Perşembe , Temmuz 7 2022
Home / Güncel / 15-16 Haziran İşçi Direnişinden, Gezi İsyanına; toplumsal muhalefetin biriktirdiği öfke büyüyor!

15-16 Haziran İşçi Direnişinden, Gezi İsyanına; toplumsal muhalefetin biriktirdiği öfke büyüyor!

15-16 Haziran İşçi Direnişinden, Gezi İsyanına; toplumsal muhalefetin biriktirdiği öfke büyüyor!
Türkiye tarihinin iki önemli dönüm noktası olan 15- 16 Haziran ve Gez isyanın yarattığı direniş kültürü umut olmaya devam etmektedir. 15-16 Haziran büyük işçi direnişi, işçi sınıfının kendi gücünü hareket geçirerek kitlesel bir şekilde sahneye çıktığı ilk büyük başkaldırı olma özelliğini taşımaktadır. 15-16 Haziran, baskı ve cendere altında tutulan en temel demokratik hakları gasp edilen, düşük ücret ve güvencesizliği mahkum bırakılan, işbirlikçi sendikal yapılarla ayağına pranga vurulan işçi sınıfının, tüm bunlara isyan etmesi sonucu patlak vermiştir.
15-16 Haziran direnişi sürecinde mayalanan toplumsal muhalefet; 28 Mayıs- 3 Eylül 213 tarihleri arasında Türkiye’nin 80 ilinde süren direnişle tarihe ismini yeniden nakşetmiştir. Gezi parkında ağaçların kesilerek, doğanın tahrip edilmesine ve bireysel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasın karşın Gezi ve ardından Taksim meydanını ve Gezi parkını işgal eden kitleler; ortak direniş ve kolektif yaşamı kısa da olsa başarıyla sürdürdüler.
Gezi İsyanı toplumsal muhalefetin çeşitli bölüklerini de daha da öne çıkardır. Gezide öne çıkan önemli noktalardan birisi de kadınların sürece aktif katılımıydı. Kadına yönelik şiddetin, katliamların, ayrımcılığın ve her türlü sömürüye karşı kadınların itirazı Gezide kendisini bulmuştur. Aynı zamanda Kadın-Erkek eşitliğinin ve ortak yaşamı paylaşmanın, cinsiyetçiliğe karşı aktif karşı koyuşunda bir meydanı olmuştur Gezi.
Gezi direnişinde görünür olan diğer önemli bir bileşende, LGBTİ hareketi olmuştur. Gezi sürecine kadar adlarının genellikle; taciz, tecavüz ve cinayet haberleriyle bahsedilen LGBTİ bireylerin direnişin ilk anından itibaren meydanda, parkta, barikatlarda, çatışmalarda forumlarda taleplerini göstermiştir.
Gezi sürecinde öne çıkan diğer önemli bir kesimde anti kapitalist Müslümanlar olmuştur.
Gezi isyanında ön plana çıkan önemli bir kesimde Aleviler olmuştur. Kendilerine yönelik dışlayıcı, ayrımcı faşist politikalara karşı kitlesel olarak Alevilerin sokağa çıkması, direnişin bir parçası olması hakim sınıfları korkutmuştur. Yıllardır; tek dil, tek din, tek bayrak, tek ulus mantığına karşı, Gezide isyana duran Aleviler sürece denk gelen Sivas ve Maraş katliamı yıldönümünde kitlesel eylemler yaparak direnişe büyüttüler.
Gezi direnişi sürecinde 80 ilde süren direniş, aynı zamanda kendi şehitlerini de vermiştir. Mehmet Ayvalıtaş, Hasan Ferit Gedik, Abdullah Cömert, İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Medeni Yıldırım, Ethem Sarısülük ve Berkin Elvan, polisin ve sivil faşistlerin saldırısı sonucu direnişin şehitleri olarak tarihe geçtiler. Polisin azgın saldırısı sonucunda binlerce insan yaralanmış ve yüzlercesi de tutuklanarak, hapishanelere koyulmuştur.
Polis başta olmak üzere devlet aygıtının bütün Karumlarının halka yönelik şiddet ve yargısız infazları sadece Türkiye’ye ait yeni bir olgu değil. ABD’de George Floyd’un boğularak katledilmesi, Fransız polisinin Paris banliyölerinde insanlara saldırması, Sarı yeleklileri uyguladığı şiddet, Çin’in Hong Konglulara uyguladığı polis şiddeti bunları çoğaltabiliriz. Tüm bunlar devlet kaynaklı şiddetin ve katliamların evrensel bir karakter kazandığını göstermektedir.
Demokratik Güç Birliği olarak, Gezi ve 15-16 Haziran işçi direnişinin yıldönümünde faşizmin saldırıları azgınca sürmektedir. Bu saldırıya karşı ortak mücadeleyi büyütmek ve yitirdiklerimizi anmak için tüm işçi ve emekçileri düzenlenen eylemlere katılmaya çağırıyoruz. Unutmayalım ki Gezinin biz parolası; bu daha başlangıç mücadele devam olmuştur.
Avrupa Demokratik Güç Birliği
10.06.2020

Bölüme ait diğer yazılardan!

NEWROZ PİROZ BE!

Partiya Komunist a Kurdistan(KKP)’nın, Denge Kürtistan tarafından düzenlenen Newroz şölenine göndermiş olduğu kutlama mesajını yayınlıyoruz. …