Perşembe , Temmuz 7 2022
Home / Parti Yaşamı / MALATYA’DA FAŞİZM KAN DÖKMEYE DEVAM EDİYOR! GEÇMİŞTEN GELECEĞE KKP / Parti Arşivinden

MALATYA’DA FAŞİZM KAN DÖKMEYE DEVAM EDİYOR! GEÇMİŞTEN GELECEĞE KKP / Parti Arşivinden

_________________________________________________________________________
birlik yolu

BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ BİRLEŞİN!..
_______________________________________________________________________
Sayı: 16
Eylül
1981
_________________________________________________________________________
MALATYA’DA FAŞİZM KAN DÖKMEYE DEVAM EDİYOR!

İlimiz üzerinde faşizmin saldırıları öteden beri devam ediyor. 12 Eylül askeri faşist cuntasının Kürdistan’daki saldırılarının yoğunlaştığı ve sürekli kılıp sonuç almak istediği alanların başında Malatya gelir. Faşizmin emekçi halkımıza karşı ta 12 Mart’lardan kalma kuyruk acısı vardır. O günlerden beri halkımıza karşı daha bir hırsla ve hayasızca saldırılar tertiplemeye devam ediyor.

Ancak Malatya’da ne komünist ne devrimci hareketin kökünü kazımayı, ne de önderleri ve militanları çözmeyi başaramamıştır. Faşizme karşı mücadele devam ediyor. Kitleler arasında faşist cuntanın teşhiri günlük olarak devam ettiriliyor. Merkezi yayınlar[-ımız] ve yer yer de yerel bildiriler[-imiz] geniş olarak dağıtılıyor. Siyasi akımların tabanında ufak ta olsa dayanışma örnekleri veriliyor. Bunun daha da derinleşeceği muhakkak.

Faşizme esir düşen, yakalanan yoldaşlar[ımız] işkencede ve faşizmin zindanlarında, faşist cellatları acze ve çaresizliğe düşüren eşsiz direnme örnekleri vediler. Bu komünist direnme tavrı ve ruhu halkımız üzerinde moralman muazzam bir etki gösterdi; faşizmin amaçladığı çözülmeyi ve inançsızlığın yayılmasını engelledi. Halk yığınlarının devrimci harekete güvenini pekiştirdi.

Şimdiye kadar ilimizde pek çok eylem gerçekleştirildi ve pek çok direnme örneği verildi. En son anti – faşist eylem, yiğitçe 4 gün faşizme teslim olmadan çarpışan Türkiye Devriminin Yolu (TDY) savaşçısı olan arkadaşlarımızın eylemi üzerinde durmak istiyoruz.

Faşizm olayla ilgili olarak 24 Eylül’de bir açıklamada bulunmuştur. Açıklamada ”Üç terörist ölü olarak ele geçirildi ve bir erimiz şehit oldu” diye sadece sonuç duyurulmuştur. 4 gün boyunca süren çatışma ile ilgili hiç bir ayrıntıya değinilmemiştir. Olay şöyle başlayıp, sonuçlandı:

Faşist güçler bir ihbarı değerlendirerek DOĞANŞEHİR ilçesi DEDEYAZI köyü civarında bir dağın etrafını sararlar. Dağın tam tepesinde stratejik bir yerde bulunan devrimci militanlara karşı yoğun bir saldırıya geçerler. Havadan helikopterlerle desteklenen saldırı, tepeye doğru çember daraltılarak, sürdürülür. Çember hayli daraltıldıktan sonra, dağın tepesine havadan helikopterlerle indirme yaptılar. Faşist güçlerin bu saldırıları karşısında, barındıkları mekân savunmaya elverişlilik bakımından oldukça stratejik durumda olan devrimci militanlar havadan indirilen askerlerle çatışmaya girer ve bir eri öldürürler. Karşılaştıkları yoğun direniş, operasyonu yöneten komutanları şaşkına çevirir. Militanların barındıkları yerin oldukça stratejik olduğunu, yapılan tüm atışların isabetsiz ve sonuçsuz kaldığını gören faşist komutanlar geri çekilirler. Daha güçlü ve daha planlı bir saldırının hazırlıklarına girişirler.

Önce askeri güç sayısal bakımdan artırıldı ve 1’500’ün üstünde asker ve polisle geniş bir alan ablukaya alındı. Dört gün boyunca bu alanda bir savaşı andırırcasına en mükemmel silahlarını kullandılar. İsabetli, isabetsiz ateş ettiler. Dördüncü gün devrimci militanlardan RECEP SARIASLAN (MHP Maraş senatör adayını öldürmekten hakkında gıyabında idam cezasına çarptırılmıştı), CUMA CİHAN ve kimliğini tesbit edemedikleri bir yoldaşlarını ölü olarak ele geçirdiklerini açıkladılar. Olay böyle sonuçlandı. Dört gün boyunca ecel terleri döken faşist komutanlar ”Sakarya meydan muharebesi”ni kazanmış pozundaydılar.

Devrimci arkadaşlarımızın nasıl ve hangi neden sonucu yakalandıklarını bilmiyoruz. Mermileri mi bitmişti? Yoksa sağ yakalandılar da sonra mı öldürüldüler? Burası yeterince açık değil. Ancak bilinen ve sonuna kadar sahip çıkmamız gereken bir yön var: Devrimci arkadaşlar sonuna kadar örnek bir tutumla direndiler ve dört gün boyunca faşist güçlere ecel teri döktürdüler. Öldüler, ancak asla teslimiyeti benimsemediler!

Eylem ve eylemin sonucu çevre halkı üzerinde hiç bir moral bozucu etkide bulunmamıştır. Tersine, faşizmin üç militana karşı, 1500 askerini ve helikopterlerini devreye sokarak, ölü ve yaralı vererek dört gün boyunca düştükleri aczi emekçi yığınlar kendi gözleriyle gördüler. Diğer taraftan ise üç devrimci militanın kararlılıklarını ve direnişlerini, emekçi halkın siyasi çıkarları uğruna gerektiğinde seve seve canlarını dahi vereceklerini, ama asla yollarından dönmeyeceklerini ve teslim olmayacaklarını gördüler. Ve bugün çevre halkı faşizmin karşısında, gerekli ve daha ileri düzeyde bir dayanışmayı, fiili yardımı gerçekleştirememenin ezikliğini yaşıyor. Bir kere daha kimin haklı, kimin haksız, kimin mert, kimin namert ve kimin saldırgan, terörist olduğunu gördüler. Faşizmin saldırganlığı, kalleşliği ve teröristliği tüm çıplaklığıyla ortadaydı.

Malatya’da gerek bundan önce yoldaşları[-mızın] faşist güçlerle çatışmaları, gerek tüm baskılara rağmen kesintiye uğramayan siyasal çalışma ve gerekse son eylemler faşizmin dikkatini daha da yoğunlaştırmıştır. Devrimci hareketi tümden çökertmek için daha planlı bir çalışma içine girmiş durumdalar. Komünist hareketin ilişkilerini, davranış biçimini ve kitle içinde çalışma tarzını kavramak amacındalar. Bu amaçla geceleri köprü başlarında, kanal boylarında ve yol kavşaklarında dar birimler halinde nöbet tutuyor, devriye geziyorlar. Gündüzleri ise 3’er ve 4’er kişilik polis – asker karışımı gruplar halinde köy köy dolaşarak, köylülerin hal hatırını sormak, sosyal yaşantılarını kavramak adı altında yoğun biçimde istihbarat topluyorlar.

Böylece hem devrimci harekete daha köklü darbeler indirmenin hazırlıklarını sürdürüyorlar, hem de halk kitlelerine göz dağı veriyor, panik yaratmaya çalışıyorlar.

Herşeyden evvel faşizmin çabalarını boşa çıkarmak ve devrimci hareketin örgütsel varlığının sürekliliğini sağlamak gibi bir ana görevle yüz yüzeyiz. Ayrıca faşizmin izlediği politikaların amaç ve hedeflerinin ne olduğu konusunda emekçi yığınları sürekli biçimde bilinçlendirmek ve düşmanlarını her yönü ile tanıyarak bilinçli tavır almalarını sağlamak günlük görevlerimiz arasındadır.

ÖZGÜR VE DEMOKRATİK KÜRDİSTAN MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR!..

YAŞASIN KÜRT VE TÜRK HALKLARININ MÜCADELE BİRLİĞİ!..
Malatya’dan Birlik Yolu okuyucuları

Bölüme ait diğer yazılardan!

HALEPÇE UNUTULUR MU!

HALEPÇE UNUTULUR MU! 16 Mart 1988 tarihi ve o tarihte yaşanan büyük Halepçe katliamı bizim …