Çarşamba , Şubat 1 2023
Home / Parti Yaşamı / TÜRKİYE KOMÜNİST EMEK PARTİSİ KÜRDİSTAN ÖZERK ÖRGÜTÜ KURULDU Geçmişten Geleceğe KKP / Parti Arşivinden

TÜRKİYE KOMÜNİST EMEK PARTİSİ KÜRDİSTAN ÖZERK ÖRGÜTÜ KURULDU Geçmişten Geleceğe KKP / Parti Arşivinden

DENGÊ KURDISTAN, Tarix: 20. 09. 1981, Hêjmara: 1

TÜRKİYE KOMÜNİST EMEK PARTİSİ KÜRDİSTAN ÖZERK ÖRGÜTÜ KURULDU

[….]

KÜRDİSTAN’DA PROLETARYANIN BAĞIMSIZ ÖRGÜTLENMESİ ŞARTTIR

[…]

BÖLGESEL ÖZERKLİK, EZİLEN ULUS KOŞULLARININ BİR GEREĞİDİR

[…]

[…] TKEP, alışılageldiği gibi, ezilen ya da ezen ulus işçileri adına değil, fakat Türkiye’deki bütün Uluslar ve Azınlık halklar işçilerinin birliğinin politik ifadesi olarak ortaya çıkmıştı. Türkiye Kürdistanı’nın iktisadi, siyasi ve sosyal yapısının bulunduğu aşamanın gerektirdiklerinin bilincinde olan TKEP I. Kuruluş Kongresi, ”Partinin hiyerarşik yapısı içerisinde, Parti adına Kürdistan’da ulusal ve sınıfsal talepleri doğru bir yola kanalize edecek özerk bir örgütün oluşturulmasını” kararlaştırmıştır.

Parti Merkez Komitesi, Kongre’nin kendisine verdiği bu yetkiyi fiiliyata geçirmiş ve bunun gereği olarak 1980 Haziran ayı Merkez Komitesi I. Plenumu’nda Özerk Örgüt’ü oluşturmuştur. Özerk Örgüt, Türkiye Kürdistanı’nın iktisadi, siyasi, sosyal ve ulusal somut yapısını kendi programında formüle etmiş ve TKEP Merkez Komitesi II. Plenumu onayına sunmuştur. TKEP Merkez Komitesi II. Plenumu Kürdistan Özerk Örgütü (KÖÖ) programını onaylamıştır. Programın onaylanması ile birlikte KÖÖ, kurulduğunu bir bildiri ile Kürdistan Halkı’na ve Türkiye’nin diğer Halklarına resmen duyurmuştur.

KÖÖ iradi bir zorlamanın ürünü değildir. Zaten olguların var oluşu, olguyu meydana getiren nesnel şartların oluşumu ile belirlenir. Başka bir ifade ile olgu, kendisine temel teşkil edecek maddi şartlar hazır olmadan var olamaz. İradi hiç bir girişim, bu diyalektik gerçeği dıştalayamaz. Somut hayattan kopuk, iradi girişimler, kişilerin öznel çabası olarak kısa bir süre sonra sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Kaldı ki, bir komünist, hele bir Parti olma iddiasına sahip bir örgüt, sözkonusu diyalektik gerçeklere rağmen öznel hiç bir girişimde bulunma sevdasına kendini kaptıramaz. Bu nedenle KÖÖ, Türkiye Kürdistanı’nın iktisadi, siyasi ve sosyal somut gerçeği bir tarafa atılarak, öznel olarak kurulmamıştır. Tersine, Kürdistan işçi sınıfının vardığı bu günkü düzey ve nesnel şartlar, Kürdistan Özerk Örgütü’nün oluşturulmasını zorunlu kılmıştır. Başka türlü de, Kürdistan nesnel şartlarının zorunlu gereklerine cevap verilmesinin ve bugünkü düzeyi ile işçi sınıfının siyasal mücadelesini ileriye götürmenin olanakları yoktur.

BÖLGESEL ÖZERKLİK ORTAK ÖRGÜTLENMENİN BİR BİÇİMİDİR

Bu, herşeyden önce Türkiye Kürdistanı’nı da içeren, Türkiye’nin genel iktisadi, siyasi, sosyal ve tarihsel somut durumu ile izah edilebilir. Sözkonusu somut durum Türkiye Kürdistanı’nda var olan ulusal baskının biçiminin belirleyici yanıdır. Türkiye’nin iktisadi, siyasi ve sosyal şekillenmesi, Kürdistan’ın bugünkü statüsünün ana belirleyici etkenidir.

