Çarşamba , Şubat 1 2023
Home / Güncel / HÜSEYİN ELMAS’I ANARKEN geçmişten geleceğe kkp / parti arşivinden

HÜSEYİN ELMAS’I ANARKEN geçmişten geleceğe kkp / parti arşivinden

Aşağıdaki yazı TKEP yayın organı Birlik Yolu dergisinin Aralık 1988’de çıkan 44’üncü sayısında yayınlanmıştır. Hüseyin Elmas yoldaşın 29″uncu ölüm yıldönümü vesilesiyle yeniden yayınlıyoruz. – redaksiyon

YİĞİT BİR KÜRT KOMÜNİSTİNİN ARDINDAN!

Partîya Komünîsta Kurdîstan (KKP) yöneticilerinden Hüseyin Elmas (Başkan) yoldaşı yitirdik. Hüseyin Elmas, faşizmin işkencehane ve cezaevlerinde uğradığı işkencelerin bir sonucu olarak yakalandığı ağır hastalıktan kurtulamayarak 30 Kasım 1988 günü aramızdan ayrıldı. Türkiye ve Kürdistan proleteryası değerli bir militanını; Partimiz, usta bir örgütçü ve yöneticisini, özverili bir savaşçısını yitirdi.

Hüseyin Elmas, 1952 yılında Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde doğdu. İlkokulu bitirdi. Çok erken yaşlarda devrimci mücadeleye atıldı. Daha ilk gençlik yıllarında, 1968’lerden itibaren devrimci düşüncelere ilgi duydu; kişisel çabalarıyla kendi kendisini yetiştirdi; marxizm – leninizmi kavramaya, bilinçlenmeye girişti.

Hüseyin Elmas, herşeyden önce ”eylem adamı”ydı. Yaşamı, ilk gençlik yıllarından ölümüne kadar devrimci mücadele ile geçti.

Yoldaşı ilk kez, 1969 – 70’lerde eylem halinde görüyoruz. Dev-Genç’lilerin en etkin oldukları illerden birisi durumundaki Malatya, o yıllarda devrim savaşçılarının, ateşli gençlerin güçlü bir kalesidir. Küçük üreticilerin mitingleri, anti – emperyalist gençlik eylemleri ve devrimci politik kampanyaların canlı, hareketli ortamının içindedir genç Hüseyin. İlk eylemi Hekimhan’da bir şantiyede inşaat işçilerinin grevini örgütlemektir. Ücret artırımı ve çalışma koşullarının düzeltilmesi amacıyla greve çıkan işçilerin patronu, Hüseyin’in yakın bir akrabasıdır. Ama ne bu durum, ne de işi ve ücretinin diğer işçilere kıyasla oldukça iyi durumda olması, Hüseyin yoldaşı işçi eyleminin başına geçmekten alıkoymaz. İşçiler başarıya ulaşır, istemlerini elde ederler; tabii bu arada ”dikkafalı” Hüseyin işten atılır.

1970’li yıllarda, THKO’nun ateşli bir taraftarı olarak mücadele eden yoldaş, bir yandan bilinçlenmekte, dönemin politik tartışmaları içinde etkin olarak yer almakta ve öte yandan da inandığı doğrultuda politik propaganda ve ajitasyon yürütmektedir. THKO içinde 1975’te ”sosyal – emperyalizm” tartışmaları sırasında yoldaş tereddütsüz olarak maoculuğa, anti – sovyetizme karşı çıktı; THKO – MB saflarında yer aldı.

O, artık yalnızca kendini yetiştirmekte olan bir sempatizan değil, sorumluluk üstlenmiş aktif bir örgüt üyesidir. Ve onun esas belirgin nitelikleri ve yetenekleri burada ortaya çıkar; O, EYLEMCİ, MÜCADELECİ kişiliğinin yanısıra tam bir ÖRGÜTÇÜ ve ÖNDERDİR. Önderlik ve örgütçülük O’nun doğal nitelikleridir.

Örgütçü yeteneğiyle hemen sivrilen yoldaşı, kısa bir süre sonra Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu – Mücadele Birliği’nin Malatya İl Komitesi içinde yöneticilik yaparken görüyoruz. Yoldaş Malatya İl Komitesi Sekreteridir; il örgütünün ruhu ve beynidir artık. Daha ileri eğitim görmüş birçok akranını, azim, çalışkanlık, kararlılık ve örgütçü nitelikleriyle aşmış; bileğinin hakkıyla öne geçmiştir. O’nun yönetimi altında il örgütü, işçi sınıfı tabanına oturacak, bellibaşlı sanayi kuruluşlarını hücreler ağıyla çevirecektir.

