Bu suretle de\u011fi\u015fimin as\u0131l \u00f6z\u00fc, sermayenin s\u0131n\u0131rs\u0131z hakimiyetinin restorasyonu olgusu, bulan\u0131kla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Tabii s\u00f6zkonusu olan, her ne kadar o zamanki durumla k\u0131yaslanabilecek \u00f6nemli benzerlikler mevcutsa da, adeta 1914 zaman\u0131na d\u00f6nmek t\u00fcr\u00fcnden, basit bir geriye do\u011fru tornistan de\u011fildir. O, ayr\u0131ca, bug\u00fcnk\u00fc problemlere de bir reaksiyondur, bu duruma kar\u015f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kan itirazlara, kapitalizmin hakimiyetini muhafaza etmek  temelinde, \u00e7\u00f6z\u00fcm bulma giri\u015fimidir. Gramsci 19&#8217;uncu Y\u00fczy\u0131ldaki  buna benzer s\u00fcre\u00e7ler i\u00e7in pasif-devrim kavram\u0131n\u0131, k\u00e2r\u0131n dokunulmazl\u0131\u011f\u0131 ilkesi \u00fcst\u00fcne kurulmu\u015f bir toplumsalla\u015fmadan ileri gelen  <<Restorasyon-Devrimi>> s\u00f6z\u00fcn\u00fc, kullan\u0131yor.[35]\n\tKapitalizmin belli <<do\u011fal s\u0131n\u0131rlar\u0131>> yoktur. <<Do\u011fa- yasal\u0131ksal>> toplam s\u00fcre\u00e7, Marx&#8217;\u0131n \u00f6zellikle Kapital&#8217;de analiz etmi\u015f oldu\u011fu bi\u00e7imiyle[36], t\u00fcm d\u00fcnyada yeniden tam gaz hareket etmektedir. Devridaim makinas\u0131 durmadan insanlar\u0131 ve materyalleri yutmakta, teknik ilerlemeler yan\u0131nda muazzam sefalet \u00fcretmektedir. Pek \u00e7oklar\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra Elmar Altvater ve Brigitte Mahnkopf, zincirlerinden bo\u015fanm\u0131\u015f bug\u00fcnk\u00fc kapitalizmin ekolojik denge \u00fczerinde yaratmakta oldu\u011fu korkun\u00e7 tehlikeye dikkat \u00e7ekmektedirler[37]. Bu analiz do\u011fru ise, bu durumda Marx ve Engels&#8217;in politikas\u0131n\u0131n ve onlar\u0131n bu politikan\u0131n \u00f6znesi olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 proleteryan\u0131n saati bir kez daha \u00e7alacak demektir. Onlar\u0131n verdikleri yan\u0131tlar\u0131n \u00f6yle art\u0131k bug\u00fcn\u00fcn yan\u0131tlar\u0131 olamayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ancak bu, toplam kapitalist s\u00fcre\u00e7 analizi ile hi\u00e7bir surette \u00e7eli\u015fmez. Politik yolla meydana getirilecek bir tersinmenin \u00f6znesi hususunda  belirsizlik, bunun gereklili\u011fini ortadan kald\u0131rmaz.<br \/>\n\tKeza <<do\u011fa-yasal\u0131ksal>> toplam s\u00fcre\u00e7 de kendi y\u00f6n\u00fcnden politikas\u0131z ger\u00e7ekle\u015fmez. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc bug\u00fcn kar\u015f\u0131t politik kuvvetler, So\u011fuk Sava\u015f\u0131n sona ermesiyle hemen ayn\u0131 esnada Baba George Bush taraf\u0131ndan yeni Amerikan-Y\u00fczy\u0131l\u0131&#8217;n\u0131n ilan edilmesinin de g\u00f6sterdi\u011fi gibi, USA taraf\u0131ndan 1990&#8217;dan beri bilin\u00e7li bir y\u00f6nelimle tek kutuplu bir Yeni D\u00fcnya D\u00fczeni in\u015fa etmeyi g\u00fcden politikalar k\u0131l\u0131\u011f\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan ekonomi ile politika aras\u0131ndaki olduk\u00e7a tehlikeli bir ba\u011flan\u00e7 taraf\u0131ndan da belirlenmektedir. [38]\n\t1990&#8217;dan sonra  emperyalizm  terimini  yeniden kullanmaya \u00f6nce hi\u00e7 kimse yeltenmemi\u015fti.