Tarihsel gelişim, Kürt ulusunun kendi devletini kurması için, Kürt, Türk ve azınlık halklar işçilerinin birlikte örgütlenmelerini zorunlu kılmıştır. ”Bağımsız örgütlenme” Kürdistan’ın bulunduğu bugünkü aşamanın nesnel şartlarına uygun düşmez. Kaldı ki, tarih her defasında ”Bağımsız örgütlenme”yi Kürdistan koşullarında hezimete uğratmış ve uğratmaya devam etmektedir. Günün askeri faşist cuntası da ”Bağımsız örgütlenme” anlayışını sosyal hayatta bir kez daha çökertmiştir.

Bugünkü statsü ile Kürdistan proletaryasının Türkiye’nin işçileri ile birlikte, aynı örgüt içerisinde yer alması keyfi bir işlem değil, tastamam bir zorunluluktur. Aynı şey, başta Türk proletaryası olmak üzere, azınlık halklar proletaryası için de sözkonusudur. Çok uluslu bir devlet olan Türkiye’de, bu uluslar işçilerinin toplumsal kurtuluşları için, birlikte örgütlenmeleri zorunlu olduğuna göre; ezilen ulusların farklı ulusal, bölgesel, kültürel ve toplumsal özellik ve taleplerinin Parti içerisinde yansımaması mümkün değildir. Parti buna, pratik olarak, Özerk örgütlenmeye giderek cevap verir.

Parti Özerk Örgütü, Partinin hiyerarşik örgütsel yapısı içerisinde, Parti adına, ulusal farklılıklar arz eden bölgede, Parti çalışmalarını yükümlenir. Buna sebep: Ulusun ulusal, kültürel, sosyal, bölgesel, vs. farklılığıdır. Özerk Örgüt olmadan, başlıbaşına bir uğraş, ihtisas ve özellik arz eden ulusal öğe, uluslararası işçi sınıfının çıkarları doğrultusuna kanalize edilemez. Dolayısı ile, işçi sınıfı, esas hedefi olan bütün uluslar işçilerinin örgütsel birliğini sağlıyamaz. Kısacası birlikte örgütlenmeleri gereken ayrı ulus işçilerinden ezilen ulusun kendi kaderini tayin etme hakkı [nedeniyle / Redaksiyon] , birlik örgütünün, Özerk örgütlenmeye gitmesi, şarttır.

Özerk örgütlenmeyi federasyonla ve ulusal grup örgütlenmesi ile hiç bir zaman karıştırmamak gerekir. Zira, Lenin’in de belirttiği gibi, Parti ulusal farklılıkları dikkate alacaksa, – ki almak zorundadır – buna özerk örgütlenme ile cevap verir. Burjuvaca oluşturulmuş gevşek federatife bağlı, federasyona örgütlenmesi ile değil.

Özerk örgütlenmede amaç: bölgenin farklı ulusal yapısına örgütsel anlamda yanıt vermek, herşeyden önce ezilen ve ezen ulus komünistlerinin sınıfsal temelde birliğini sağlamak, ezilen halkı burjuva ulusalcılığının cazibeli selinden uzaklaştırmaktır. Böylece ezilen ulusun komünistleri ve ezilenleri, kendi sınıfsal görevlerini bir an bile unutmadan, ulusal mücadeleye katılmak, toplumsal ve ulusal mücadelenin öncülüğünü ele alarak ulusal sorunu, kendi sınıf kurtuluşlarının bir öğesi, bir talebi durumuna getirmek olanağını bulmuş olur. Örgütsel Özerklik ile, ulusun kendi kaderini tayin hakkı demek olan ulusun kendi devletini oluşturma sorunları apayrı şeylerdir.

Ulusun kendi kaderini tayin hakkı, ulusun ayrılma hakkından başka bir anlam taşımazken, Örgütsel Özerklik ise: çok uluslu devletlerde ezilen ulusun kendi kaderini tayin hakkına kavuşması mücadelesinin, ezen ulus işçileri ile birlikte bir politik örgütlenmeye gitmelerinin örgütsel tezahürüdür. Başka bir ifade ile, Örgütsel Özerklik, ezilen ulusun ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelesinin, ezen ulus işçilerinin toplumsal kurtuluş mücadelesi ile birlikte yürütülmesinin siyasi aracıdır. Özerkliğin sınırı, Parti genel politikasının ulusal öğe ile bütünleştirilerek yerel koşullara göre biçimlendirilmesi; politik faaliyetlerde bölgenin dil, kültür, gelenek, görenek ve diğer ulusal farklılıklarının göz önünde bulundurulması çerçevesinde Parti tarafından belirlenir.

KÜRDİSTAN DEVRİMİ TÜRKİYE DEVRİMİNİN BİR PARÇASIDIR

KÖÖ, Kürdistan ve Türkiye proletaryasının birlikte örgütlenmesinin ifadesi, ezilen ulusun komünist ve işçilerinin örgütsel birliğinin sağlanması, bunun ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelesinin öncülüğünü sağlaması için oluşturulmuştur. KÖÖ kendisini, hedeflerini sadece ulusal kurtuluşla sınırlandıran bir dizi siyasi grubun alternatifi olarak görmez. Ancak, ulusal sorunu bir yana bırakmak gibi bir düşünceye de sahip değildir. Çünkü o, ulusal kurtuluşun yalnız ulusal yanının değil, fakat maddi şartların zorunlu kıldığı sınıf yanının alternatifi olmak amacındadır. Bu günkü şartlarda: işçi sınıfının dışında, ulusal kurtuluşun en tutarlı öncü ve savunucusu, ayrı bir güç olabilir mi?

KÖÖ, Kürdistan işçi sınıfının sınıfsal örgütlenmesi olmadan, ulusal bağımsızlığın elde edilemeyeceği inancındadır. Bu inançla, KÖÖ, ulusal ve toplumsal kurtuluşun öncüsü işçi sınıfını temel almak amacındadır. Bu nedenle günümüze kadar hep boş kalan, kimsenin dolduramadığı komünist alanı doldurmak için alternatiftir. ”Türkiye Kürdistanı’na özgü ayrı bir ulusal devrim” değil, fakat tüm Türkiye işçilerinin kurtuluşunu sağlayacak tek devrim sürecini savunmaktadır. Bu, emperyalizme, faşizme, tekelci kapitalizme ve ulusal baskıya karşı gerçekleştirilecek olan Demokratik Halk Devrimi’dir. Türkiye ve Türkiye Kürdistanı için ulusal ve toplumsal baskıdan kurtuluşun başka bir devrim stratejisi olamaz. Bu nedenle Kürt – Türk proleterlerinin örgütsel birliğine pek büyük bir önem vermektedir. Zaten şartlar uygun olduktan sonra, komunistler için, uluslararası proletaryanın örgütsel ve mücadele birliğini sağlamaktan daha değerli ne olabilir ki?

ULUSAL AZINLIKLAR!..

Kürdistan’ın ilhakıyla birlikte sizler de baskı altına alındınız. Egemen Türk burjuvazisi, Kürt ulusu ile birlikte, sizin de varlığınızı tanımadı. Geçmişte Kürt Ulusu ile aranıza sunî çelişkiler koyarak, esas amacını gizledi. Ama sorun bugün bütün açıklığı ile ortadadır. Türk olmayan herkes, her halk, her ulus ulusal baskı altındadır.

Sizleri ezen Kürt ulusu değil, tersine Kürt halkını da, sizi de topyekun ezen Türk burjuvazisi ve onunla bütünleşmiş diğer milliyetlerden gelme burjuvalardır; faşistleştirilmiş bugünkü devlettir. Bu nedenle, ulusal ve sınıfsal baskıdan kurtulmanız ancak; Özgür ve Demokratik Kürdistan’ın kurulması ile mümkündür. Gücünüzü Kürt ve Türk emekçileri ile birleştirmeden mevcut devleti yıkmak mümkün değildir. Dolayısı ile ulusal baskının sona ermesi de olanak dışıdır. İşte KÖÖ, Kürdistan’daki Arap, Ermeni, Azeri, Asuri halklarının şimdiye kadar hiç dile bile getirilemeyen sorunlarını da çözmek için kurulmuştur. Kürt emekçi kardeşlerinizle birlikte, gücünüzü KÖÖ saflarında birleştirin! Kurtuluşun en doğru yolu budur.

İŞÇİLER!..

Biz işçi ve komünistler, sınıfsal varlığımızı, kurtuluşu burjuva ulusalcılığına feda edemeyiz. Yalnız başına ulusal sınır ve bayrak, bizi, ”zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan” işçiler olmaktan çıkarmaz. Ulus olarak olduğu kadar, sınıf olarak da özgürlüğümüz için mücadele etmek zorundayız. Yoksa, şimdiki durumda birleşmiş bütün ulus ve azınlık burjuvaları bizi sömürüyorken; yalnız ulusal sınırlar, bu kez bizi tek başına kendi ”burjuvalarımızın” sömürüsü ile karşı karşıya bırakacaktır. Oysa mevcut tekelci kapitalist düzen giderilmeden, bizler için gerçek bir özgürlük sözkonusu değildir.

Buna ulaşmak için, hem kendi ve hem de Türkiye’nin diğer işçileri ile örgütsel birliğimizi oluşturmak zorundayız. KÖÖ, bu örgütsel birliği sağlamak amacıyla kurulmuştur. KÖÖ saflarında birleşiniz! Bu birlik yalnız ulusal değil, aynı zamanda bizi sınıfsal baskıdan ve sömürüden de kurtaracaktır. Kurtuluşumuzun başka yolu yoktur.

EMEKÇİ KÖYLÜLER!..

Nihaî kurtuluşumuzu küçük bir toprak parçası, yahut yalnız ulusal sınır ve bayrağa kavuşmak için feda edemeyiz. Sizlerin gerçek kurtuluşunuz, gerçek özgürlüğünüz her türlü sömürünün kaldırıldığı yüce sosyalizmdedir. O sosyalizm ki, bizi horlanmaktan, aşağılanmaktan, sefaletten, sosyal gerilikten kurtarıp, layık olduğumuz çağdaş düzeye ulaştıracaktır.

Buna varmak için gücünüzü işçi kardeşlerinizin gücüyle sıkı sıkıya birleştirin… KÖÖ, işçilerle birliğinizi sağlamak ve Kürdistan’ı ulusal ve sınıfsal baskının olmadığı özgür ve demokratik bir ülke seviyesine ulaştırmak için kurulmuş ve mücadele etmektedir. Özlediğiniz gerçek özgürlük KÖÖ’nün saflarında mücadeleye katılmanızla elde edilecektir.

EMEKÇİ KÜRDİSTAN KADINLARI!..
Toplumun en çok ezilenleri sizlersiniz. Kürt olduğunuz için, yoksul olduğunuz için ve kadın olduğunuz için üç defa ezilip horlanmaktasınız. Sizi ezen bugünkü tekelci kapitalist düzendir. Sizler için de kurtuluş yolu elbette vardır. Bu, kocalarınız, evlatlarınız, kardeşlerinizle birlikte KÖÖ saflarında ulusal ve toplumsal mücadeleye katılıp, bu mücadelenin zafere ulaştırılmasıyla elde edilecektir. KÖÖ, sizler olmadan özgür ve demokratik bir Kürdistan’ın kurulamayacağını biliyor.

DEVRİMCİ AYDINLAR VE GENÇLER!..

Hepimizin en büyük amacı bugünün ulusal baskısından kurtulmaktır. Ama Marksist bilim çok iyi belirtir ki, yalniz başına ulusal özgürlük, burjuva bir özlemdir. Burjuvazi ise, kendisinden başka kimseye hayat hakkı tanımaz. Sizler, işçi sınıfıyla birlikte, Kürdistan toplumunun ulusal ve sınıfsal baskıdan kurtulma mücadelesine katıldığınız ölçüde gerçek özgürlüğün yolunu bulacaksınız. Sizi bekleyen görevlerinizi KÖÖ’nün mücadele saflarına katılarak yerine getirin.

EMEKÇİ KÜRDİSTAN HALKI!..

Türkiye Kürdistanı’nda devrimci, komünist güçlerin dağınıklığı sürmektedir. Bu nedenle askeri faşist cunta her gün yeni yeni darbeler vurabiliyor. Emekçi kitleler yalnız kalmışlığın umutsuzluğu, burjuvazinin darbelerinin ezikliği içindedir. Ama görünüyor ki, sınıf mücadelesi ”Yenildik!” oportünist laflarına rağmen devam ediyor. Ve edecektir.
Ne var ki, giderek yeniden alevlenecek olan sınıfsal ve ulusal mücadelesinin derlenip toparlanması için, birlik şarttır. İşte bu bilinçte olan KÖÖ, bütün Kürdistan komünistlerini programı etrafında örgütsel birliği sağlamaya çağırıyor. Devrimci – demokratik ve ulusal güçleri mücadele saflarına katılmaya çağırıyor.

[Not: Yazının hayli uzun olan köşeli ayraç içindeki noktalı yerleri alınmamıştır. Bu belge, KKP’nin selefi olan Kürdistan Özerk Örgütü’nün o zamanki görüşlerini ve ideolojik düzeyini yansıtıyor. 1980 yazında kurulan TKEP Kürdistan Özerk Örgütü 1982 Şubat’ında Kuruluş Kongresini toplayarak Kürdistan Komünist Partisi’ni kurdu. 1990 yılına kadar TKEP – KKP Birleşik örgütlenmesi içinde yer alan KKP 1990 Sonbaharında TKEP’ten ayrılarak bağımsız parti haline geldi. Ayrı bir tüzel kişilik olarak ilk bağımsız tüzüğünü kabul etti. – REDAKSİYON]

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …