Cumartesi , Ocak 28 2023
Home / Güncel / 12 EYLÜL’ÜN KARANLIĞINI YIRTACAĞIZ!!

12 EYLÜL’ÜN KARANLIĞINI YIRTACAĞIZ!!

12 Eylül’ün Karanlığını Yırtacağız!
Bugün 12 Eylül; bundan 40 yıl önce Askeri faşist cunta iktidarı zorla gasp etti. Askeri faşist Cunta toplumsal devrimci halk muhalefetini kanla bastırdı. On binlerce insanı cezaevlerini doldurdu, 600 bin insanı işinden yerinden ve yurdundan uzaklaştırdı.
Bunların büyük bir kesimini işkence tezgahlarından geçirdi ve 52 yılmaz komünist gençleri idam etti.
Onbinlerce komünist, devrimci demokratı bu süreçte sakat bırakıldı. Türkiye toplumunu adeta göz yaşı, kan ve açlıkla susuzlukla terbiye etmeye çalıştı.
12 Eylül 1980 cuntası yükselen devrimci mücadeleyi bastırmak ve egemen sınıfların iktidarını ve istikrarını sağlamak için ABD emperyalizminin emriyle sosyalizm kavgasını ve ulusal kurtuluş mücadelesinin bastırılması ve yok edilmesi için eli kanlı katil generaller iş başına getirildi. Ülkeyi açıkça bir ceza evine dönüştürdüler. Ve böylelikle toplumu susturarak bir sonuç alacaklarını sanıyorlardı; oysa bununla toplum üzerinden hiç bir sonuç alamadı ve alamazlar.
Askeri faşist cunta, Kuzey Kürdistan’da taş üstüne taş bırakmadı; Kürt şehirlerini, köylerini yıktı, yaktı ve yerle bir etti.
Kürdistan’ın demografik yapısı değiştirilmeye çalışıldı.
Bu baskı, zülüm, göz yaşı, kandan beslenen faşist devlet “Cenibir’li Kürt köylülerine insan dışkısını yedirdi”.
Askeri faşist cuntanın bu insanlık dışı uygulaması tarihe kara bir leke olarak geçti. Unutmadık ve unutmayacağız, dost da, düşman da bunu bilsin ki; günü geldiğinde mutlak ama mutlak bunun hesabı sorulacaktır.
Faşist askeri cunta yerini her ne kadar kısa sürede sivil hükümetlere bıraksa da, uluslararası kamuoyunun yanıltmadan öteye gitmemiştir. Faşist Türk devleti Kürdistan’daki kirli savaşı daha da derinleştirerek Kürt halkının demokratik istemlerine ve taleplerine katliamlarla karşılık verdi; faili meçhul cinayetler köy boşaltmalar, baskı ve zulüm 90’lı yıllarda tam doruğa erişti.
Türk faşist devleti Kürdistan halkına karşı asmiliasyon ve soykırım politikasını kuruluşundan beri tekçi zihniyetini sürdürmüştür. Faşist Türk devleti kendi varlığını Kürt’lerin yokluğu üzerinden var edegelmiştir.
Kürdistan’ın ve Kürt’lerin dört parçadaki varlığı TC devletinin bekası için bir tehdit olarak algılanmaktadır.
Bu algı dağıltılmadıkça ve faşist devlet yapısı lağvedilmedikçe halklarımıza rahatlık olmaz ve olmayacaktır.
Kürdistanın dört parçası TC Emperyalizminin işgal ve istila hedefindedir.
Bu nedenden ötürü;
– Afrin işgal altında ve orada Türkiye idari sistemi inşa edilmek isteniyor.
– Fırat’ın doğusuna Rojava ve Arap toprakları işgal edildi ve el konuldu.
IŞID güruhunu bölge ve dünya insanlığının başından def eden Rojavalıların onca insanının yaşamını yitirme pahasına elde ettikleri ulusal kazanımları ortadan kaldırmak istenmektedir.
– Hiçbir uluslararası hukuki dayanağı olmamasına rağmen Güney Kürdistan Federe Devletinin toprakları aralıksız bir biçimde Türk savaş uçakları tarafından bombalanıyor.
-Irak’taki iç kargaşadan yararlanan Türk devleti faşizmi askeri, ekonomik ve diplomatik girişimle Güney Kürdistan Federe devletinin varlığını ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Milyonlarca insanımızı yerinden, yurdundan ederek mülteci konumuna sürüklüyor.
Hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi istemler önünde ülkemiz’de faşist AKP ve MHP bloku büyük engel teşkil ediyor. Hukuk ve yargı Kürt halkı için geçerli değil; bunu herkes biliyor. Şehirlerimiz sömürge valileri ve kayyumların atanmasıyla yönetiliyor. Seçme ve seçilme haklarımız ayaklar altına alınmıştır. HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkları dahi ellerinden alındı. Türk emperyalizminin “En iyi Kürt ölü Kürttür” siyaseti uygulanmaktadır. Kürdistani ve Türkiyeli ilerici sol, sosyalist siyasi parti ve devrimci örgütlere yönelik çökertme ve yok etme saldırıları kesintisiz sürdürülmektedir.
Cezaevlerinde ki politik tutukluların üzerinde ki baskı hergün artmaktadır.
İşçi emekçi halkımızın taleplerine, gazetecilere, sanatçılara dönük saldırılar, ve gözaltına alınmalara hergün yenisi ekleniyor. Avukatların savunma hakı ve adelet istemleri karşılık bulmuyor. Açlık grevinde Avukat Ebru Timtik açıkça devlet tarafından öldürdü.
Faşist rejim ekonomik ve toplumsal sorunlar karşısında tamamen felç olmuş durumundadır.
Pandeminin yayılmasıyla hasta vakaları hergün daha da artmakta ve toplumda başgösteren tedirginlik giderek büyümektedir. Faşist rejimin çözümsüzlüğü derinleştiriyor. Böylelikle kendi sonunu kendisi hazırlıyor. Faşist AKP ve MHP rejimi ömrünü uzatmak için toplumun dikkatlerini Akdeniz’e çekmeye çalışıyor.
Yunanistan’la Akdeniz uluslararası sularında her an savaş çıkarma ihtimali yaratarak uluslararası barışı tehdit ediyor. 12 Eylül Askeri Faşist Cunta varlığını halen faşist AKP ve MHP bloku üzerinden sürdürüyor.
Bizler, Hamburg Demokratik güçbirliği olarak 12 Eylül Askeri Faşist Cuntanın devamı olan AKP ve MHP faşist blokunu uluslararası alanda protesto etmeye halklarımızı ve devrimci kamuoyunu çağırıyoruz.
Tüm bunları teşhir etmek için hep birlikte mücadeleyi daha da yükseltelim.

  1. Demokratik Güçbirliği Hamburg

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …