Cumartesi , Ocak 28 2023
Home / Güncel / SON Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili KKP MK Açıklaması

SON Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili KKP MK Açıklaması

KÜRDİSTAN VE TÜRKİYE HALKLARI!

Erdoğan diktatörlüğü Kanun Hükmünde Kararname’lerine (KHK) yenilerini ekledi. Kararnamelerden biriyle siyasi tutuklulara tek tip elbise giyme zorunluluğu getirildi; diğer biriyle sivil faşist ve yobazlara rejim karşıtı her türlü eyleme ”cezadan muaf olarak” saldırma hak ve yetkisi verildi. Tüm öbür KHKler gibi son iki kararname de doğrudan doğruya insan hak ve özgürlüklerini; faşizme boyu eğmeyen insanların can, mal ve ırz güvenliğini hedefliyor; işçi, emekçi, aydın, genç, kadın herkesi faşizme biat etmeye zorluyor.

Erdoğan’ın kurmakla övündüğü Yeni Türkiye işte budur! Tekelci kodamanların çıkarılmasını istedikleri her kanun meclis, mahkeme, muhalefet gibi engellere takılmadan kararname ya da yönetmelik adı altında en hızlı biçimde alınıyor ve süratle icra ediliyor. Erdoğan’ın faşist diktatörlüğü, Türk finans kapitalinin emperyalist arzularına cevap veriyor.

KÜRDİSTANLI VE TÜRKİYELİ İŞÇİLER, EMEKÇİLER

Faşist diktatörlüğün son kararları faşizmin daha da azgınlaşacağını, hem içerde hem dışarda daha saldırgan politikalar izleyeceğini gösteriyor.

KADINLAR, GENÇLER, HER ULUS – DİN – MEZHEP VE İNANÇTAN BARIŞSEVERLER!

İçerdeki saldırıların asıl hedefi sizlersiniz. Yobaz – faşist Erdoğan diktatörlüğü rejiminde hiç kimse güvende değildir. İktidar, yalnızca devletin resmi kolluk kuvvetlerine değil, bunun yanısıra yandaşlarına da ”yargısız infaz” hakkı tanımıştır. Son ”cezadan muaf tutulma” kararnamesinden cesaret alan her çapulcu mahallesindeki aleviye, eylem alanındaki gence, parkta oturan kadına, inşaatta çalışan Kürde, greve çıkan işçiye saldırabilir.

Yobaz – faşist diktatörlük, kendisine biat etmeyen herkese karşı adı konmamış bir ”Cihad” ilân etmiş; kendi yandaşlarını bu ”cihad”ın yasal ”Mücahiddin”leri haline getirmiştir. Bu ”Cihad” ilanının en çarpıcı tezahürü siyasi tutsakları, İŞİD canilerinin esirlerine yaptıkları gibi, tek tip elbise ile aşağılama, kişiliksizleştirme kararnamesidir.

Tek tip elbise dayatması 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğü ve onun devamcısı Evren – Özal hâkimiyeti döneminde denendi. Devrimci tutsaklar tek tip elbise dayatmasını kabul etmedi. Açlık grevleri, ölüm oruçları, tek tip elbiseleri yırtarak mahkemelere don – atletle çıkma türünden direnişlerde yaşamlarını kaybeden, hastalanan, sakat kalan insanlar oldu. Ne uzun süreli görüş yasakları, ne falaka ve dayak, ne soğuk hücrelerde don – atletle betonda yatmak zorunda bırakılma devrimcileri yıldıramadı. Devrimciler, faşizmin teslimiyet dayatmalarına boyun eğmediler. Tek tip elbise fırtınası, devrimci direniş setlerine çarparak parça parça oldu.

Hiç kuşkusuz devrimci tutsaklar, geçmişte denenmiş ve bir çok devrimcinin canı pahasına tarihin çöplüğüne atılmış olan bu hayasız uygulamaya asla boyun eğmeyeceklerdir. 12 Eylül faşizminin dayattığı tek tip lacivert paçavraları yırtarak askeri mahkemelerin karşısına iç giysileriyle çıkan devrimciler Erdoğan’ın ”kuru badem içinin koyusu” ve gri renklerde paçavralarını da yırtacak ve faşizmin suratına çarpacaklardır.

İŞÇİLER, EMEKÇİLER

Faşizm önce en savunmasızlara, özgürlüklerini gasp ettiği muhaliflere, devrimci tutsaklara saldırır. Onları her türlü aşağılamaya boyun eğen yaşayan ölülere çevirmeye çalışır. Önce tek tip elbise giymeye, sonra her emre körü körüne itaat etmeye zorlar.

Faşizm önce örgütsüz, dağınık, tek tek muhaliflere saldırır. Onları teker teker toplar, zindanlara, toplu mezarlara doldurur. Etliye sütlüye karışmadığı için faşizmin kendisine dokunmayacağını sanan kimseler sıranın bir gün kendilerine de geldiğini görürler.

Faşizm taşları bağlar, köpekleri serbest bırakır. Her türlü örgütlenmeyi, toplu karşı koymayı yasaklar, bastırır; rejimi ayakta tutan resmi – sivil her kişi ve örgütü Ali kıran, baş kesen haline getirir. Ayaktakımı ve serseriler faşizmin örgütlü saldırı kıt’aları haline getirilir.

Erdoğan faşizmi TC devletini tamamen kontrolüne almıştır; ancak bunu bile yeterli görmüyor. Daha şimdiden çok sayıda paramiliter örgütü organize etmiş, silahlandırmış bulunuyor. HÖH (Halk Özel Harekat), Osmanlı Ocakları, SADAT gibi açık paramiliter örgütlerden başka AKP Gençlik Kolları, MHP’nin ülkücü gençliği rejimin eli altında emre amade duruyor. Bu açık faaliyet yürüten örgütlerden başka gizli AKP timleri, AKP istihbarat örgütleri bulunduğu biliniyor.

TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN HALKLARI

Türk – islam sentezine dayalı faşist Erdoğan diktatörlüğü, 12 Mart ve 12 Eylül askeri faşist diktatörlüklerinin aksine ‘’memlekette huzur ve güveni tesis edip, en kısa sürede yerini demokrasiye bırakmayı hedeflediğini’’ iddia etmiyor. Bu rejim mümkünse iktidarı bir daha asla bırakmamak üzere tesis edilmiştir. Atılan her yeni adım işte bunu mümkün kılmak, faşist rejimi ‘’her türlü iç kalkışmaya karşı’’ yıkılmaz şekilde pekiştirmek, sağlamlaştırmak, aşılmaz kale haline getirmek maksadıyladır.

Ancak bu maksatlarına erişemeyecekler. Faşist rejim birleşik halk hareketinin darbeleri altında yıkılmaktan, Erdoğan ve suç ortakları hak ettikleri cezalara çarptırılmaktan kurtulamayacaktır.

Halklarımız bunu başaracak bilinç ve tecrübeye, direnme geleneğine sahiptir. Yeter ki hepimiz bir ve birlik olalım, örgütlü olalım ve kazandığı mevzilerden faşizmi geri püskürtmek için kararlı toplumsal mücadele edelim.

Günün en acil, en baş görevi budur. En acil hedef Erdoğan diktatörlüğünün yıkılması, genel bir siyasal af çıkarılması, devletin faşist aparatının ve paramiliter faşist örgütlerin dağıtılması, AKP, MHP gibi partilerin ve yan kuruluşlarının, kapatılması demokratik bir anayasa temelinde bir halklar meclisi kurulması, Kürdistan’da süren imha savaşına derhal son verilmesi ve Kürt halkına kendi kaderini tayin hakkının sağlanmasıdır.

28. 12. 2017

Partiya Komunista Kurdistan

KKP

Merkez Komitesi

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …