{"id":706,"date":"2018-11-23T17:16:17","date_gmt":"2018-11-23T16:16:17","guid":{"rendered":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/?p=706"},"modified":"2018-11-23T17:16:17","modified_gmt":"2018-11-23T16:16:17","slug":"emperyalist-tuerkiye","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/?p=706","title":{"rendered":"EMPERYAL\u0130ST T\u00dcRK\u0130YE"},"content":{"rendered":"<p>Sel\u00e7uk Erez 26 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde \u00e7\u0131kan &#8221;ABD\u2019ye ders olsun!&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda TC Cumhurba\u015fkan\u0131&#8217;n\u0131n \u015f\u00f6yle dedi\u011fini yaz\u0131yor: \u201cNe diyorlar? \u2018T\u00fcrkiye Musul\u2019a girmesin\u2019. Ya nas\u0131l girmeyeyim? Hi\u00e7 ilgisi olmayanlar gelip giriyor. Neymi\u015f? Ba\u011fdat onlara \u2018Gel\u2019 demi\u015f. \u00d6yle mi? 15 sene \u00f6nce Saddam \u2018Gel\u2019 mi dedi bunlara?\u201d<\/p>\n<p>T\u00fcrk Cumhurba\u015fkan\u0131&#8217;n\u0131n bu s\u00f6zleri \u00f6yle rasgele,  d\u00fc\u015f\u00fcncesizce s\u00f6ylenmi\u015f s\u00f6zler de\u011fil. Yanda\u015f bas\u0131nda, \u00f6zellikle  Yeni \u015eafak&#8217;ta \u0130brahim Karag\u00fcl&#8217;\u00fcn yaz\u0131lar\u0131nda \u00e7oktand\u0131r T\u00fcrk sermayesinin emperyalist hevesilerini yans\u0131tan yaz\u0131lar yay\u0131nlan\u0131yor.<\/p>\n<p>T\u00fcrk finans ve tekelci sermayesinin ve devletinin emperyalistle\u015fme, d\u0131\u015f mahre\u00e7ler arama, n\u00fcfuz alanlar\u0131n\u0131 geni\u015fletme, hatta m\u00fcmk\u00fcnse eski Osmanl\u0131 topraklar\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irme y\u00f6n\u00fcndeki haz\u0131rl\u0131k ve \u00e7abalar\u0131 olduk\u00e7a gerilere; Evren&#8217;li ve \u00d6zal&#8217;l\u0131 y\u0131llara dayan\u0131yor.<\/p>\n<p>T\u00fcrk kapitalizminin daha \u00f6nceki y\u0131llara damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015f olan ithal ikameli sanayile\u015fme modeli 70&#8217;lerin sonunda t\u0131kanm\u0131\u015f, iflas etmi\u015fti. IMF ve D\u00fcnya Bankas\u0131 gibi emperyalist finans kurumlar\u0131 T\u00fcrk devletine ac\u0131 re\u00e7eteler sunmu\u015f, siyasi iktidarlar\u0131n oy kayg\u0131lar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden uygulamaktan ka\u00e7\u0131nd\u0131klar\u0131 bu re\u00e7eteler nihayet Demirel h\u00fck\u00fcmetinin 24 Ocak 1980 kararlar\u0131yla b\u00fct\u00fcnsel bir program haline getirilmi\u015fti. Program\u0131n mimar\u0131 daha \u00f6nce T\u00fcrk Devlet Planlama Te\u015fkilat\u0131&#8217;nda  ve bu emperyalist finans kurumlar\u0131nda vs.  \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f, 70li y\u0131llarda Madeni E\u015fya Sanayicileri Sendikas\u0131&#8217;n\u0131n (MESS) ba\u015f\u0131na ge\u00e7mi\u015f olan Turgut \u00d6zal&#8217;d\u0131. \u00d6zal 12 Eyl\u00fcl darbesinden sonra kurulan B\u00fclent Ulusu h\u00fck\u00fcmetinde ekonomiden sorumlu ba\u015fbakan yard\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131na, dolay\u0131s\u0131yla ekonomi y\u00f6netiminin ba\u015f\u0131na getirildi; 12 Eyl\u00fcl&#8217;\u00fcn z\u0131lg\u0131t siyasetiyle &#8221;dikensiz g\u00fcl bah\u00e7esi&#8221; haline getirdi\u011fi T\u00fcrkiye&#8217;de bu politikalar\u0131 can\u0131n\u0131n istedi\u011fi gibi uygulad\u0131. <\/p>\n<p>12 Eyl\u00fcl generallerinin koruyuculu\u011fu alt\u0131nda izlenen yeni sermaye birikim modeli, koruyucu g\u00fcmr\u00fck \u00f6nlemleri vb. t\u00fcr\u00fcnden te\u015fvik politikalar\u0131n\u0131 terkediyor, &#8221;ihracata dayal\u0131 sanayile\u015fme&#8221;, &#8221;d\u0131\u015fa a\u00e7\u0131lma&#8221; politikalar\u0131n\u0131 esas al\u0131yordu. Bu politika demir &#8211; \u00e7elik, petro kimya gibi &#8221;a\u011f\u0131r sanayi&#8221; yat\u0131r\u0131mlar\u0131 yerine emek yo\u011fun in\u015faat, fason tekstil \u00fcretimi, otomobil ve yerli hammade a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 sekt\u00f6rleri ve &#8221;para politikalar\u0131&#8221; denen finansal spek\u00fclasyonlar\u0131 esas al\u0131yordu. D\u00f6nem Banker Kastelliler, Banker Yal\u00e7\u0131nlar gibi bir s\u00fcr\u00fc sahtekar\u0131n kestirme yoldan k\u00f6\u015fe d\u00f6nmek isteyen k\u00fc\u00e7\u00fck tasarruf sahiplerinden vurduklar\u0131 milyarlar\u0131 har vurup harman savurduklar\u0131 bir d\u00f6nemdi. B\u00fcy\u00fck sanayi, ticaret ve finans burjuvazisine gelince keyiflerine diyecek yoktu. Rahmi Ko\u00e7 sermayenin bu mutlulu\u011funu \u015f\u00f6yle dile getiriyordu:<\/p>\n<p>&#8221;12 Eyl\u00fcl harekat\u0131ndan \u00f6nce her\u015feyi demokratik bir sistem alt\u0131nda yapmak zorundayd\u0131k. Bu da karar almak, yasa ya da y\u00f6netmelik \u00e7\u0131karmak i\u00e7in aylar ge\u00e7mesini gerektiriyordu. Yani her \u015fey g\u00fc\u00e7 ve uzun zaman i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015febiliyor, her \u015feye politik a\u00e7\u0131dan bak\u0131l\u0131yordu. Ekonomik yakla\u015f\u0131m hep arkadan geliyordu. Askeri y\u00f6netim alt\u0131nda fark, al\u0131nan kararlar\u0131n parlamentodan ge\u00e7mesi gibi bir zorunluluk olmad\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok h\u0131zl\u0131 hareket edebiliyor ve \u00fcstelik askeri y\u00f6netim yanl\u0131\u015f yapsa bile bunu k\u0131sa s\u00fcrede d\u00fczeltebiliyor. En \u00f6nemlisiyse t\u00fcm bu i\u015flemler yap\u0131l\u0131rken politik yakla\u015f\u0131mlar s\u00f6z konusu olmuyor. \u00c7\u00fcnki askeri y\u00f6netimin parlamentoda sandalye kayb\u0131 ya da se\u00e7men kayb\u0131 diye bir kayg\u0131s\u0131 yok.&#8221; [M. S\u00f6nmez, T\u00fcrkiye Ekonomisinde Bunal\u0131m: II, 1980 Sonbahar\u0131ndan 1982&#8217;ye (Belge Yay\u0131nlar\u0131, 1982, \u0130stanbul, s. 90 &#8211; 91)]\n<p>Rahmi Ko\u00e7&#8217;u zevkten d\u00f6rt k\u00f6\u015fe yapan &#8221;askeri rejim avantajlar\u0131&#8221; bug\u00fcnk\u00fc &#8221;Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 Sistemi&#8221; denilen y\u00f6nelimin nedenleri ve gerek\u00e7eleri konusunda da ipu\u00e7lar\u0131 veriyor. Cumhur\u015fahl\u0131k sitemini savunan h\u00fck\u00fcmet, bas\u0131n ve sermaye \u00e7evrelerinin arg\u00fcmanlar\u0131 Rahmi Ko\u00e7&#8217;un 1982&#8217;de dile getirdikleriyle hemen hemen ayn\u0131d\u0131r. T\u00fcrk finans sermayesi &#8221;karar almak, yasa ya da y\u00f6netmelik \u00e7\u0131karmak&#8221; i\u00e7in &#8221;parlamentodan ge\u00e7me zorunlulu\u011fu&#8221;, &#8221;politik yakla\u015f\u0131mlar&#8221;, &#8221;sandalye kayb\u0131, se\u00e7men kayb\u0131 kayg\u0131lar\u0131&#8221; olmayan h\u0131zl\u0131 ve seri y\u00f6netim istiyor. Yeter ki &#8221;ekonomik yakla\u015f\u0131m arkadan&#8221; gelmesin, ba\u015fa al\u0131ns\u0131n; b\u00f6yle bir y\u00f6netim ister &#8221;askeri rejim&#8221; olsun, ister &#8221;sivil&#8221; diktat\u00f6rl\u00fck olsun hi\u00e7 fark etmez!<\/p>\n<p>T\u00fcrk tekelci sermayesi, 12 Eyl\u00fcl Cuntas\u0131&#8217;n\u0131n bir Anayasa yap\u0131p halkoyu ile kabul ettirmesinden sonra sendikalar, toplu i\u015f s\u00f6zle\u015fmesi ve grev yasalar\u0131n\u0131n d\u00fczenlenmesi g\u00fcndeme geldi\u011finde benzer dileklerini bu hususlar i\u00e7in de dile getiriyordu. &#8221;Haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 tamamlanarak a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f bulunan taslaklar\u0131n [sendikalar, toplu i\u015f s\u00f6zle\u015fmesi ve grev yasalar\u0131 taslaklar\u0131] Anayasa&#8217;ya uygun olarak \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc h\u00fck\u00fcmleri de\u011ferlendiren T\u00fcrkiye \u0130\u015fveren Sendikalar\u0131 Konfederasyonu Genel Ba\u015fkan\u0131, baz\u0131 ele\u015ftirilerin yan\u0131s\u0131ra onay\u0131n\u0131 ifade ederken &#8221;sendikalar\u0131n devlete kar\u015f\u0131 ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131 savunulamaz&#8221; [&#8221;Halit Narin Grevlere Daha Fazla K\u0131s\u0131tlama Getirilmesini \u0130stedi&#8221;, Cumhuriyet, 23 \u015eubat 1983]&#8221; demekteydi. [\u00dccretli Emek ve Sendikala\u015fma, Alpaslan I\u015f\u0131kl\u0131, Ge\u00e7i\u015f S\u00fcrecinde T\u00fcrkiye, Derleyenler \u0130rvin Cemil Schick, Ertu\u011frul Ahmet Tonak, Belge Yay\u0131nlar\u0131, Aral\u0131k 1990, sayfa 350] Sendikalar\u0131n korporatif fa\u015fist sendikalar gibi tamamen devlete ba\u011flanmas\u0131n\u0131 isteyen Halit Narin&#8217;in bu iste\u011fi tam olarak kar\u015f\u0131lanmad\u0131ysa da hem 12 Eyl\u00fcl Anayasas\u0131&#8217;nda hem i\u015f ve sendikalar yasalar\u0131nda konulan a\u011f\u0131r h\u00fck\u00fcmlerle sendikalar\u0131n eli kolu tamamen ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. \u00d6yle ki i\u015f\u00e7ilerin yasa masa dinlemeden ba\u015flatt\u0131klar\u0131 1987 Bahar eylemliliklerinden sonrad\u0131r ki sendikal hareket  yava\u015f yava\u015f toparlanabilmi\u015f; ancak yine de bir t\u00fcrl\u00fc g\u00fc\u00e7l\u00fc bir direni\u015f ve m\u00fccadele oda\u011f\u0131 haline gelememi\u015fti.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece T\u00fcrk sermayesinin iki b\u00fcy\u00fck otoritesinden biri (Rahmi KKo\u00e7) yasama ve y\u00fcr\u00fctmede &#8221;politik yakla\u015f\u0131mlar, parlamenter kayg\u0131lar&#8221; yerine &#8221;ekonomik yakla\u015f\u0131mlar\u0131&#8221; \u00f6ne \u00e7\u0131kararak askeri rejimin ne kadar avantajl\u0131 oldu\u011funu dillendirirken; bir di\u011feri (Halit Narin) sosyal bak\u0131mdan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n &#8221;hizaya getirilmesi&#8221;nin ne kadar \u00f6nemli oldu\u011funu vurguluyordu.<\/p>\n<p>Fakat buraya kadar\u0131 hen\u00fcz T\u00fcrk devletinin &#8221;i\u00e7 d\u00fczen&#8221;ini ilgilendiren, s\u0131n\u0131rlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131na ta\u015fmayan bir i\u00e7 yap\u0131lanma gereksinmesinin vurgulanmas\u0131d\u0131r. Oysa sermayenin T\u00fcrk devletini yeniden yap\u0131land\u0131rma ihtiyac\u0131 sadece i\u00e7 gerekliliklerden kaynaklanan bir ihtiya\u00e7 de\u011fildi; T\u00fcrk sermayesi emperyalistle\u015fme yoluna girmi\u015fti; emperyalizmi politik bir y\u00f6neli\u015f olarak belirlemi\u015fti. <\/p>\n<p>Burada bir kesinti yap\u0131p Lenin&#8217;e ba\u015fvural\u0131m. Lenin Emperyalizm, Kapitalizmin En Y\u00fcksek A\u015famas\u0131, adl\u0131 eserinde Bat\u0131 emperyalizminin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlat\u0131yor:<\/p>\n<p> &#8221;   \u0130ngiltere i\u00e7in s\u00f6m\u00fcrge fetihlerinin artt\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nem 1860-1880 aras\u0131na rastlar; \u00f6zellikle 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n son yirmi y\u0131l\u0131 i\u00e7inde bu art\u0131\u015f\u0131n daha da h\u0131zland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Fransa ve Almanya i\u00e7in ise geni\u015fleme, daha \u00e7ok, bu yirmi y\u0131l i\u00e7inde olmu\u015ftur. Yukarda, tekel-\u00f6ncesi kapitalizmin, serbest rekabetin egemen oldu\u011fu kapitalizmin geli\u015fme s\u0131n\u0131r\u0131na 1860-1870 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck; \u015fimdi ise s\u00f6m\u00fcrge fetihleri konusundaki ola\u011fan\u00fcst\u00fc &#8220;ilerleyi\u015f&#8221;in tam bu d\u00f6nemden sonra oldu\u011funu, d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131lmas\u0131 amac\u0131yla y\u00fcr\u00fct\u00fclen sava\u015f\u0131m\u0131n gitgide daha sert hale geldi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Yani kapitalizmin, tekelci evresine, mali-sermaye evresine ge\u00e7i\u015fi ile d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in y\u00fcr\u00fct\u00fclen sava\u015f\u0131m\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131, birbirine ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>      Hobson, emperyalizm \u00fczerine yazd\u0131\u011f\u0131 yap\u0131tta, 1884-1900 y\u0131llar\u0131 aras\u0131ndaki d\u00f6neme, belliba\u015fl\u0131 Avrupa devletlerinin b\u00fcy\u00fck &#8220;geni\u015fleme&#8221; kazand\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nem g\u00f6z\u00fcyle bakar. Yapt\u0131\u011f\u0131 hesaplara g\u00f6re, bu d\u00f6nemde, \u0130ngiltere 57 milyon [sayfa 94] n\u00fcfuslu, 3 milyon 700 bin mil kare; Fransa 36 milyon 500 bin n\u00fcfuslu, 3 milyon 600 bin mil kare; Bel\u00e7ika 30 milyon n\u00fcfuslu, 900 bin mil kare; Portekiz 9 milyon n\u00fcfuslu, 800 bin mil kare toprak kazanm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn kapitalist devletler taraf\u0131ndan, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda, \u00f6zellikle 1880&#8217;den sonra, bu s\u00f6m\u00fcrge av\u0131, diplomasi ve d\u0131\u015f politika tarihinde herkesce bilinen bir olayd\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u015eimdiki d\u00f6nem, Lenin&#8217;in bahsetti\u011fi d\u00f6nemden olduk\u00e7a farkl\u0131d\u0131r; ancak yine de belli benzerlikler vard\u0131r. Eski s\u00f6m\u00fcrgecilik sistemi ulusal kurtulu\u015f m\u00fccadeleleri kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc, y\u00fck haline geldi\u011fi, yeni s\u00f6m\u00fcrgecilik y\u00f6ntemleri geli\u015ftirildi\u011fi i\u00e7in kimse 20. Y\u00fczy\u0131l sonu ve 21. YY ba\u015f\u0131nda &#8221;s\u00f6m\u00fcrge fetihleri&#8221; yar\u0131\u015f\u0131na giri\u015fmedi. Ama &#8221;d\u00fcnyan\u0131n n\u00fcfuz alanlar\u0131na b\u00f6l\u00fcnmesi&#8221;, eski emperyalist ya da e\u015fitsiz geli\u015fimin palazland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 yeni emperyalist g\u00fc\u00e7lerin kendilerine &#8221;hayat alanlar\u0131&#8221; aramas\u0131 faaliyetleri yeni bi\u00e7imler alt\u0131nda devam etti. Bu g\u00fc\u00e7lerden biri T\u00fcrkiye&#8217;dir. T\u00fcrkiye, Alman \u0130mparatoru II. Wilhelm&#8217;in \u0130talya i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 s\u0131fatla &#8221;\u00e7akal&#8221; gibi b\u00fcy\u00fck kurtlar aras\u0131ndaki kap\u0131\u015fmada hep f\u0131rsat kollam\u0131\u015f ve uygun anda kendine pay koparm\u0131\u015ft\u0131r. II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 e\u015fi\u011finde eski \u0130skenderun sanca\u011f\u0131n\u0131 yeniden zapt eden TC, 1974&#8217;te Kuzey K\u0131br\u0131s&#8217;\u0131 feth etmi\u015ftir. \u0130ran &#8211; Irak sava\u015f\u0131n\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 sene askeri darbe yapan 12 Eyl\u00fcl generallerinin en dikkat ettikleri hususlardan birisi de bu sava\u015f\u0131n muhtemel sonu\u00e7lar\u0131 idi. Bu, her ihtimalin g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011fu, ayn\u0131 zamanda s\u00fcrekli teyakkuz halinde bulunuldu\u011fu bir d\u00f6nemdi. T\u00fcrk devletinin bu y\u0131llarda g\u00f6z\u00fc \u00f6zellikle iki alan \u00fczerinde gezinip duruyordu: \u0131- G\u00fcney K\u00fcrdistan, 2- Rojava. G\u00fcney K\u00fcrdistan&#8217;da yurtsever K\u00fcrt \u00f6rg\u00fctlerinin \u00f6nemli bir derinlik ve geni\u015flikte  alanlar\u0131 kontrol eder hale gelmesi TC&#8217;yi rahats\u0131z etti; ilk &#8221;s\u0131n\u0131r \u00f6tesi harekat&#8221; bu s\u0131ralarda yap\u0131ld\u0131. 1983 bahar\u0131nda T\u00fcrk askerleri G\u00fcney K\u00fcrdistan i\u00e7lerine sefer yapt\u0131lar ve ondan sonraki zamanlarda da bunu zaman zaman tekrarlad\u0131lar. B\u00f6ylelikle G\u00fcney K\u00fcrdistan topraklar\u0131na sefer yapmak T\u00fcrk devletinin buna giri\u015fmek i\u00e7in &#8221;kimseden izin almad\u0131\u011f\u0131&#8221; bir al\u0131\u015fkanl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Bunun arkas\u0131nda yatan esas hedef ise Musul ve Kerk\u00fck petrollerinin ele ge\u00e7irilmesiydi. \u0130kinci hedef ise Suriye&#8217;nin istikrars\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yd\u0131. Bu ama\u00e7la 1982&#8217;de Hama ayaklanmas\u0131 k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131ld\u0131; T\u00fcrk devleti Rojava&#8217;daki K\u00fcrt \u00f6rg\u00fctlerinin faaliyetlerini yak\u0131n takibe ald\u0131 ve 1984&#8217;te Kam\u0131\u015fl\u0131&#8217;da Kawa militanlar\u0131n\u0131n katledildi\u011fi operasyonu yapt\u0131.<\/p>\n<p>Ancak b\u00fct\u00fcn bunlar hen\u00fcz \u0131s\u0131nma hareketleri niteli\u011findeydiler. Zira T\u00fcrk devleti hen\u00fcz kendisini &#8221;d\u0131\u015f maceralara&#8221; giri\u015fecek denli g\u00fc\u00e7l\u00fc g\u00f6rm\u00fcyor; klasik &#8221;Milli Savunma&#8221; siyasetini takip ediyordu. Ekonomide i\u00e7 birikimle yetinme, kendi ya\u011f\u0131yla kavrulma, devlet g\u00fcc\u00fcyle kapitalizmi g\u00fc\u00e7lendirme siyaseti; d\u0131\u015f politikada &#8221;yurtta sulh, cihanda sulh&#8221; ile ifade ediliyordu. Yurtta sulh, yurt sulhunu bozacak i\u00e7 d\u00fc\u015fmanlar\u0131n (kom\u00fcnizm, b\u00f6l\u00fcc\u00fcl\u00fck, irtica); cihanda sulh, cihan sulhunu bozacak d\u0131\u015f d\u00fc\u015fmanlar\u0131n (komunizm tehlikesi ve kom\u015fu devletlerde istikrars\u0131zl\u0131k) &#8221;her g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc yerde ezilmesi&#8221; idi. Bu a\u015famada, tamamen reddedilmese de, d\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fck sald\u0131r\u0131, yay\u0131lma ve geni\u015fleme esas al\u0131nmamaktayd\u0131.<\/p>\n<p>Oysa T\u00fcrk sermayesinde ula\u015f\u0131lan geli\u015fme seviyesi ve T\u00fcrk kapitalizminin eri\u015fti\u011fi u\u011frak 1980&#8217;lerde k\u00f6kl\u00fc bir &#8221;paradigma&#8221; de\u011fi\u015fikli\u011fini zorunlu k\u0131l\u0131yordu. Ekonomide d\u0131\u015fa y\u00f6nelme, d\u0131\u015f rekabete a\u00e7\u0131lma, siyasette de d\u0131\u015f rakiplerle kap\u0131\u015fmay\u0131 g\u00f6ze almay\u0131 gerektiriyordu.<\/p>\n<p>\u00d6nceki d\u00f6nemlerin burjuva y\u00f6neticileri Lenin&#8217;in a\u015fa\u011f\u0131da anlatt\u0131\u011f\u0131na benzer bi\u00e7imde &#8221;s\u00f6m\u00fcrgecilik&#8221; siyaseti izlemeye kar\u015f\u0131yd\u0131lar. \u0130smet Pa\u015fa Lozan g\u00f6r\u00fc\u015fmeleri esnas\u0131nda Musul \u00fczerinde &#8221;hak&#8221; iddia ederken bunu &#8221;tarihsel&#8221; nedenlere dayand\u0131r\u0131yor; ayn\u0131 b\u00f6lge \u00fczerinde hak iddias\u0131n\u0131 &#8221;k\u0131l\u0131\u00e7 hakk\u0131&#8221;na dayand\u0131ran \u0130ngilizleri &#8221;20. As\u0131rda Fetih hakk\u0131n\u0131 savunmak ge\u00e7ersizdir&#8221; diye k\u0131n\u0131yordu.<\/p>\n<p>&#8221;      \u0130ngiltere&#8217;de serbest rekabetin en y\u00fcksek d\u00fczeyine ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 1840 ve 1860 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda bu \u00fclkedeki burjuva y\u00f6neticiler, s\u00f6m\u00fcrge politikas\u0131na kar\u015f\u0131yd\u0131lar; \u00e7\u00fcnk\u00fc s\u00f6m\u00fcrgelerin kurtulu\u015funun, \u0130ngiltere&#8217;den t\u00fcm\u00fcyle kopu\u015funun, yararl\u0131 ve ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir \u015fey oldu\u011fu kan\u0131s\u0131ndayd\u0131lar. M. Beer, 1893&#8217;de yay\u0131mlanan &#8220;Bug\u00fcnk\u00fc \u0130ngiliz Emperyalizmi&#8221;[82] ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda, emperyalist politikaya e\u011filimli bir \u0130ngiliz devlet adam\u0131n\u0131n, Disraeli&#8217;nin 1852&#8217;de \u015f\u00f6yle dedi\u011fini a\u00e7\u0131kl\u0131yor: &#8220;S\u00f6m\u00fcrgeler, boynumuza as\u0131lm\u0131\u015f de\u011firmen ta\u015flar\u0131d\u0131r.&#8221; Bu, b\u00f6yle olmakla birlikte, 19. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda, emperyalist politikay\u0131 \u00f6\u011f\u00fctleyen ve bu politikay\u0131 en b\u00fcy\u00fck ars\u0131zl\u0131k i\u00e7inde uygulamakta olan ki\u015fi, Cecil Rhodes ile Joseph Chamberlain, gene de, g\u00fcn\u00fcn adam\u0131 olmu\u015flard\u0131r!<\/p>\n<p>      \u0130ngiliz burjuvazisinin bu siyasal y\u00f6neticilerinin daha o s\u0131ralarda, \u00e7a\u011fda\u015f emperyalizmin denebilirse, salt ekonomik, toplumsal ve siyasal k\u00f6klerini anlad\u0131klar\u0131n\u0131 belirtmek, olduk\u00e7a ilgin\u00e7 bir saptamad\u0131r. Chamberlain, d\u00fcnya pazar\u0131nda, \u0130ngiltere&#8217;ye kar\u015f\u0131 Almanya&#8217;n\u0131n, Amerika&#8217;n\u0131n ve Bel\u00e7ika&#8217;n\u0131n uygulad\u0131\u011f\u0131 rekabete dikkati \u00e7ekerek, emperyalizmi, &#8220;ger\u00e7ek, ak\u0131ll\u0131ca ve ekonomik bir politika&#8221; olarak savunmaktayd\u0131. Karteller, sendikalar ve tr\u00f6stler kuran kapitalistler, kurtulu\u015fun tekellerde oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Burjuvazinin siyasal liderleri d\u00fcnyan\u0131n hen\u00fcz payla\u015f\u0131lmam\u0131\u015f par\u00e7alar\u0131n\u0131 ele ge\u00e7irmek i\u00e7in ivedi davranarak bu sese ses veriyorlar, kurtulu\u015fun tekellerde oldu\u011fu s\u00f6z\u00fcne sar\u0131l\u0131yorlard\u0131. Gazeteci Stead, yak\u0131n [sayfa 95] dostu Cecil Rhodes&#8217;in, 1895&#8217;te, emperyalist g\u00f6r\u00fc\u015flerini kendisine \u015f\u00f6yle anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor:<\/p>\n<p>      &#8220;D\u00fcn East-End&#8217;deydim (Londra&#8217;da bir i\u015f\u00e7i semti), i\u015fsizlerin yapt\u0131\u011f\u0131 bir toplant\u0131da bulundum. Ate\u015fli s\u00f6ylevler dinledim orda. Bunlar\u0131n hepsi tek bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131ktan ibaretti: ekmek! ekmek! D\u00f6n\u00fc\u015fte, b\u00fct\u00fcn sahneyi yeniden ya\u015f\u0131yor ve emperyalizmin \u00f6nemini bir kez daha kavr\u0131yordum. Benim en b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcncem, toplumsal soruna bir \u00e7\u00f6z\u00fcm getirmek: Birle\u015fik Krall\u0131\u011f\u0131n 40 milyon n\u00fcfusunu kanl\u0131 bir i\u00e7sava\u015ftan kurtarmak i\u00e7in, bizler, s\u00f6m\u00fcrge politikac\u0131lar\u0131, fazla n\u00fcfusu yerle\u015ftirebilece\u011fimiz, fabrikalar\u0131m\u0131z\u0131n ve madenlerimizin \u00fcr\u00fcnleri i\u00e7in yeni pazarlar kazanabilece\u011fimiz yeni topraklar elde etmek zorunday\u0131z. Her zaman s\u00f6ylerim, imparatorluk bir mide sorunudur. \u0130\u00e7sava\u015ftan ka\u00e7\u0131nmak istiyorsan\u0131z, emperyalist olmak zorundas\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>      Milyoner, para kral\u0131, \u0130ngiliz-Boer sava\u015f\u0131n\u0131n ba\u015fl\u0131ca sorumlusu Cecil Rhodes, 1895&#8217;te, i\u015fte b\u00f6yle konu\u015fuyordu. Bu y\u00fczdendir ki, onun emperyalizm savunusu biraz kaba ve ars\u0131zd\u0131r. Ama temelde, Maslov, Sudekum, Potressov, David ve Rus marksizminin kurucusu vb., vb. gibi baylar\u0131n savundu\u011fu &#8220;teori&#8221;den uzakla\u015fm\u0131\u015f de\u011fildir. Cecil Rhodes biraz daha d\u00fcr\u00fcst sosyal-\u015fovendir&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Cecil Rhosdes&#8217;in 1895&#8217;te s\u00f6yledi\u011fini y\u00fczy\u0131l sonra T\u00fcrk emperyalizminin gerek\u00e7elendirildi\u011fi s\u00f6zlerde ve yaz\u0131larda i\u015fitecek ve okuyacakt\u0131k. \u00d6rne\u011fin yukar\u0131da Tayyip Erdo\u011fan&#8217;\u0131n s\u00f6zlerini aktaran ve yaz\u0131s\u0131n\u0131n devam\u0131nda ele\u015ftiren Sel\u00e7uk Erez&#8217;in emperyalistle\u015fme hedefi konusunda \u00f6z\u00fcnde Erdo\u011fan&#8217;la k\u00f6kl\u00fc farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 yoktur; farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 &#8221;ideolojik&#8221;tir. T\u00fcrk &#8211; islam ideolojisi yerine &#8221;laik model&#8221;, Cumhur\u015fahl\u0131k yerine Bat\u0131 tarz\u0131 &#8221;demokrasi&#8221; modelini savunmaktad\u0131r. Sel\u00e7uk Erez 6 Nisan 1997 tarihli Cumhuriyet Dergi&#8217;de  \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8221;Yaz\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131nda aktard\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve Rusya&#8217;n\u0131n \u0130ran ve Suriye ili\u015fkilerini yans\u0131tan haberini &#8211; ve mesela Clinton&#8217;la Helsinki&#8217;de bulu\u015fan Rus Cumhurba\u015fkan\u0131&#8217;n\u0131n &#8216;NATO&#8217;yu geni\u015fletirseniz biz de \u0130ran&#8217;la i\u015fbirli\u011fi yapar\u0131z!&#8217; tehdidi gibi &#8211; di\u011fer ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 bir araya getirirseniz yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn 2000 y\u0131l\u0131n\u0131n politik b\u00f6l\u00fcnmesinin k\u00fclt\u00fcrel de\u011fil ekonomik \u00e7\u0131karlara, \u00f6zellikle petrol yataklar\u0131na g\u00f6re ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini, bu b\u00f6l\u00fcnmenin yol a\u00e7aca\u011f\u0131 \u00e7eki\u015fmenin ve bu \u00e7eki\u015fmenin neden olaca\u011f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc b\u00fcy\u00fckl\u00fc \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n da ABD ve Bat\u0131 Avrupa ile Rusya ve k\u00f6ktendinci \u0130slam yanda\u015flar\u0131 aras\u0131nda ge\u00e7ece\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u00d6yleyse \u015fimdi kendimize soral\u0131m: Bu b\u00f6l\u00fcnmede T\u00fcrkiye&#8217;nin \u00e7\u0131kar\u0131 nerededir? Bunu cevaplay\u0131nca, bir soru daha soral\u0131m: Buna g\u00f6re, T\u00fcrkiye&#8217;nin yeri nerede olmal\u0131d\u0131r? Laikli\u011fi ayak alt\u0131na al\u0131p bizi \u0130ran&#8217;\u0131n, Suriye&#8217;nin yan\u0131na \u00e7ekmek i\u00e7in takunyalar\u0131n\u0131 ku\u015fananlar\u0131n pe\u015finde giderek mi var\u0131r\u0131z bu yere?&#8221; [aktaran Rejim Krizi, Kritik Bir D\u00f6neme\u00e7, Emek, May\u0131s 1997]\n<p>D\u00fcnyan\u0131n 2000li y\u0131llar\u0131n\u0131n politik b\u00f6l\u00fcnmelerinin, Samuel Huntington&#8217;un iddias\u0131n\u0131n aksine k\u00fclt\u00fcrler aras\u0131 \u00e7at\u0131\u015fmalara g\u00f6re de\u011fil ekonomik \u00e7\u0131karlara g\u00f6re, \u00f6zellikle de petrol yataklar\u0131na g\u00f6re ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini ve k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc b\u00fcy\u00fckl\u00fc \u00e7at\u0131\u015fmalara haz\u0131rlanmak gerekti\u011fini s\u00f6yleyen laik emperyalist Sel\u00e7uk Erez i\u015f olsun diye konu\u015fmuyor. O, bir politik e\u011filimi temsil ediyor ve bunda da yaln\u0131z de\u011fil. Erez&#8217;in bunlar\u0131 yazd\u0131\u011f\u0131 y\u0131l, gazeteci Murat Yetkin, Ate\u015f Hatt\u0131nda Aktif Politika, adl\u0131 eserinde \u015funlar\u0131 yaz\u0131yordu:<\/p>\n<p>&#8221;T\u00fcrkiye art\u0131k \u00e7eperlerinde s\u00fcren n\u00fcfuz kavgas\u0131na seyirci kalmayacak bir \u00fclke olaca\u011f\u0131n\u0131 ilan etme noktas\u0131na gelmi\u015ftir. Orta Avrupa, Orta Asya ve Ortado\u011fu&#8217;yu kapsayan d\u00fcnyan\u0131n siyasi hareketlili\u011fi en y\u00fcksek alan\u0131n\u0131n tam ortas\u0131nda risk al\u0131yor ve aktif politika yapaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131yor.&#8221; [M. Yetkin, Ate\u015f Hatt\u0131nda Aktif Politika, Alan Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, s. 334, aktaran Rejim Krizi, Kritik Bir D\u00f6neme\u00e7, Emek, May\u0131s 1997]\n<p>&#8221;Art\u0131k \u00e7eperlerinde s\u00fcren n\u00fcfuz kavgas\u0131na seyirci kalmayacak bir \u00fclke olaca\u011f\u0131n\u0131 ilan etme noktas\u0131na gelmi\u015f&#8221; olan T\u00fcrkiye bu y\u00f6neli\u015fin gere\u011fi olarak \u00f6nce ekonominin muazam \u00f6l\u00e7\u00fcde militarizasyonuna giri\u015fiyordu:<\/p>\n<p>&#8221;Ordu, TUS\u0130AD&#8217;c\u0131lar\u0131n ve \u00f6zel sekt\u00f6r temsilcilerinin \u00e7\u00e7a\u011fr\u0131l\u0131 oldu\u011fu bir toplant\u0131da \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki 15 &#8211; 20 y\u0131la ili\u015fkin modernizasyon ve reorganizasyon hedeflerini a\u00e7\u0131klad\u0131. A\u00e7\u0131klanan stratejik hedefler, D\u00fcnya Bankas\u0131&#8217;n\u0131 bile, nereden bulunacak bu kaynak diye hayrete d\u00fc\u015f\u00fcren astronomik bir harcamay\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor: Tam 150 milyar dolar. Bunun \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 silah sanayiinin gelli\u015ftirilmesine ve \u00f6zel sekt\u00f6re akacak. Milli Savunma Bakan\u0131 Turan Tayan&#8217;\u0131n verdi\u011fi bilgilerden, b\u00fcy\u00fck sermayenin g\u00f6z\u00fcn\u00fc daha \u015fimdiden bu dev pastaya dikti\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8221;Tayan&#8217;\u0131n verdi\u011fi bilgilere g\u00f6re, bug\u00fcne kadar yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalarda 17 firmaya \u00fcretim, 1 firmaya \u00f6n \u00fcretim m\u00fcsaadesi, 14 firmaya NATO veya Milli G\u00fcvenlik Dereceli Tesis Belgesi, 49 firma ve kurulu\u015fa AQAP (Endistriyel Kalite Teminat\u0131) belgesi verildi. (&#8230;) Tayan, savunma sanayii alan\u0131nda yat\u0131r\u0131m yapacaklar i\u00e7in &#8216;genel te\u015fvikin yan\u0131s\u0131ra \u00f6zel te\u015fviklerin de \u00f6ng\u00f6r\u00fclece\u011fini belirtti.&#8221; (Cumhuriyet, 12 Nisan 1997)<\/p>\n<p>Kokuyu alan uluslararas\u0131 silah tekelleri bu y\u0131lki Uluslararas\u0131 Savunma ve Sivil Havac\u0131l\u0131k Fuar\u0131&#8217;na \u00fc\u015f\u00fc\u015fecekler.&#8221; [Rejim Krizi, Kritik Bir D\u00f6neme\u00e7, Emek, May\u0131s 1997]\n<p>Emek dergisinin bunlar\u0131 yazd\u0131\u011f\u0131 zamandan bu yana 20 y\u0131l zaman ge\u00e7ti. SIPRI (Stockholm International Peace Research Institute , Stockholm Uluslararas\u0131 Bar\u0131\u015f Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Enstit\u00fcs\u00fc) verilerine g\u00f6re T\u00fcrkiye 2016 y\u0131l\u0131n\u0131n silah al\u0131mlar\u0131nda ilk 6. s\u0131rada, silah sat\u0131mlar\u0131nda 16. s\u0131rada yer al\u0131yor. Yani 20 y\u0131ll\u0131k stratejik hedeflerine art\u0131k eri\u015fmi\u015f olmas\u0131 gereken T\u00fcrkiye, bu projenin tamamlanm\u0131\u015f olmas\u0131yla yetinmiyor; varg\u00fcc\u00fcyle silahlanmaya devam ediyor. Bir yandan &#8221;yerli&#8221;(!) \u00fcretim yaparken, bir yandan da silah ithalat\u0131 yoluyla &#8221;modernizasyon ve reorganizasyon&#8221;a devam ediyor.<\/p>\n<p>T\u00fcrk emperyalizminde &#8221;askeri sanayi art\u0131k \u00f6nc\u00fc sekt\u00f6r&#8221; durumundad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8221;Art\u0131k sadece OYAK de\u011fil, bir \u00e7ok holding &#8216;askerile\u015fiyor&#8217;; tekel kar\u0131n\u0131n kayma\u011f\u0131n\u0131 silah sanayiinden sa\u011fl\u0131yor. Silah sanayii, AR-GE \u00e7eli\u015fmalar\u0131 ve teknoloji transferiyle birlikte, \u00fclke ekonomisinin lokomotifi haline geliyor.&#8221; [Ergun Adakl\u0131, Yeni NATO Stratejisi ve Susurluk, S\u00d6Z Dergisi, 8 \u015eubat 1997; aktaran Emek Dergisi, May\u0131s 1997]\n<p>T\u00fcrk emperyalizminin &#8221;her zamankinden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir orduya gereksinmesini&#8221; vurgulayan gazetecilerden biri Mehmet Ali Birand&#8217;d\u0131:<\/p>\n<p>&#8221;T\u00fcrkiye&#8217;nin bug\u00fcn her zamandan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir orduya gereksinimi bulunmaktad\u0131r. Ortado\u011fu&#8217;daki durum ortada. Her an her yerden bir sorun \u00e7\u0131kabilir.<\/p>\n<p>Kafkaslar&#8217;daki \u00e7at\u0131\u015fmalar daha uzun y\u0131llar s\u00fcrecek gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p>Balkanlar&#8217;da s\u00fcrekli kan ak\u0131yor.<\/p>\n<p>N\u00fcfuz saham\u0131z olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz T\u00fcrk Cumhuriyetleri ba\u015fta olmak \u00fczere herkesin g\u00f6z\u00fc T\u00fcrkiye&#8217;nin \u00fczerinde&#8230; <\/p>\n<p>(&#8230;)<\/p>\n<p>Oyunun ko\u015fullar\u0131 da ba\u015ftan ba\u015fa de\u011fi\u015fti.<\/p>\n<p>E\u011fer oturdu\u011fumuz  bu son derec tehlikeli mahallede rahat etmek, b\u00f6lgede s\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc dinletmek istiyorsak, silahl\u0131 kuvvetlerimize \u00e7ekid\u00fczen vermek zorunday\u0131z.<\/p>\n<p>Yira bug\u00fcnk\u00fc durumda T\u00fcrk ordusu 2000&#8217;li y\u0131llarda kendinden bekleneni veremeyecek durumdad\u0131r. Teknik donan\u0131m\u0131, yap\u0131lanmas\u0131 de\u011fi\u015ftirilmedi\u011fi takdirde (ki \u015fu s\u0131ralar \u00e7al\u0131\u015fmalar s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fcyor) b\u00f6lgenin c\u00fcce g\u00fcc\u00fc olarak kalmaktan kurtulamay\u0131z.&#8221; (M. Ali Birand, TSK 2000&#8217;li y\u0131llara girerken(1), Sabah&#8217;tan aktaran Milliyet, 9 Haziran 1992)<\/p>\n<p>SSCB&#8217;nin da\u011f\u0131lmas\u0131ndan sonra  ABD&#8217;nin Kafkasya&#8217;y\u0131 kendi n\u00fcfuz b\u00f6lgesine dahil etme siyaseti g\u00fcderek G\u00fcrcistan ve Azerbaycan&#8217;\u0131 NATO&#8217;ya katmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, eski Sovyet cumhuriyetlerinde Turuncu Devrimler organize etti\u011fi s\u0131ralarda bu ya\u011fmadan kendine pay \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015fan T\u00fcrkiye de ayn\u0131 m\u0131nt\u0131kalarda kendi y\u00f6n\u00fcnden aktif faaliyet y\u00fcr\u00fct\u00fcyordu. \u00c7e\u00e7enistan&#8217;a g\u00f6nderilen cihat\u00e7\u0131lar\u0131n ge\u00e7i\u015f g\u00fczergah\u0131 T\u00fcrkiye idi. T\u00fcrkiye&#8217;nin h\u00fck\u00fcmet y\u00f6neticileri Azerbaycan&#8217;da darbe tezgalarken, cumhurba\u015fkan\u0131 Demirel darbeden Haydar Aiyev&#8217;i haberdar ediyordu. Yeni kurulan T\u00fcrki cumhuriyetlerin ordular\u0131n\u0131n e\u011fitimi i\u00e7in buralara T\u00fcrk subaylar g\u00f6nderen T\u00fcrkiye&#8217;nin b\u00fct\u00fcn bu faaliyetlerinin mahiyetini Rus y\u00f6neticiler &#8221;etkinlik sava\u015f\u0131m\u0131&#8221; olarak nitelendiriyordu:<\/p>\n<p>&#8221;Azerbaycan&#8217;da petrol aramak ve \u00fcretim yapmak amac\u0131yla ABD a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir konsorsiyum olu\u015fturulmas\u0131n\u0131n (21 Eyl\u00fcl 1994) ard\u0131ndan, Yeltsin&#8217;in d\u0131\u015f politika yard\u0131mc\u0131s\u0131 Sergei Karaganov, bu anla\u015fmay\u0131 tan\u0131mayacaklar\u0131n\u0131 belirtirken petrol boru hatt\u0131n\u0131n yaln\u0131z ekonomik de\u011fi\u015f, ayn\u0131 zamanda siyasal sorun oldu\u011funu ileri s\u00fcrerek, T\u00fcrkiye ile Rusya aras\u0131nda, Kafkaslar ve Orta Asya&#8217;da bir etkinlik sava\u015f\u0131m\u0131n\u0131n geli\u015fti\u011fini, bunun yeni bir olay de\u011fil, bir y\u00fczy\u0131l boyunca oynanan oyunlara geri d\u00f6n\u00fc\u015f oldu\u011funu s\u00f6yleyecektir.&#8221; (Muzaffer \u0130lhan Erdost, \u00dc\u00e7 Sivas, Ankara 1996, s. 64)<\/p>\n<p>B\u0130A Haber Merkezi&#8217;nden Haluk Kalafat&#8217;\u0131n 9 Temmuz 2014 tarihli Askeri Harcamalarda NATO Kriterleri ve T\u00fcrkiye ba\u015fl\u0131kl\u0131 haberde bildirdi\u011fine g\u00f6re &#8221;\u0130sve\u00e7 Stockholm Uluslararas\u0131 Bar\u0131\u015f Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Enstit\u00fcs\u00fc\u2019n\u00fcn  (SIPRI)  Mart 2014\u2019te a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 2013 verilerine g\u00f6re T\u00fcrkiye\u2019nin askeri harcamalar\u0131 y\u00fckseliyor. 2012&#8217;de 16&#8217;nc\u0131 s\u0131rada bulunan T\u00fcrkiye 2013\u2019te 14&#8217;\u00fcnc\u00fcl\u00fc\u011fe y\u00fckseldi ve GSMH&#8217;ya oran\u0131 2,3 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.&#8221;<\/p>\n<p>Yine B\u0130A Haber Merkezi&#8217;nin 18 Nisan 2012 tarihli haberinde verdi\u011fi  SIPRI VER\u0130LER\u0130&#8217;ne g\u00f6re &#8221;T\u00fcrkiye Askeri Harcamada 15. S\u0131rada.&#8221; Haber \u015f\u00f6yle devam ediyor:<\/p>\n<p>&#8221;SIPRI d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde \u00fclkelerin yapt\u0131klar\u0131 askeri harcamalara dair raporunu yay\u0131nlad\u0131. Kesinle\u015fmi\u015f 2010 verilerine ve tahmini 2011 verilerine g\u00f6re askeri harcamalarda birinci s\u0131rada ABD var, T\u00fcrkiye 15. s\u0131rada yer al\u0131yor.<\/p>\n<p> Stockholm Uluslararas\u0131 Bar\u0131\u015f Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Enstit\u00fcs\u00fc (SIPRI) verilerine g\u00f6re, T\u00fcrkiye&#8217;nin askeri harcamalarda 15. s\u0131rada yer ald\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdeki toplam askeri harcama 17,5 milyar dolar.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;nin askeri harcamalar\u0131 2009 ABD Dolar\u0131 fiyatlar\u0131 baz al\u0131narak bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda 15.634 milyar dolar, 2010 ABD Dolar\u0131 fiyatlar\u0131yla bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda 17.509 milyar dolar\u0131 buluyor.&#8221; <\/p>\n<p>Yine ayn\u0131 SIPRI&#8217;nin verilerine g\u00f6re &#8221;2011 &#8211; 15 aras\u0131nda D\u00fcnyan\u0131n en \u00e7ok silah ithal eden \u00fclkeleri aras\u0131nda T\u00fcrkiye 3, 4 milyar dolarl\u0131k al\u0131mla 6. s\u0131rada geliyor.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar nicel olarak ABD&#8217;den sonra NATO&#8217;nun en b\u00fcy\u00fck ordusu olan T\u00fcrk ordusu&#8217;nun silah kapasitesi ve modernizasyonu bak\u0131m\u0131ndan da d\u00fcnyan\u0131n en tehlikeli ordular\u0131ndan biri haline geldi\u011fini g\u00f6steriyor. D\u00fcnya silah al\u0131mlar\u0131nda alt\u0131nc\u0131,  toplam silah harcamalar\u0131nda onbe\u015finci  s\u0131rada yer alan T\u00fcrkiye&#8217;nin bu silahperverli\u011fi bo\u015funa de\u011fil; onun emperyalist niyet ve tasar\u0131lar\u0131yla ilgilidir.<\/p>\n<p>Bu niyetleri Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fc s\u0131ras\u0131nda Turgut \u00d6zal &#8221;Adriyatik&#8217;ten \u00c7in Denizi&#8217;ne kadar&#8221; olan bir alanda n\u00fcfuz m\u00fccadelesi olarak tan\u0131ml\u0131yor; S\u00fcleyman Demirel &#8221;Tarih bizi eteklerimizden \u00e7ekiyor&#8221; diye per\u00e7inliyordu.<\/p>\n<p>Samet Erdogdu\u00b719 Nisan 2017 \u00c7ar\u015famba <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Sel\u00e7uk Erez 26 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde \u00e7\u0131kan &#8221;ABD\u2019ye ders olsun!&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda TC Cumhurba\u015fkan\u0131&#8217;n\u0131n \u015f\u00f6yle dedi\u011fini yaz\u0131yor: \u201cNe diyorlar? \u2018T\u00fcrkiye Musul\u2019a girmesin\u2019. Ya nas\u0131l girmeyeyim? Hi\u00e7 ilgisi olmayanlar gelip giriyor. Neymi\u015f? Ba\u011fdat onlara \u2018Gel\u2019 demi\u015f. \u00d6yle mi? 15 sene \u00f6nce Saddam \u2018Gel\u2019 mi dedi bunlara?\u201d T\u00fcrk Cumhurba\u015fkan\u0131&#8217;n\u0131n bu s\u00f6zleri \u00f6yle rasgele, d\u00fc\u015f\u00fcncesizce s\u00f6ylenmi\u015f &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":[],"categories":[13],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/706"}],"collection":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=706"}],"version-history":[{"count":1,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/706\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":707,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/706\/revisions\/707"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=706"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=706"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/partiyakomunistekurdistan.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=706"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}