<br \/>\n\tO zamandan bu yana 14 y\u0131l ge\u00e7ti; bu arada Yeni D\u00fcnya D\u00fczeni radikal bi\u00e7imde ata\u011fa ge\u00e7ti. Yugoslavya&#8217;ya kar\u015f\u0131 19. 4. 1999&#8217;da NATO taraf\u0131ndan ba\u015flat\u0131lan sava\u015f, ilk \u00e2lametti. Bu, 1945&#8217;de Birle\u015fmi\u015f Milletler \u015eart\u0131 ile in\u015fa edilen devletleraras\u0131 hukuk d\u00fczeninin tahrip edilmeye ba\u015flamas\u0131 demekti.[39] Yeni D\u00fcnya D\u00fczeni, Amerika&#8217;n\u0131n kendi ekonomik hakimiyetini politik-askeri olarak daimi teminat alt\u0131na alma, gitgide artan bir \u015fekilde tart\u0131\u015fma g\u00fcndemi olan bir model olarak eski Roma \u00f6rne\u011findeki gibi bir Pax-Amerikana tesisi  giri\u015fimidir. Tabii bu, 1914 \u00f6ncesindeki emperyalizmin ayn\u0131s\u0131 de\u011fildir. Bu, konzernler (1999&#8217;da d\u00fcnya \u00fczerindeki 200 en b\u00fcy\u00fck konzernin 76&#8217;s\u0131 Amerikan as\u0131ll\u0131yd\u0131)[40], finans kapital ve bir tek bir devletin h\u00e2k\u00eemiyetinin yeni t\u00fcrden bir kombinasyonudur. Bununla e\u015fzamanl\u0131 olarak konzernleri \u00fclkeye yerle\u015ftirmek maksad\u0131yla birbirleriyle  k\u0131yas\u0131ya  rekabet  eden devletlerin, birer rekabet devletine d\u00f6n\u00fc\u015fmesi yoluyla bir \u00e7ok devletin egemenlik hakk\u0131, gitgide artan bi\u00e7imde a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131lmaktad\u0131r.<br \/>\n\t1916&#8217;da, Lenin a\u00e7\u0131s\u0131ndan, birbirleriyle rakip durumda olan \u0130mperiumlar vard\u0131 (LeW 39, S. 431 ff.). Bug\u00fcn ise aksine, ABD emperyalizminin tek ba\u015f\u0131na hegemonya tesis etme yelteni\u015fi s\u00f6zkonusudur. \u00d6nleyici-sava\u015f\u0131n[41] me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla, BM-\u015eart\u0131yla saptanm\u0131\u015f olan devletler hukukunun yerine, ABD&#8217;nin hegemonyal \u00e7\u0131karlar\u0131 ik\u00e2me edilmektedir. Ger\u00e7i bir ka\u00e7 AB \u00fclkesinin, m\u00fc\u015fterek bir d\u0131\u015f politika ve g\u00fcvenlik  politikas\u0131 yoluyla uzun vadede kendi ba\u015f\u0131na emperyalist g\u00fc\u00e7 konumu kazanma gayretleri -\u00e7ekirdek Avrupa ya da hi\u00e7- vard\u0131r.  Yeni AB-Anayasas\u0131&#8217;n\u0131n bir fonksiyonu da budur.[42] Son 14 y\u0131lda meydana gelen geli\u015fmeler, bug\u00fcnk\u00fc emperyalizmin Birle\u015fik Devletler emperyalizminin hegemonyas\u0131nca belirlendi\u011fini, i\u00e7inde bulundu\u011fumuz d\u00f6nemde meydana gelen sava\u015flar\u0131n, tam da bu hegemonyay\u0131 g\u00f6r\u00fclebilir bir gelecek i\u00e7in teminat alt\u0131na alma i\u015flevi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde g\u00f6stermektedir. Bu, bu amac\u0131n mutlaka ba\u015far\u0131laca\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmez, ancak hedefin bu oldu\u011fu gayet a\u00e7\u0131kt\u0131r.<br \/>\n\t\u00c7a\u011f\u0131n \u00e7ehresini de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in, baz\u0131 ara\u00e7lar ya da hele uzun vadede olanaklar elde daha var m\u0131d\u0131r; varsa hangi politik g\u00fc\u00e7ler bunu yapabilir? Devletin rol\u00fc yeniden tan\u0131mlanmal\u0131d\u0131r. Gelgelelim Marx ve Engels&#8217;in devletle ilgili iki tezi, geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131m\u0131z Y\u00fczy\u0131l&#8217;daki geli\u015fmeler taraf\u0131ndan, bence \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu tezlerden ilki, proleter devrimin zaferinden zonra devletin s\u00f6n\u00fcmlenmeye ba\u015flayaca\u011f\u0131 fikridir (MEW 20, S. 262). \u00d6zel m\u00fclkiyetin do\u011furdu\u011fu k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin yerine, devletin a\u015f\u0131r\u0131 g\u00fc\u00e7lenmesi ile ba\u011flant\u0131l\u0131  ba\u015fkalar\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131 ki; bunlar\u0131 yok etmeksizin devletin la\u011fvedilmesi  ufukta bile de\u011fildi. Bu bak\u0131mdan \u00f6z\u00fcnde halk egemenli\u011finden de\u011fil, aksine <<sadece>> mevcut devletin demokratikle\u015ftirilmesinden, <<kendi devleti>> \u00fczerinde halk\u0131n otoritesinin art\u0131r\u0131lmas\u0131ndan s\u00f6z edilebilirdi. Bizim genelde, g\u00f6r\u00fclebilir bir gelecek i\u00e7in, iktidar ve hakimiyet bulunmayan bir toplumdan vazge\u00e7memiz gerekir.[43]\n\t\u00c7\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015f olan ikinci yakla\u015f\u0131m burjuva devletinin merkezile\u015ftirilmesinin durmaks\u0131z\u0131n daha da g\u00fc\u00e7lendirildi\u011fi  ve bununla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak, kom\u00fcnist hareketin i\u00e7erisinde uzun s\u00fcre etkinlikte bulunabilece\u011fi demokratik iyile\u015fmelerin ger\u00e7ekle\u015femeyece\u011fi fikridir; fakat Bernstein ile Kautsky ve sosyal demokrasi taraf\u0131ndan savunulan, demokrasinin s\u00fcrekli daha da geli\u015fmekte oldu\u011fu yolundaki, fikir de \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130lk kez ancak 1945&#8217;ten sonra kayda de\u011fer  kapsamda belirli bir b\u00fct\u00fcnsellik hedefleyen devlet erki, hukuk devleti olma \u00f6zelli\u011fini de i\u00e7eren bir  temsili burjuva demokrasisi bi\u00e7iminde sa\u011fl\u0131kl\u0131 olarak geli\u015fmi\u015ftir. Bu, fa\u015fizmin yenilgisinin, sol hareketin m\u00fccadelelerinin, refah devletinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n sonucu oldu\u011fu kadar, iki sistem aras\u0131ndaki rekabetin de yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 bir geli\u015fmeydi. Nihai karar verici olan b\u00fcy\u00fck m\u00fclkiyetin hakimiyeti halktan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. Halk, kapitalist toplumda da asla egemen g\u00fc\u00e7 olamaz. Demokratikle\u015fme burada da g\u00fcndemde olan bir sorundur.<br \/>\n\tHem o zamanki, hem bug\u00fcnk\u00fc burjuvazinin kinizmi (Cynicism, Zynismus, Kelb\u00eeyye), tam da, kendi yuvalar\u0131nda mevcut bulunan <<demokratik>> ko\u015fullar\u0131n onlara demokrasi ad\u0131na ba\u015fka halklar\u0131 s\u00f6m\u00fcrme ve bask\u0131 alt\u0131nda tutma hakk\u0131n\u0131 tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 s\u00f6yleminde  i\u00e7kindir. K\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte etkin olan emperyalizme kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan her muhalefet, e\u011fer bir \u00fclkenin t\u00fcm\u00fcn\u00fc kapsamaktaysa, e\u011fer devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 korumak istiyorsa, devlet erkine dayanmak zorundad\u0131r. Tam da bu nedenle <<haydut devletlere>> kar\u015f\u0131 m\u00fccadele, emperyalist stratejilerin \u00f6\u011feleri aras\u0131nda merkezi bir yer tutmaktad\u0131r. Genel se\u00e7me-se\u00e7ilme hakk\u0131n\u0131n mevcudiyeti bu noktada kendi kendini yasalla\u015ft\u0131rmaya, eksikli\u011fi ise kurbanlar\u0131n yasad\u0131\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131na hizmet etmektedir. [44]\n\tSosyalizmin tarihsel geli\u015fiminin \u00f6\u011fretici dersi, devletin a\u015f\u0131r\u0131-erk yo\u011funla\u015ft\u0131rmas\u0131ndan ileri gelen tehlikeleri k\u00fc\u00e7\u00fcmsememek gerekti\u011fidir. \u00d6te yandan devlet, -nadiren- dolays\u0131z kollektif aksiyonlar\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra, ekonomik yasalar\u0131n sert etkilerine kar\u015f\u0131  durabilecek olan  tek kuvvettir ve \u00f6yle de kalacakt\u0131r.<br \/>\n\tRusya ve \u00c7in&#8217;in gelecekteki tutumlar\u0131 \u00f6zellikle \u00f6nem ta\u015f\u0131yacakt\u0131r. Esas antipot (m\u00fctekabil-\u00fcl-kadem) muhtemelen \u00c7in olacak. Sosyalist bir devlet, \u00f6zg\u00fcl \u00c7in gelenekleri ile d\u00fcnyan\u0131n en kalabal\u0131k \u00fclkesi olman\u0131n avantajlar\u0131na ve parti ve devlet g\u00fcc\u00fcne dayanarak, vaktiyle NEP&#8217;in uyguland\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdekine benzer bir \u015fekilde, yeniden <<do\u011fa-yasal\u0131ksal>> toplam s\u00fcre\u00e7 ile y\u00fczle\u015fmek durumunda olacak. Bu gidi\u015fat gittik\u00e7e y\u00fckselecek olan sosyal protestolar\u0131 da beraberinde getirecektir.[45]\n\tFakat bug\u00fcn uluslararas\u0131 temel kar\u015f\u0131tl\u0131k Kuzey-G\u00fcney kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Neoliberal sald\u0131r\u0131, Kuzey ile G\u00fcney aras\u0131ndaki yar\u0131lmay\u0131 daha da derinle\u015ftiriyor. \u00d6zellikle Irak&#8217;a kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fclen sava\u015f devletlerin hangi kayg\u0131lardan yola \u00e7\u0131karak kar\u015f\u0131t-kuvvetler halinde konumland\u0131klar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermi\u015ftir. K\u00fcba veya Hugo Chavez liderli\u011finde ordu ile yoksullar\u0131n Venezuela&#8217;daki ittifak\u0131 da bu durumdad\u0131r. Orda meydana gelen olaylar\u0131n pek \u00e7o\u011fu 1973&#8217;te \u015eili&#8217;de olan olaylarla olduk\u00e7a \u00e7arp\u0131c\u0131 benzerlikler ta\u015f\u0131yor.<br \/>\n\tKapitalist k\u00fcreselle\u015fmeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan, h\u00fck\u00fcmetler \u00f6tesi organizasyonlar diye adland\u0131r\u0131lan, \u00e7ok say\u0131da  yap\u0131lar da var. \u015eu esnada en dikkat \u00e7ekici olan\u0131 ATTAC&#8217;d\u0131r. D\u00fcnya Sosyal Forumu taraf\u0131ndan son olarak Ocak 2003&#8217;te Porto Alegre&#8217;de ve \u015fimdi de Mumbai&#8217;de ger\u00e7ekle\u015ftirilen muazzam mitingler de bu kapsamdad\u0131r. Yeni bir d\u00fcnya ekonomik d\u00fczeni olu\u015fturulmas\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bir bas\u0131n\u00e7 \u00f6yle artmaktad\u0131r ki, bu, Kuzeyi, er ya da ge\u00e7, temel \u00f6nemde bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnmeye zorlayacakt\u0131r. Aksi takdirde her\u015fey i\u00e7in \u00e7ok ge\u00e7 kal\u0131nm\u0131\u015f olabilir.<br \/>\n\tMarx ve Engels, alternatif olarak sosyalizmi, yani \u00f6zel m\u00fclkiyetin bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fczeni \u00f6ng\u00f6rmekteydiler. Tarih b\u00f6yle bir toplumun m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu g\u00f6sterdi. Ancak rekabet yetene\u011finde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da sergiledi. Kapitalist toplumun keskinle\u015fen \u00e7eli\u015fkilerinin ayn\u0131 zamanda yeni bir toplum yaratacak kuvvetleri ortaya \u00e7\u0131kar\u0131p \u00e7\u0131karmayaca\u011f\u0131n\u0131 ger\u00e7i hi\u00e7 kimse bilmiyor. Buna ra\u011fmen, zihinde olas\u0131 bir alternatif tasavvur bulundurma, her tutarl\u0131 anti kapitalist m\u00fccadelenin \u00f6n ko\u015fulu olarak kalmaya devam ediyor.<br \/>\nDipnotlar:<br \/>\n(1) Bak\u0131n\u0131z: S. Bollinger taraf\u0131ndan d\u00fczenlenen ve yay\u0131nlanan kitap: Das letzte Jahr der DDR Zwischen Revolution und Selbstaufgabe, Berlin 2004, S. 24 &#8211; 30.<br \/>\n(2) P. Zelikow und C. Rice, Sternstunde der Diplomatie &#8211; Die Deutsche Einheit und das Ende der Spaltung Europas, Berlin 1997, 2000 als Taschenbuch, S. 54.<br \/>\n(3) N. Grunenberg, Der Richtige R\u0131echer, DIE ZEIT vom 28. 9. 1990.<br \/>\n(4) A.v.Plato, die Vereinigung Deutschlands-ein weltpolitisches Machtspiel, Berlin 200 S. 19 &#8211; 22, E. Czichon, H. Mahron, Das Geschenk, K\u00f6ln 1999 S. 40-42. Her iki kitap da her\u015feyden evvel P. Zelikow vw C. Rice&#8217;\u0131n Amerika Birle\u015fik Devletleri politikas\u0131n\u0131n etrafl\u0131 bir sergilenmesi \u00fczerinedir.<br \/>\n(5) M\u00fcste\u015far Ottfried Hennig 29. 10. 1989&#8217;da bu tebli\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a zikretmektedir: Texte zur Deutschlandpolitik Reihe III Bd. 7 1989, S. 308.<br \/>\n(6) M. Gorbatschow, Erinnerungen, Berlin 1995, S. 303.<br \/>\n(7) M. Gorbatschow, Rede in der UNO, Neues Deutschland vom 8. 12. 1988.<br \/>\n(8) Moskau musste die DDR endlich loslassen, Neues Deutschland vom 5.\/6. Mai 2001.<br \/>\n(9) Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n\u0131z: E. Bahr, Zu Meiner Zeit, M\u00fcnchen 1996, s. 282 ff. , sowie von der anderen Seite W. Keworkow, Der geheime Kanal, Berlin 1995, und dazu D. Nakath bei Bollinger S. 327.<br \/>\n(10) Gorba\u00e7ov, Wie es war, Berlin 1999.<br \/>\n(11) S. Prokop, Glanz und Elend des Jahres 1989\/90, in: Ansichten zur Geschichte der DDR, Hrsg. L. Elm, D. Keller und R. Mocek, Bd. XI\/X, Bonn Berlin 1998, s. 164.<br \/>\n[12] C. Bernstein, M. Politi, Seine Heiligkeit, M\u00fcnchen 1977.<br \/>\n[13] P. Pragal, Weniger als vermutet, Berliner Zeitung, 21. 7. 2004.<br \/>\n[14] (N. Grunenberg, a. a. O.)<br \/>\n[15] M. Gorbatschow, Erinnerungen, S. 714 f., D. Nakath, Zu den deutsch-deutschen Beziehungen in der Zweiten H\u00e4lfte der achtziger Jahre, in: Bollinger S. 342 f. Zum Termin vgl. von Plato, S. 188<br \/>\n[16] W. Sch\u00e4uble, Der Vertrag, Stuttgart 1991, S. 145 f., S. 131.<br \/>\n[17] P. Pragal, Tr\u00e4ume tr\u00fcbten den Blick auf die Realit\u00e4t, Berliner Zeitung vom 2. 11. 1994.<br \/>\n[18] F. Brunnsen, Die Revolution in der DDR, Aus Politik und Zeitgeschichte, Beilage zur Wochenze\u0131tung Das Parlament, B 45\/99, S. 11.<br \/>\n[19] <<Sistemin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lan ve Nomenklaturan\u0131n kar\u015f\u0131-darbelerini k\u0131vrak\u00e7a savu\u015fturan \u015fiddetten kesin ar\u0131nm\u0131\u015fl\u0131k, sistemi y\u0131k\u0131lmaya g\u00f6t\u00fcren manivelayd\u0131>>. (J. Reich, R\u00fcckkehr nach Europa, M\u00fcnchen-Wien 1991, S. 181).<br \/>\n[20] A. Brie, Ich tauche nicht ab, Berlin 1996, S. 137.<br \/>\n[21] Gorba\u00e7ov Ekim 1988&#8217;de Mieczyslav Rakovski&#8217;ye: <<Parti aparat\u0131n\u0131 par\u00e7alamam\u0131z gerek. Ama bu ancak kitlelerin bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda m\u00fcmk\u00fcn olabilir>>, diyordu. (M. Rakowski, Es begann in Polen, Hamburg 1995, s. 204)<br \/>\n[22] U.-J. Heuer, G. Riege, Der Rectsstaat &#8211; eine Legende?, Baden-Baden 1992, S. 52.<br \/>\n[23] Zum 5. Jahrestag der deutschen Vereinigung, Pressedienst der PDS 1995 Nr. 37 S. 11.<br \/>\n[24] Vgl.: die Materialien einer Diskussionsveranstaltung des Berliner B\u00fcros der Friedrich-Ebert-Stiftung am 27. 2. 1999, <<Revolution oder Impulsion?>>, Berlin 1999.<br \/>\n[25] J. Kuczynski, Konservative Revolutionen, Neues Deutschland vom 8. November 1989. Buna kar\u015f\u0131n Manfred Kossok, (Weder <<konservativ>>, noch konservativ, Neues Deutschland vom 25.\/26. 11. 1989), stratejik bir hatal\u0131 de\u011ferlendirmeye kar\u015f\u0131 uyar\u0131yordu. Muhafazak\u00e2r bir devrim kendi i\u00e7inde bir tenakuz bar\u0131nd\u0131r\u0131r.<br \/>\n[26] M. Brie, Die Wende wird Revolution, Berliner Zeitung vom 30. 11. 1989.<br \/>\n[27] M. Kossok, Schreckgespenst von Bonn. DDR-Demokratie ante portas. Die Revolution hatte die richtigen verlierer, aber wird sie auch die richtiger Sieger haben?, Neues Deutschland vom 10.\/11. 3. 1990.<br \/>\n[28] W. Sch\u00e4uble, a. a. O, S. 15.<br \/>\n[29] Bu \u00e7a\u011f\u0131n kronolojik s\u0131ralamas\u0131 ve \u00f6zel olarak \u00c7a\u011f kavram\u0131 i\u00e7in kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n\u0131z: U.-J. Heuer, Im Stre\u0131t &#8211; Ein Jurist in zwei deutschen Staaten, Baden-Baden 2002, ab S. 461.<br \/>\n[30] H. J. Sandk\u00fchler (Hrsg.) Europ\u00e4ische Enzyklop\u00e4die zu Philosphie und Wissensachaften Bd. I Hamburg 1990, S. 761-763, J. Ritter (Hrsg.) Historisches W\u00f6rterbuch der Philosophie, Bd. 2, Darmstadt 1972, S. 594-598.<br \/>\n[31] E. Hobsbawm, Das Zeitalter der Extreme, M\u00fcnchen-Wien 1995, S. 20.<br \/>\n[32] SED&#8217;in 1976 Program\u0131&#8217;nda da b\u00f6yleydi, IX. Parteitag der SED, Program der SED, Berlin 1976, S. 11.<br \/>\n[33] XXVII. Parteitag der KPdSU, Dokumente, Berlin 1986, S. 29-30.<br \/>\n[34] M. Sohn toplumsal formasyonlar\u0131 ve \u00e7a\u011flar\u0131 (ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011flar\u0131 hari\u00e7) tan\u0131ml\u0131yor ve \u015fu sonu\u00e7ta \u0131srar ediyor: <<Biz kapitalizmden kom\u00fcnizme ge\u00e7i\u015f \u00e7a\u011f\u0131nda ya\u015f\u0131yoruz.>> (Epochenbegriff und Perspektiven des Klassenbewusstseins, Wei\u00dfenseer Bl\u00e4tter, 2000 H. I, S. 24).<br \/>\n[35] A. Gramsci, Kritische Gesamtausgabe der Gef\u00e4ngnisheft Bd. 6 (Hefte 10 und 11), herausgegeben von W. F. Haug, Hamburg 1995, S. 1226 f., S. 1243.<br \/>\n[36] Buna ilaveten kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n\u0131z: U.-J. Heuer, Marxismus und Politik, Hamburg 2004, 2. Kapitel Der naturgesetzliche Gesamtprozess des Kapitalismus und sein Januskopf, S. 29-53.<br \/>\n[37] E. Altvater, B. Mahnkopf, Grenzen der Globalisierung, M\u00fcnster 1996, S. 520.<br \/>\n [38] E. Altvater, B. Mahnkopf, ebd., S. 429, H. Conert, Das amerikanische \u0130mperium. Der <<Krieg>> gegen den Terrorismus als Etappe der neuen Weltordnung, Supplement der Zeitschrift Sozialismus H. 6 2002, S. 13.<br \/>\n[39] Buna ilaveten kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n\u0131z: U.-J. Heuer, Deutschland f\u00fchrt wieder Krieg, Z. Zeitschrift marxistische Erneuerung, Nr. 38 Juni 1999, S. 38-52.<br \/>\n[40] W. Wolf, Fusionsfieber, K\u00f6ln 2000, S. 50.<br \/>\n[41] Die Nationale Sicherheitsstrategie der USA (Vom Pr\u00e4sidenten am 17. 9. 2002 vorgelegt), \u0130nternationale Politik 2002 Nr. 12, S. 118.<br \/>\n[42] Bunun yan\u0131s\u0131ra kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131n\u0131z: A. Wehr, Kerneuropa entsteht, junge Welt vom 30. 7. 2003. Zur darstellung und Wertung des Entwurfs vgl. U.-J. Heuer, Wer sind die Preu\u00dfen von heute?, junge Welt vom 16. 10. 2003.<br \/>\n[43] Vgl. dazu die \u00dcberlegungen zum Absterben des Staates von D. Losurdo, Der Marxismus Antonio Gramscis, Hamburg 2000, S. 95-97, S. 109.<br \/>\n[44] Vgl. dazu die \u00dcberlegungen zu Kuba und Nikaragua von D. Losurdo, <<Die Demokratie als universeller Wert>>, Marxistische Bl\u00e4tter 2001 H. I S. 22 f.<br \/>\n[45] H. Peters, China &#8211; quo vadis?, junge Welt vom 24, 25\/6 und 27. 1. 2003.<br \/>\n* Treuhandanstalt (Yediemin Kurulu\u015fu): Do\u011fu Almanya&#8217;n\u0131n Federal Almanya taraf\u0131ndan yutulmas\u0131ndan sonra bu \u00fclkede Demokratik Almanya Cumhuriyeti i\u015fletmeleri ve gayri menkullerini sat\u0131\u015f yahut tatilname yoluyla \u00f6zelle\u015ftirme, reorganize ya da tasfiye etme i\u015fini y\u00fcr\u00fctmekle g\u00f6revlendirilmi\u015f olan devlet kurumu. Bu kurum DAC&#8217;nin sosyalist m\u00fclklerini \u00f6zelle\u015ftirme yoluyla kapitalist i\u015fletmelere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme ve sosyalist yap\u0131y\u0131 tamamen tasfiye etme g\u00f6revini 1990 &#8211; 1994 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. [benim notum: samet erdo\u011fdu]\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>DAC&#8217;nin Sonu ve \u00c7a\u011f D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc &#8211; Uwe &#8211; Jens Heuer, Prof. Dr., Berlin, Hukuk Bilgini Marxistische Bl\u00e4tter, 5-04, 14. 9. 2004 \u00c7eviri: Samet Erdogdu Birle\u015fik Devletlerin 1981&#8217;den 1989&#8217;a kadar Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapan Ronald Reagan, o y\u0131l\u0131n 5 Haziran&#8217;\u0131nda \u00f6ld\u00fc. Anti-kom\u00fcnistler 11 Haziran&#8217;da cenazesinin kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6rkemli devlet t\u00f6reninde hep bir a\u011f\u0131zdan onu, ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 a\u015f\u0131r\u0131 silahlanma politikas\u0131yla Sovyetler &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":[],"categories":[20],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/698"}],"collection":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=698"}],"version-history":[{"count":1,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/698\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":699,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/698\/revisions\/699"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=698"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=698"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=698"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}