Home / Güncel / SÖMÜRGECİ FAŞİST REJİMİN ÖCALAN VE DEMİRTAŞ OYUNU! Baran Cem

SÖMÜRGECİ FAŞİST REJİMİN ÖCALAN VE DEMİRTAŞ OYUNU! Baran Cem

Sömürgeci Faşist Rejim‘in Öcalan-Demirtaş Oyunu!

Sömürgeci TC devletinin başı Akp’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclisteki AKP grup toplantısında yaptığı haftalık konuşmasında HDP’nin tutuklu eş başkanı Selahattin Demirtaş’ı da hedef alarak, “CHP’nin başını çektiği ittifakın bir cenahını oluşturan PKK’nın güdümündeki parti ne yapacağını, ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını belirlemek için milletvekillerinin dağdaki eli silahlı sevgililerinden gelecek icazeti bekliyor. Bunların göğüsündeki şeref madalyası dağa kaçırdığı yavrular, bunlardaki vicdan bu. Ama Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” açıklamasıyla Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı yeni bir hamlenin işaret fişeğini ateşledi.

Biz Kürtler tarihimizden çok iyi biliriz ki, Ortadoğu‘nun en büyük, en eski halklarından olmamıza rağmen bu gün hala özgürlük mücadelesi vermek zorunda isek, milyonlarımız sürgünde, on binlerimiz zindanlarda, milyonlarımızın kırım ve katliama kurban gitmiş olmasına rağmen acılarımız son bulmamış ise, bunun nedeni sömürgeci düşmanlarımızın gaddarlığının, soykırımcı ve katliamcılığının yanında, kendi içimizdeki küçük hesapları aşıp ulusal biriliğimizi sağlayamamış olmamızdandır. Sömürgeciler her daim, Kürtler arasında var olan sorunları kendi çıkarları için çok iyi kullandı ve iç çatışmalarla Kürdleri zayıf düşürdükten sonra son darbeyi kendileri vurarak, özgürlüğe yaklaştığımız her defasında bizleri yenilgiye uğratmayı başardılar.

Kürtler adına politika yapan, Kürt halkınının özgürlüğü için mücadele eden her birey ve her güç bunu aklından çıkarmamalı ve attığı her adımı bu tarihsel arka planın bilincinde olarak atmalı.

Faşist Erdoğan Nereye Varmak İstiyor?

Akp ve Mhp den oluşan Türk- islam faşist blokunun iktidarlarını kaybetme korkusu yaşadığı bilinen bir gerçek. TC eğemen klikleri arasında kıyasıya bir iktidar çatışması yaşandığını da biliyoruz. TC eğemen blokları arasında yaşanan bu çatışmanın özünün; insan hak ve özgürlükleri, demokrasi, eşitlik ve barış eksenli olduğunu düşünmek safdillik olur. Her ne kadar millet ittifakı adı altında bir araya gelmiş olan partiler yukarıdaki kavramları sık sık kullansalar da bunun demogojik bir söylemden başka bir anlamı yok. Millet ittifakı denilen klik, sadece şu anda iktidarı elinde tutan, iktidar olmanın nimmetlerini çok dar çevresi dışında kimseyle paylaşmak istemeyen Cumhur ittifakı ve onun başındaki Erdoğan ile Bahçeli ikilisinde somutlaşan Türk-İslam Faşist blokunun tek başına herşeye hakim olmasına karşı çıkıyor. İktidar nimmetlerinin, eğemen klikler arasında, daha geniş çevrelere de pay edilmesinin mücadelesini veriyor. Bunun dışında ki konularda, özellikle de Kürtd halkının, Sosyalist, Komünist ve Yoksulların özgürlük, demokrasi, iş, aş ve barış taleplerine karşı hepisi aynı cephedeler, Yani, „Yeni Kapı Ruhu“ dedikleri yerdeler.

Eğemen iki kliğ‘in biçimsel farklılıklarda ayrı, temel konular da aynı olduğu TC Parlementosunda bulunan bütün partilerden aykırı olan tek parti HDP tir. Sömürgeci eğemen klikler arasında ki iktidar kavgasın da; bir pat durumu yaşanmaktadır. HDP ve HDP nin tabanını oluşturan Kürtler‘in tavrı, tahtravallinin iki ucundaki bu güçlerden hangisinin ağır basacağını bilirleyecektir. TC sömürgeciliği, daha öncesinde olduğu gibi 20 yıllık AKP iktidarı süresince de her türlü hile, zulüm, katliam ve imhayı dayatmasına rağmen Kürdleri ve HDP ni geriletip teslim alamadı. Kürd halkını HDP den koparamadığı gibi, HDP giderek Türk emekçi ve ilercilerinin de buluştuğu, umut bağladığı bir odak olma konumuna geldi. Parti binalarını bombalamak, mitinglerini kana bulamak, yöneticilerini, aktif üyelerini zindanlara tıkamak, kazanılmış belediyeleri zor yoluyla geri almak ve parti binalarına faşist katilleri sokup çalışanları katlettirmek… bütün bunlar işe yaramadı. HDP ve Kürt halkı diz çöküp aman dilemeyi ret etti… Sağlam bir kale gibi dim dik ayakta durmayı başardı.

Kaleyi İçeriden Fethetmek İçin Turova Atına İhtiyaç Var

Geriye kalan tek çare: Kaleyi içeriden fethetmek. TC nin devlet aklı, Turova atı olarak Altan Tan ve Ayhan Bilgen örneğinde olduğu gibi muhafazakar Kürtleri kullanmaya çalıştı ama Kürd halkı bunlara itibar etmeyince bu hesap tutmadı. Faşist Erdoğan ve Bahçeli kliği şimdi bir çok riski de göze alarak yıllardır, „Terörist“ dediği ve siyasi rehine olarak zindanda tutuğu Sayın Abdullah Öcalan ve Sayın Selahattin Demirtaş üzerinden yeni bir, „ böl parçala yönet“ projesini hayata geçirmek istiyor. Bu plan‘ın elbetteki bir çok hedefi var ve başarılı olursa halkımız açısından mühtiş bir yenilgi sonucunu doğurabilir. Bu nedeledir ki; Kürt halkı, HDP ve diğer bütün aktörler çok dikkatli olmak zorundadırlar. Sömürgeci devlet‘in başının ve politikacılarının söylediği hiçbir şeye itibar etmemelidirler.

Sayın Öcalan ve Sayın Demirtaş Derhal Serbest Bırakılmalı! İmralı, Edirne, Türkiye ve Kürdistan daki Yüzlerce Zindanda Rehin Tuttuğunuz On Binlerce Siyasetçilerimizden Dolayı Halkımıza Asıl Siz Hesap Vereceksiniz!

Sayın Abdulah Öcalan ve Sayın Selahattin Demirtaş, Kürd halkının özgürlük mücadelesinin önemli temsilcileridir ve bundan dolayıdır ki, on binlerce Kürt siyasetçisi gibi rehin alınmışlardır. Kürd halkının politik şahsiyetleri, önderleri ve partileri arasında görüş ve yaklaşım farkları olabilir ve bu gayet normal bir durumdur. TC sömürgeciliği, Türk siyasetçilerine tanıdığı siyaset yapma hakkı ve olanaklarını Kürt siyasetçileri ve partilerine de sağlamak zorundadır. Böylece, Kürt sisyaset kurumları da kendilerini özgürce ifade etme imkanı bulur ve Kürt halkı ona göre özgür iradesiyle karar verme hakkını kullanır. Hodri meydan!

Başta Öcalan , Demirtaş ve siyasi rehine olarak tutuğunuz bütün Kürt siyasetçilerini serbest bırakın! Yıllardır tecritte tutuğunuz, yaşayıp yaşamadığını bile bilmediğimiz, yaşıyorsa, hangi koşullar altında yaşadığı bile bilinmeyen Sayın Öcalan adına hangi yüzle konuşuyorsunuz! Sayın Öcalan ve Kürt halkının diğer temsilcileri arasına ördüğünüz duvarları kaldırın! Ha keza Demirtaş ve diğer bütün HDP liler ve Kürt siyasetçilerini derhal serbest bırakın! Görelim sizin yiğitliğinizi!

Yapamazlar/Yapmazlar! Çünkü, onların amacı Kürt halkının HDP de birleşen iradesini parçalamaktır. Bu tür provakasyonlarla kafa karışıklığı yaratmak, ilk elden kendi iktidarının devamını sağlamak, uzun vadede Kürtleri bir birine kırdırarak zayıflatmak ve en sonunda da TC nin yüz yıllık rüyası olan Kürd halkının nihai yenilgisini sağlamaktır. Bunu Başur da, Rojava da büyük ölçüde başardılar. Bakur da da deniyorlar.

Diğer taraftan, bu provakasyonla mevcut HDP yönetimine de göz dağı veriyorlar. Sayın Öcalan‘ın Sayın Demirtaş‘tan hesap soracağı yalanını yayarak, „sizde AKP, MHP faşist kliğine karşı Millet İttifakına destek verirseniz Öcalan sizden de hesap soracak“ demek istiyorlar.

HDP‘nin mevcut yönetimi bu oyunlara gelmeyeceğini, Rehin tutulan tüm Kürt siyasi aktörlerine aynı derecede sahip çıkacağını ortaya koymalıdır. Böylece HDP, siyasi rehinelerin hemen serbest bırakılmasını talep ederek bu oyunu boşa çıkarmayı ve faşist Erdoğan‘ın kullanmak istediği bu silahı bir bumeranga çevirmeyi başaracaktır.

Bizlere, tüm Kürt parti, örgüt, düşünce kurumu, basını ve kişilerine de büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Sömürgeciliğin böl parçala yönet oyununa gelmemek için azami bir şekilde dikkatli olmak zorundayız. TC devleti ve onun eğemen kliklleri ile halktan gizli ve saklı hiçbir pazarlık içinde olunmamalıdır. İttifak ve diğer bütün görüşmeler Halkımıza ve dostlarımıza açık olacak şekilde yürütülmelidir. Halkımız, bugüne kadar ödediği ağır bedellere rağmen siyasi önderlerine ölümüne sahip çıkacağını ortaya koymuştur. Siyasi kadrolarımızın da Halkımıza güvenmeleri çok önemlidir.

Tüm görüşme ve çalışmalar da: Kürdistan siyaseti üzerindeki bütün yasak, baskılar kaldırılsın ve HDP’ye yönelik tehdit, katliam ve komplolara son verilsin. Bütün felzekeler geri çekilsin. Başta Sayın Öcalan olmak üzere, rehin tutulan tüm Kürt siyasetçileri derhal serbest bırakılsın! Seçilmiş milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz derhal görevlerine iade edilsin! KHK lar iptal edilsin, sokağa çıkma, gösteri ve yürüyüş yasakları ile girişe yasak bölge uygulamalarına derhal son verilsin! Bu taleplerimizi yüksek sesle dillendirmek ve bunlar gibi daha bir çok acil talep etrafında kilitlenmek Kürt siyasi kadrolarının, Kürdistan halklarına karşı en önemli sorumluluğudur. Ancak böyle bir duruşla faşist iktidar‘ın komplosunu boşa çıkarmış olacağız.

Hiçbir zaman akıldan çıkarmamamız gereken şudur: Bizleri, „İyi Kürt-Kötü Kürt“ olarak bölmek ,isteyen Sömürgeciler İçin; En İyi Kürt Ölü Kürt’tür!

14 Ocak 2022

Baran Cem

Bölüme ait diğer yazılardan!

HALEPÇE UNUTULUR MU!

HALEPÇE UNUTULUR MU! 16 Mart 1988 tarihi ve o tarihte yaşanan büyük Halepçe katliamı bizim …