Home / Güncel / İSPANYA KOMÜNİST PARTİSİ’NİN 20. KONGRESİ TARİHİ KARARLAR ALDI

İSPANYA KOMÜNİST PARTİSİ’NİN 20. KONGRESİ TARİHİ KARARLAR ALDI

Aşağıdaki yazı Alman Komünist Partisi DKP’nin yayın organı Unsere Zeit’in (UZ) İnternet sitesindeki 8 Aralık tarihli haberinden Türkçeleştirilmiştir.

İKP: YILDIZLI PARTİ

Geçen hafta sonu yaklaşık 300 delege İspanya Komünist Partisi’nin (PCE) 20. Kongresi için „BİR EYLEM PARTİSİ, BİR DEVRİM PROJESİ“ – şiarı altında Madrid’de bir araya geldi. Sendika birliği UGT’nin binasında öncelikle politik raporu ve tüzük değişikliğini ele alacaklardı. Ancak organizatörler, tamamen pratik kaygılarla önce bir sorunu halletmek zorunda kaldılar: Pazar günü 4 Aralık Endülüs ulusal bayramı dolayısıyla Málaga’da büyük bir şölen düzenlenecekti ve kongrede temsil edilen bölgesel delegasyonlar içinde en kuvvetlisi olan Endülüs komünistleri, buna katılmaları gerektiğini bildirmiştiler. Böylece kongre kısa tutuldu ve Cumartesi akşamı sona erdirildi. Sadece bir buçuk günde – Cuma akşamından Cumartesi akşamına dek (1 ve 2 Aralık)- kapsamlı bir programı sonuçlandırmak kolay mı? PCE bunu başardı.

Tasarı komisyonu, zaman tasarrufu için, kongreden haftalar önce bölgesel federasyonlarla yoğun görüşmeler gerçekleştirdi ve çok sayıda tasarıyı üzerinde uzlaşılan formülasyonlar haline getirmek için çaba sarf etti. Böylece Madrid’de sadece önerilen pasajlarda kendi görüşleri dile getirilmeyen önerge sahiplerinin önerileri üzerinde oylama yapılması gerekti. PCE üyelerinin kısmen onlarca yıldır üzerinde kafa patlattıkları stratejik sorunları sergilemelerine rağmen bu tür belgeler az sayıdaydı.

İspanyol komunistleri Avrupa Birliği’nin reddedilmesi hususunda geniş ölçüde mutabıktılar. AB ve Euro ile bağların koparılması, PCE’nin zaten öteden beri yükselttiği taleplerindendi. Bu emperyalist kutupta bir reform mümkün değildi. Bu değerlendirme en sonunda Avrupa Solunun bir dönüştürülebilirlik hakkındaki illüzyonlarını besleyen Avrupa Sol Partisi’nin açıkça eleştirilmesiyle doruğuna erişti. Avrupa Sol Partisinden çıkmayı Endülüs delegasyonu talep etti. Bununla birlikte bu konuda kongrede bir oylama olmadı.

Yoğun tartışılan konulardan biri de komünist partinin lafta en kuvvetli güç olduğu partiler ittifakı ”Sol Birlik” (IU) karşısında PCE’nin alacağı tutumdu. Fakat gerçekte IU medyatik olarak son parlamento seçimlerinde onunla birlikte bir „Unidos Podemos“ oluşturduğu sol parti Podemos’un gölgesinde kalıyordu. Kongrede yankılanan hava, IU’nun kendi başına sosyal bir hareket olması yönündeydi. Oysa gerçekte ise o sık sık bir parti gibi davranıyor ve PCE’nin üstlenmesi gereken ödevleri üstlenmeye kalkıyordu.

Benzer bir tartışma sendikalarla ilişkiler konusunda yapıldı. Çoğunluk, en büyük çatı örgütü olan Comisiones Obreras’a (CCOO) yönelimi destekledi. PCE tek sendika çatısı altında birleşmeyi savunuyor. Bu yüzden sendikalar, bunlar partinin pozisyonuna daha yakın olsalar bile, küçük birlikler halinde organize olmamalılar. Bu, kendisini anarko – sendikalist olarak nitelendiren, ama mesela Bask ülkesinde, Katalonya’da ve Endülüs’te çok sayıda yerel sendikalara sahip olan onbinlerce üyeli CGT için bilhassa geçerli. Kongre, PCE’nin işletmelerde faaliyeti sendikalara terk edemeyeceği, aksine yeniden işletme hücreleri inşasına yoğunlaşması gerektiğini saptadı.

20. Kongrenin stratejik olarak tayin edici kararı hiç tartışmasızdır ki neredeyse oybirliğiyle alınan, partiyi yine marksist – leninist olarak tanımlama kararıydı – 40 yıl, Santiago Carrillo’nun eurokomünizmi dönemi boyunca PCE’nin bütün belgelerinde silinen bir kavram. Delegeler buna ek olarak, yeni yönelimi sembolik olarak da görünür kılma kararı verdiler: Partinin sembolü bundan böyle yalnızca çekiç ve oraktan ibaret olmayacak, yanısıra beş kıtadaki işçi hareketinin dayanışmasını sembolize eden beş köşeli yıldız da olacak. PCE’nin yönetimi bundan sonra ”Federal Komite” adını taşımayacak, bunun yerine yeniden Merkez Komitesi olarak adlandırılacak. Ve altı kalınca çizilen başka bir yenilik parti içinde fraksiyonlar oluşturmanın yasaklanması. Bu, yeni bir tarz, zira şimdiye kadar yönetim organları seçimlerinde birbirleriyle rekabet eden aday listeleri tamamen olağandı. Bu kez MK için sadece tek liste vardı. Delegeler bu listeyi alkışlarla kabul ettiler. Delegelerin yüzde 80’den fazlası önergeye oy verdiler.

Bu kez PCE kongrenin çapraşık koşulları yüzünden enternasyonal delegasyonlardan çok azını ağırlayabildi; Venezuala, Küba, Filistin ve Batı Sahra’dan konukların yanı sıra DKP’den de bir temsilci. Delegeler ortak bildirgelerde Honduras’taki baskıları ve AB’nin Venezuala’ya karşı yaptırımlarını kınadılar, tarihi Filistin coğrafyasının tümünde demokratik ve laik bir devletin kurulmasını talep ettiler ve Batı Sahra’nın Fas işgalinden kurtuluşunu ve Suriye’deki iç savaşa son verilmesini istediler.

Katalonya’daki durum parti kongresinde özel bir rol oynamadı. PCE politik raporunda İspanya’nın tüm halkları için kendi kaderini tayin hakkını bundan sonra da savunacağını bir kez daha vurguladı. Bu, ayrılma hakkını da içeriyor – ancak parti bu yöndeki eğilimlere karşı mücadele edecek.

UZ, 8.12.2017

Kaynak: http://news.dkp.suhail.uberspace.de/2017/12/pce-partei-mit-stern/

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …