Pazartesi , Haziran 14 2021
Home / Güncel / KKP MERKEZ KOMiTESi (15 MAYIS 2013) AÇIKLAMASI

KKP MERKEZ KOMiTESi (15 MAYIS 2013) AÇIKLAMASI

Partiya Kominsta Kürdistan (KKP) Merkez Komitesi 15 Mayıs 2013 tarihli mevcut siyasal süreci değerlendırmış ve sonucunu kamuoyu ile paylaşmış. O tarihlerdeki tespitlerin ne kadar doğru olduğunu düşünerek bir kez daha yayınlama gereği duyduk!!
KKP MERKEZ KOMİTESİ AÇIKLAMASI
Merkez Komitemiz, Ülkemiz ve bölgemizdeki son siyasi gelişmeleri değerlendirmiş ve;
-2008 yılında başlayan ve süren kapitalizmin yeni krizinin son 80 yıl içerisinde karşılaşılan devrevi krizlerden çok çok ağır olduğunu;
-Birçok nedenden dolayı emperyalist – kapitalist güçlerin krizi atlatma yöntemi olarak dar kapsamlı birbirleriyle Pazar savaşını veya kapsamlı bir dünya savaşını göze alamadıklarını;
-Fosil enerji kaynaklarının Dünyadaki merkezi olması, doğal kaynakların sınırlılığının bilinmesi ve Ortadoğu’daki hemen hemen tüm devletlerin ( İran ve Türkiye hariç) yapaylığı gibi ana nedenlerle bölgemizin kapitalizmin krizinin atlatılması için savaş alanı olarak belirlendiğini;
-Bölgesel savaşın G- 20‘ ler tarafından asgari müşterekler sağlanarak sürdürüldüğü ve sürdürüleceğini, savaşın bölgesel sonucunun İran’la noktalanacağını;
-Kriz atlatılamazsa Uzak doğunun kapitalist tüketim pazarına tam katılımının sağlanması çabalarının savaşı doğu Asya’ya kaydırılabileceğini;
-Her yoğun kriz ve savaş ortamının işçi ve emekçi halklar için ekonomik, sosyal, kültürel ve hatta ahlaki olarak ağır yıkımlar getirebileceği gibi, ulusal ve toplumsal kurtuluş olanakları da doğurabileceğini;
-1. Ve 2. Dünya savaşlarıyla sonuçlanan krizlerden yararlanamayan Ulusumuzun, Ortadoğu yeniden dizayn edilirken mutlaka ve mutlaka süreci kendi lehine değerlendirmesi, kendi özgürlüğünü kendi ellerine alması, ucu görünen Kürdistan Federasyonunu bügünden adım adım örmesi , resmen gerçekleşmesi gecikse bile fiilen fedaral bir Kürdistan’nın kurulmasını;
-Ortadoğu haritasının yeniden belirlenmesi sürecinde G- 20’lerin özel rol biçtiği T.C‘ nin kendi emperyal emellerinin de politik yönelimlerinde belirleyici olduğunu, bu emperyal amaçlar nedeniyle kendi iç yapılanmasını buna göre yeniden düzenlemek istediğini;
-Başta Kelkük olmak üzere Güney Kürdistan’nın zengin ve önemli ölçüde de işlenmemiş petrol zenginliklerinden yeni enerji kaynaklarının paylaşımında birinci elden yararlanmak amacı güttüğünü;
-Savaş yoluyla Halkımızı kendi sistemi ile bütünleştiremeyeceğini 90 yıllık, PKK‘ yi yok edemeyeceğini son 30 yıllık deneyimleriyle öğrendiği, iç savaşın yarattığı iç istikrarsızlıklardan ve ekonomik girdilerden kurtulmak istediği için T.C‘ nin PKK ile barış masasına oturmak zorunda olduğunu;
-Kitlesel destek , nicel ve nitel kadro kaybıyla kendini dışa vuran politik ve askeri yenilgilerin PKK açısından sözü edilememekle birlikte 30 yıllık savaş süreci özellikle Kuzeyde yaşayan halkımız ve PKK için her bakımdan ağır sonuçlar doğurma pahasına sürdürüldüğünü, bu ağır yükün azaltılmasının yeni yol ve yöntemlerinin bulunmasının yaşam tarafından zorunlu hale getirildiğini;
-Silahla sürdürülen politik mücadelenin Halkımız, Türkiye, bölge ve dünya kamuoyu üzerinde işlevselliğini çoktandır tamamladığı, savaşarak T.C’ni Ülkemizden kovmanın olanaklı olmadığı ve yaklaşık son 15 yıldan beri PKK‘ nin savunduğu politik hedeflerle de uygunluk içerisinde bulunmadığı için savaşı başlatanın savaşı bitirmek istediğini;
-1990 lardan beri Ülkemizde politikanın kitleselleşmesi, siyasetin ve diplomasinin öğrenilmesi ve kadrolaşmada azımsanamayacak bir düzey tutturulması gerçeği, meşru politik yollarla sonuç alabilmenin olanaklarını artırdığından, PKK nin de bu zeminde süreci devam ettirmek istediğini;
-Bağımsız bir devlet gibi politik aktivite içerisinde olan G.Kürdistan Federe Devleti genel hatlarıyla izlediği tutarlı politik çizgisiyle Ulusumuzun diğer parçalarının özgürlük mücadelesine önemli katkılar sunmakta ve olanaklar yaratmakta olduğundan, yakın geleceğimizin temel belirleyenlerinden birisi haline geldiğini;
-Ortadoğunun yeniden şekillendirilmesinin şu anki merkezi durumunda olan Suriye’nin uzun süre mevcut karmaşayı yaşayamayacağı, eski durumuna da geri dönemeyeceği gerçeği içerisinde Ulusumuzun oradaki parçası fiilen kendi kendini yönetme hakkını kendi ellerine almış olduğundan,her hal ve şartta yeni harita şekillendirilmesinde kendileri ve Ulusumuzun bütünü adına rol almalarının kaçınılmazlığını;
-Enerji kaynaklarının ve buna bağlı olarak yakın coğrafyamızın yeniden dizayn edillişinin son noktası olacak olan İran‘ a sıra geldiğinde Büyük Kürdistan Federasyonunun da güncelleşeceğini ana konular olarak yeniden vurgulamak, görüş ve tesbitlerini başta halkımız ve onun politik öncüleri ve aydınları ile paylaşmak istemektedir.
Ve MK miz ayrıca belitmek gereği duymaktadır ki:
-Kamuoyunda „ Oslo süreci“ olarak bilinen aşamada Ulusal ve kültürel varlığımızın inkarı süreci bittiği gibi şu an sürmekte olan T.C ve PKK arasındaki ateşkes ve barış sürecinde de siyasi inkar bitmiştir.
-Adlandırması, biçimi ve düzeyi ne olursa olsun ( Federasyon, otonomi, özerklik gibi) halkımızın kendi kendisini yönetme hakkı, Ulus ve ülke olarak varlığımızın anayasal ve uluslar arası güvencelere bağlanması, Anadilde eğitim ve kendi adımıza siyaset yapmanın önündeki tüm engellerin kaldırılması gibi temel istemlerimizle ilgili ortada ciddi bir ilerleme bulunmamaktadır.
-Bu temel taleplerin karşılanmamış olmasına, esas yapılanması ve Ulusumuza karşı asıl politikalarında köklü değişimler olmamış T.C‘ ne olan asırlık güvensizlik de eklenince Halkımızda kısmi tedirginlik, bekleyiş, temkin ve morel düşüş gözlemlenmektedir.
-Toplumda gözlemlenen bu haklı kaygı ve tedirginliklere günlük politik kaygılarla yapılan ajitasyon ve politik söylemler de etkide bulunmaktadır. Elbette güncel kaygılar olacaktır ve bu kaygılar ajitasyona ve politik söylemlere de yansıyacaktır; fakat her hassas süreçte olduğu gibi bu hassas süreçte de biçimin öne çıktığı gerçeğini unutmamamız gerekiyor.
-Mevcut süreç kendi adımıza siyaset yapmanın önündeki yasal ve fiili engellerin tamamen ortadan kaldırıldığı bir noktaya ulaştırılabilirse – bu olanaklıdır ama, Osmanlıda oyunun çokluğunu unutmadan- yukarıda sıraladığımız acil ve temel taleplerimizin kazanımının konjöktürel, toplumsal ve siyasal güçlü olanakları mevcuttur.
Bu olanaklar kendiliğinden gerçeğe dönüşmeyeceği ve kimsenin de bize lütufta bulunması düşünülmeyeceğine göre, çözüm kendi ellerimizdedir: Tek tek parçalarda ve Ülke genelinde ulusal birliğimizi sağlamak ve Kürt ortak aklını bir an önce yaratmak zorundayız.
KKP MERKEZ KOMİTESİ
15 Mayıs 2013

Bölüme ait diğer yazılardan!

ULUSAL TAVIR!

Ulusal Tavır Türkiye Devletinin Saldırı ve İşgaline Karşı Ulusal ve Yurtsever Tavır Kürdistan Ulusal Kongresi- …