1977 Aralık ayında THKO – MB’nin Genel Konferansı yapılır ve konferansta partileşme kararı alınır. Örgüt yapısı yeniden kurulacaktır, artık Parti örgütlenmesi oluşturulacaktır. Bu karar, Malatya’da fazla bir zorlanma, çalkantı yaratmadan uygulanır. Yeni yapının başlıca mimarı, Hüseyin Elmas’tır.

O yıllar, sivil faşist hareketin devlet güçlerine dayanarak, devrimci güçlere karşı faşist terörü hızla tırmandırdığı yıllardır. Faşist terörün kırılması için, devrimci kitle şiddetini organize etmek, halk kitlelerini mücadelenin pasif seyircileri olmaktan çıkarıp, örgütlü olarak anti – faşist mücadeleye sevketmek ve dağınık devrimci güçler arasında eylem birliğini gerçekleştirmek gerekmektedir. Hüseyin Elmas, ısrarla bu çizginin izleyicisi olur ve bu doğrultuda ileri adımlar atılmasına, somut başarılar elde edilmesine öncülük eder.

Hüseyin Elmas, TKEP’e ön gelen THKO – MB ve TKEP’in örgütlenmesi ve mücadelesi sürecinde, bütün önemli örgüt çalışmalarının içinde ve başında yer aldı. O, HEP EN ÖNDE yürüdü.

1976’dan, cezaevine girdiği 1980 Ekim’ine kadar örgütün (sonra Partinin) İl Komitesi Sekreterliğini yaptı. Antep, Malatya, Diyarbakır illerini kapsayan Bölge Komitesi’nde yer aldı. 1980 Nisan – Mayıs’ında yapılan TKEP 1. (Kuruluş) Kongresi’ne Malatya delegesi olarak katıldı.

Hüseyin Elmas, yalnızca bir illegal örgüt yöneticisi, Parti örgütçüsü değil, aynı zamanda bir KİTLE ÖNDERİ’ydi. 1976 – 77 yıllarında Balast İşçileri’ni örgütleyen, direnişlerini yöneten, onların dernekleşmelerini sağlayan Hüseyin Elmas’tı.

1977’de onu bu kez Malatya Sanayi İöçileri Derneği’nin başkanlığını yaparken görüyoruz. Sanayi çarşısı işyerlerinde çırak olarak çalışan genç işçileri örgütlemektedir.

Daha sonra (1978) İplik – İş Sendikası Malatya Şubesi kuruculuğunu ve başkanlığını yapan yoldaş, Sümerbank, İpaş, Tekel, Şeker Fabrikaları başta gelmek üzere Malatya’daki işçi örgütlenmelerinin ve mücadelelerinin etkin olarak içinde, yanında ve başındadır. O, hem İLLEGAL ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ hem de KİTLE ÖNDERLİĞİ sanatlarını bağdaştırmayı başaran, illegal örgütlenme – legal çalışma bağını ustaca kurabilen, değişik örgüt ve mücadele biçimlerini hünerle kullanabilen insanlardandı. Hüseyin Elmas, kitle eylemlerinin, miting ve gösterilerin de örgütleyicisi, yöneticisi ve ajitatörüydü.

Yoldaş, ayrıca devrimci güçler arasında ortak eylemin, güçbirliği çalışmalarının da ısrarlı bir taraftarı, usanmaz bir işçisiydi. Onun sayesinde birçok geçici eylem birliğini kotarmak mümkün oldu. 1980 Malatya Belediye Başkanlığı seçimleri için, devrimci grupların bir araya getirilmesi ve ortak bağımsız devrimci aday çıkartılmasında yoldaşın unutulmaz katkıları oldu.
O, günlük parti eyleminin örgütlendirilmesi, partinin genel politik çizgisinin bölgesel planda hayata geçirilmesi, parti taktiğinin saptanması ve uygulanmasında daima birinci plandaydı. Baştan sona kadar parti hattının savunucusu, parti birliğinin gözeticisi, ideolojik ve politik bütünlüğün izleyicisi oldu. Parti içinde çıkan sorunlarda, çeşitli bunalımlarda yalpalamadan, sarsılmadan bolşevik çizgiyi izledi.

1978 24 Aralık Kahramanmaraş faşist katliamından sonra ilan edilen sıkıyönetime karşı çıkan ilk bildiriyi hazırlayan Hüseyin Elmas yoldaştı. Derhal gözaltına alındı ve bir hafta boyunca Elazığ 1800 Evler işkence merkezinde ağır işkencelerden geçirildi. İktidarda Ecevit’in CHP’si bulunuyordu.

1980 Mart’ında Hüseyin Elmas 20 arkadaşıyla birlikte bir kez daha gözaltına alındı, yaklaşık bir ay sorguevinde kaldı; ağır işkencelere tabi tutuldu.

Ama bunların hiçbirisi onu yıldıramadı, mücadeleden vazgeçiremedi. O, DEVRİMCİLİĞİ KENDİSİNE BİR MESLEK, BİR YAŞAM TARZI olarak seçmişti. Arkasındaki bütün geri dönüş köprülerini atmış, bütün gemilerini yakmış, öylece yola çıkmıştı. KENDİSİNİ TAMAMEN DEVRİME ADAMIŞTI. Tek işi, tek ”semayesi” vardı: Devrimcilik… Bu yüzdendir ki, daha henüz işkence yaraları kapanmadan Hüseyin yoldaş TKEP kuruluş kongresine katılır.

12 Eylül’den sonra yoldaş, partinin yeni koşullarda örgütlendirilmesi içerisindeyken, Ekim ayı sonlarında yakalandı. Ağır işkencelerden geçirildi. Faşist sıkıyönetim askeri mahkemesince 18 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. 1980 Ekim’inden 1980 Mayıs ayına kadar faşizmin zindanlarında mücadelesini sürdürdü. 1983’de bir kez daha sorguya alındı.

Hüseyin Elmas ve arkadaşlarını cezalandıran Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinin kararı nasıl verildi?

Verilen ceza 8. Kolordu bölgesindeki benzer davalar içinde en ağırıdır.

Ceza, Seyit Konuk ve diğer iki yoldaşın idamlarından bir süre sonra verildi. Mahkeme reise, karar verilirken ”neden cezalar böyle yüksek tutuldu” diyen avukata, ”bunların İzmir’de idam edilen teröristlerle aynı örgütten olduğunu” söyler.

Savcının mütalaasında Hüseyin için 20 yıl ceza istenir. Hüseyin ”sizin istediğiniz ceza aslında önceden verilmiş, kesinleşmiştir. İşkenceciler sorgu sırasında, sana tam 20 yıl vereceğiz. İçerde çürüyeceksin, dışarı çıkınca da öleceksin, diyorlardı. Dedikleri çıkıyor. Siz onların dediğini yapıyorsunuz”, der. Mahkeme istişareye çekilir ve sonuçta 18 yıl verilir. Hem yoldaş hem de heyttekiler gülümsemektedir…

Son mahkeme sırasında Avukat Erkal Gençaydın, ”dosyaları incelerken tesadüfen bir MİT belgesine rastladığını, o belgede bu davada yargılananlara verilecek cezanın kesildiği ve mahkemeye emredildiğini gördüğünü ve bu yüzden bu koşullarda savunma yapamayacağını” söyler ve geri çekilir.

Cezaevinde de direnme çizgisini kendisine temel alan Hüseyin yoldaş, sayısız açlık grevine katıldı. Toplam 100 günden fazla gün açlık grevi yaptı, sayısız direniş içinde yer aldı.
Elazığ Sıkıyönetim Askeri Cezaevinde ve Malatya E Tipi Özel Cezaevinde ”KKP Cezaevi Parti Üst Komitesi” üyesi olarak, partili yoldaşların mücadelelerinin başında bulundu. KKP’nin cezaevi politikasının belirlenmesinde etkili oldu.

Kararlılık, disiplin, düşmanla uzlaşmazlık ve kavgacılık niteliklerini kişiliğinde bütünleştirmiş; teoriyi ”desinler diye” değil, mücadeleye ışık tutması için öğrenmiş ve teori ile pratiğin birliği ilkesini kendi yaşamında gerçekleştirmiş olan Hüseyin yoldaş, 1988 Mayıs’ında cezaevinden çıktıktan sonra da mücadelesini sürdürdü. Yoldaş cezaevinden çıkar çıkmaz hemen TKEP MK ile bağ kurdu ve önerilen görevleri ikircikliğe düşmeden ve fazla düşünmeden derhal kabul etti. Yaşamının son aylarında KKP merkezi yönetiminde görev sürdürdü. 1988 Ekim ayında fenalaşarak hastahaneye kaldırıldığında, akciğere kanserin yerleştiği ve beyne sıçradığı anlaşıldı. Habis hstalık iki ay içinde yoldaşımızı eritip bitirdi.

Ölüm döşeğindeyken dahi o, yalnızca mücadeleyi, üstlendiği görevleri düşünüyordu.

”Bir an önce faaliyetleri başlatmak gerek!” ”Tüm yoldaşlara selam söyleyin!” Can çekişirken söyleyebildiği son sözleri bunlar oldu. Son deminde bile hsta yatağına çakılıp, görevden ayrı kalmanın üzüntüsünü ve ezikliğini yaşıyordu.

Malatya işçilerinin ”Başkan”ı bugün aramızda yok. Ancak, unutulmaz yaşamı ve mücadelesi bizlere ışık tutmaya devam edecektir.

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …