Çarşamba , Şubat 1 2023
Home / Parti Yaşamı / Partîya Komînîstê Ked a Kurdîstan Türk ve Kürt İşçi Sınıfının Leninist Birliğinin Simgesidir KKP ARŞİVİNDEN

Partîya Komînîstê Ked a Kurdîstan Türk ve Kürt İşçi Sınıfının Leninist Birliğinin Simgesidir KKP ARŞİVİNDEN

__________________________________________
birlik yolu

BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ BİRLEŞİN!..
_____________________________________________
Sayı: 21
Yıl: 2
Ekim 1982
____________________________________________
Partîya Komînîstê Ked a Kurdîstan
Türk ve Kürt İşçi Sınıfının
Leninist Birliğinin Simgesidir

TKEP’in 1982 İlkbahar Genel Kongresinin sonuçlanmasıyla Türkiye – Kürdistan ve Dünya halklarına yaptığı ”Kongre Sonuçları Duyurusu”ndaki en önemli noktaların başında geleni, Kürdistan proletaryasının öncü müfrezesi, devrimde proletarya hegemonyasının güvencesi, Partîya Komînîstê Ked a Kurdîstan’ın (Kürdistan Komünist Emek Partisi’nin) kuruluşunu müjdelemesiydi. TKEP – Kürdistan Özerk Örgütü’nün kendi topraklarında yaptığı 1. Kongresinin aldığı partileşme kararı, Türkiye’nin iki ulus ve ezilen ulusal azınlıklarının merkezi, savaşçı, leninist partisi Türkiye Komünist Emek Partisi’nin 2. Kongresinde onaylanarak, Kürdistan proletaryasının ilk komünist öncüsünün kurulması gerçekleştirilmekteydi.

Kürdistan devrimci güçleri ve proletaryasının önder kadroları için beklenen, artık atılması gereken bir adımın atılması demek olan PKKK’nın oluşturulması, TKEP’in Kürdistanlı komünist savaşçıları için de tarihsel bir zorunluluk olarak önlerine konulmuş bir görevin yerine getirilmesiydi. Türkiye proletaryasının yıllarca süren ideolojik – politik mücadelesinin bir ürünü olarak doğan TKEP, daha doğduğu anda Türk ve Kürt proletaryasının tarihi birliğini de simgelemekteydi. Çünkü o, daha partileşme öncesi, THKO – MB döneminden beri, Kürt Marksist – Leninistlerinin aktif olarak katıldığı bir örgütlenme olarak doğmuştu ve özellikle ilk dönemlerde örgütün temellerinin atıldığı topraklar Kürdistan proletaryasının ve yoksul köylülerinin örgütün kitle temelinde önemli bir yer tutmasını sağlayan Kürdistan topraklarıydı. Bunun için TKEP daha doğuşunda Kürdistan’da örgütlenme sorununa köklü çözümler getirmek üzere yaklaşmış, Türkiye Komünist Hareketi’ndeki yanlış eğilim ve geleneklere karşı, Leninist bir tarzla yaklaşmış, dünya komünist hareketindeki deneylere dayanarak ”Özerk Örgüt” olarak örgütlenme biçimini getirmiştir. Ve bunu teoride getirmekle kalmamış, TKEP – KÖÖ’nü oluşturarak, Kürdistan alt programını ortaya koyarak hayata geçirmiştir. Bugün gelinen noktada bu biçim, artık, örgütlenmenin ihtiyacına cevap veremez olmuş, bir adım daha ileri atılmasını gerekli kılmış, Kürdistan’ın tüm Marksist – Leninistlerini bir çatı altında toplamak, Kürdistan proletaryasının önderliğini sağlamak için Komünist Partisi olarak örgütlenmeye geçilmiştir.

Özerk Örgütlenme Nedir

”Çok uluslu ve ulusal baskının sözkonusu olduğu devletlerde (çok uluslu ülkelerin proletaryasının Leninist birliğini sağlayacak – b.n. – örgütlenme alanında bunu olanaklı kılabilecek tek geçerli yol bulunmaktadır: Tek bir merkezi parti içinde, ezilen ulus proletaryasının Bölgesel Özerk Örgütlenmesi. Bu, tarihsel deneylerin ortaya koyduğu bir zorunluluktur.

Ne var ki, her türlü şematik kavrayışın ve ortak örgütlenme için özel bir biçim oluşturmanın ötesinde bölgesel özerkliği gerekli kılan derin toplumsal ve ulusal faktörleri bilince çıkarmalıyız. Kürdistan ayrı bir ulusu barındırmaktadır. Ulusumuzun, ulusal egemenlik haklarının elde edilmesi mutlak bir zorunluluktur. Ulusumuz özgürce bu hakkı Türkiye’den ayrılarak da veya tam hak eşitliği temelinde birlikde kalarak da kullansa, her iki durumda da işçi sınıfı ve emekçi sınıflarımız; ulus adına sınıf iktidarı yoluyla ulusal egemenliğin yapılandığı yerel politik iktidarı oluşturacak ve sürdüreceklerdir. Bu, işçi sınıfımızın ulusal koşullara uymanın ötesinde, ulusal öncülüğü kazanacak ve egemenliğini kazanmış ulusun yerel politik iktidarını oluşturacak ve yönetecek derecede kişilik kazanmış ve merkezi partiyle ortak örgütlenme biçimini de baştan beri bu kişiliğin elde edilmesini sağlayacak bir tarzda oluşturmuş olan komünist öncüsünü şart koşar. Bölgesel Özerk Örgütlenme, ikinci olarak bu nedenle zorunludur.” (Bölgesel Özerk Örgütlenmenin Zorunluluğu, s. 92 – 93, TKEP – KÖÖ 1. Kongre Belgeleri)

Leninist bir örgütlenme biçimi olan ”Bölgesel Özerk Örgütlenme”, Leninizmi çarpıtan veya Leninist Parti normlarından bihaber milliyetçi – küçükburjuva akımlarca çarpıtılmakta, anlamı tahrif edilip, Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkının bir biçimi gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. ”UKTH ulusun ayrılması veya eskinin ezen ulusuyla şu veya bu biçimde birlikte kalması anlamındayken, Bölgesel Özerk Örgütlenme (…) ezilen ulus işçilerinin toplumsal ve ulusal kurtuluş mücadelelerini ezen ulus işçileriyle birlikte yürütmesinin politik ve örgütsel ifadesi, yansımasıdır. Bölgesel Özerk Örgütlenme, merkezi partinin hiyerarşisine tabi olup, onun bir parçasıdır. Bu, egemen ulus işçilerinin bir kararıyla değil, fakat ezen ve ezilen ulus işçilerinin birlikte oluşturdukları merkezi partinin bölgesel özerk örgütlenmeyi içermek zorunda olması nedeniyle böyledir” (age. s. 93) Bu leninist ilkeler temelinde oluşturulan PKKK, Türkiye proletaryasının merkezi partisi TKEP’e merkezi olarak bağlı olup, aynı ideolojik perspektifi paylaşmaktadır. TKEP’in genel programının hayata geçirilmesi uğrunda, parti programının bir parçası olan Kürdistan alt programı doğrultusunda savaşmaktadır.

Ancak böyle bir örgütlenmeyle hem Türkiye ve Türkiye Kürdistanı’ndaki tek bir devrim sürecinin emrettiği tek ve merkezi bir parti sağlanmış; hem de ezilen ulus proletaryası olan Kürdistan proletaryasının tarihsel görevini yerine getirmesine hizmet eden bir örgütlenme gerçekleştirilmiş olmaktadır. Ancak bölgesel özerk parti oluşturulmadan, ”ulusal koşullara uymaktan, proleter ideolojinin, taktiklerin, örgütlenme tarzının vb. ulusal yapının ve dünya konjonktürünün iklimine uymasından, ulusala bürünmesinden söz edilemez.” (age., s. 93)

İşte bu leninist anlayışlar temelinde oluşturulan PKKK, Kürdistan işçi sınıfının tarihsel görevi olan sınıfsız, sömürüsüz bir toplum yaratma mücadelesinin yanında, Kürt halkının ezilen ulus karakterinden gelen ulusal mücadelesine de öncülük edecektir.

PKKK Kürdistan’ın Tek Komünist Partisidir

Bugün Kürdistan’da kendisini ”İşçi Partisi” olarak adlandıran çeşitli siyasi akımlar, örgütler olmasına rağmen bütün bu siyasi hareketlerin niteliğini belirleyen yan asla proleter devrimcilik değil, küçük burjuva milliyetçiliği, ütopik sosyalizm ve idealizm olmaktadır. ”Kürdistan’daki (bu) siyasi akımlar (…) proleter sosyalistliği” iddialarına rağmen, ideolojide, pratik politikada ve örgütlenme anlayışında proletaryanın sınıf çizgisini gözetmemektedirler. Tersine halk sınıfları arasında, özellikle proletarya ile küçük burjuvazi arasında ayrımları örtbas etme çabası, bu ayrımların belirginleşmesinin ulusal mücadelenin bütünlüğünü güçten düşüreceği görüşü, tutumlarının temelini oluşturmaktadır. Sınıf dayanaklarındaki çeşitli farklılıklara rağmen, genel olarak halkın, bütün olarak ulusal – devrimci güçlerin temsilcileri olarak davranmaktadırlar.” (TKEP II. Kongre Kararları, s. 55)

Bütün bu yönlerden, bugün Kürdistan proletaryasının önderliğine aday tek komünist partisi durumundadır PKKK. Bunun için de önünde tarihsel ve çok önemli görevler bulunmaktadır.

TKEP 2. Kongresi bu temel görevleri şöyle belirtmiştir:

”1) Kürdistan’da komünist güçlerin birliğinin sağlanmasının güncel ve acil bir görev haline geldiğini, PKKK’nın giderek tırmandırılan bir eylem birliği süreci içinde Leninist güçlerin birliğini sağlama göreviyle karşı karşıya bulunduğunu belirler..

2) Örgütsüz durumdaki işçi ve yoksul köylü kitleleri arasında sürdürülecek istikrarlı bir örgütlenme çalışmasıyla PKKK’nin bağımsız etkinliğinin artırılmasının taşıdığı önemi vurgular.

3) Kürdistan’da süreç içinde komünist güçlerin birliğinin sağlanabilmesi için, küçük burjuva milliyetçiliğinin bugünkü ideolojik muğlaklığına ve eklektizmine karşı, siyasi ve örgütsel netleşmeyle, komünist kadroların açığa çıkmasını ve ayrışmasını sağlayacak, proletaryayı küçük burjuvazinin ideolojik etkisinden kurtaracak ve bellibaşlı temel konular üzerinde yoğunlaşacak bir ideolojik mücadele sürdürülmesi zorunluluğunu belirtir.”

12 Eylül şartlarında doğan ve oluştuğu günden beri ”BİRLİK” politiksını ilke edinmiş olan TEKP – KÖÖ’nün partileşmesiyle vücut bulan PKKK bu görevleri yerine getirmek doğrultusunda adımlar atmaktadır. 12 Eylül’den sonraki mücadelesinin sürekliliği ve kararlılığı ile işçi sınıfının ileri unsurları içinde şimdiden önemli bir konuma gelmiş ve pek çok komünist unsur için de bir çekim merkezi oluşturmuştur.

Önümüzdeki günler, PKKK’nin mücadelesinde dönüm noktsı olacak günler olacaktır.
___________________________________________________________________________
TKEP – KÖÖ’nün Partileşmesi Üzerine KARAR NO: 19

1 – Türkiye Kürdistanı’nda ilk ulusal bağımsızlık mücadeleleri burjuvazinin ideolojik önderliğinde başlatılıp yürütülmüştür. Ne var ki, tam bir ulusal çapta bütünlüğü hiç bir zaman gerçekleştiremeyen bu mücadeleler Türk şoven burjuvazisi tarafından tekrar tekrar kan ve zulümle bastırılmıştır. Türk burjuvazisinin, Kürdistan’ın siyasi ilhakını ekonomik ilhakla tamamlama sürecinde Kürt burjuvazisi ve diğer egemen güçleri işbirlikçilik yolunu seçerek ulusal mücadeleden çekilmiştir. Günümüzde tek tek unsurları mücadeleye katılmakla birlikte Kürt burjuvazisi sınıf olarak Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesinin karşısındadır ve Kürt halkı üzerindeki sömürü ve baskılara ortaktır.

2 – Burjuvazinin önderliğindeki ulusal ayaklanmaların bastırılmasını izleyen belli bir kesinti döneminin ardından Kürdistan’da ulusal kurtuluş mücadelesi küçük burjuvazinin önderliğinde yeniden canlanmaya başlamıştır. Dünya devrim güçlerinin ve Türkiye’de yükselen sınıf savaşının da etkisiyle küçük burjuva aydınlar, burjuva ideolojisinin karşısına küçük burjuva sosyalizmini ve milliyetçiliğini çıkararak, Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesini etkileri altına almaya başlamışlardır.

3 – Ancak, günümüze kadar devam eden bu süreç kendi içinde yeni gelişmelere gebedir. Gerek Sovyetler Birliği ve sosyalist sistemin belirleyici öneme sahip dış etkisi, gerekse Türkiye proletaryasının güçlenen ideolojik etkisi nedeniyle Marksist – Leninist ideoloji Kürdistan’da gün geçtikçe, daha etkin bir güç haline gelmektedir. Diğer taraftan Türkiye Kürdistanı’nda kapitalizmin gelişmesi süreci içinde proletaryanın oluşup güçlenmesi ve sınıf farklılaşmalarının derinleşmesi nesnel bir etken olarak küçük burjuva önderliği zorlamakta ve yetersiz kılmaktadır. Gelişmeler küçük burkuvaziyi sınıf intiharına zorlamakta ve Kürdistan’da ulusal kurtuluş mücadelesinin küçük burjuva önderliğini aşmasını saylayacak öznel ve nesnel koşullar hızla olgunlaşmaktadır. Çıkmazlarıyla yüz yüze olan küçük burjuva milliyetçi akımlar içinde ayrışma ve dağılmalar yoğunlaşmakta, komünist güçler oluşup şekillenmektedir.

4 – Bütün bunlar, Kürdistan’da etkinliği artmakta olan Marksist – Leninist ideolojisinin, proletaryanın bağımsız parti örgütlenmesi yoluyla maddi ve örgütsel güce dönüştürülmesini, şekillenmekte olan komünist güçlerin tek merkezi kollektivite altında birleştirilmesini ve proletaryanın ulusal kurtuluş mücadelesinin önderliğini kazanmasını zorunlu kılmaktadır. Bütün bu sorunların çözümü Kürdistan’a özgü bir komünist partisinin kurulmasında düğümlenmedktedir. Kürdistan’ın toplumsal ve siyasal koşullarının talep ettiği böyle bir adımda gecikme, devrimci güçler arasında çözümsüzlüğün yol açtığı çürüme ve dağılma olgularının yaygınlaşmasına yol açacaktır.

5 – Yukardaki verilerden hareket eden TKEP II. KONGRESİ, Kürdistan proletaryasının kendi bağımsız çizgisi doğrultusunda örgtülenmesi için çalışmakta olan TKEP KÜRDİSTAN ÖZERK ÖRGÜTÜ’nün I. KONGRE’sinin parti niteliği alma önerisini benimser. TKEP – KÖÖ’nün Partîya Komînîstê Ked a Kurdîstan (Kürdistan Komünist Emek Partisi’nin) adını alarak partileşmesini kararlaştırır. Kürdistan komünistlerinin birleştirilmesini, Kürdistan proletaryasının kendi bağımsız çizgisi doğrultusunda sınıfsal birliğinin sağlanmasını, Kürdistan’ın bütün devrimci, demokrat, yurtsever ve ulusal kurtuluşçu güçlerinin ittifakının sağlanmasını PKKK’nın temel görevleri ve doğrultuları olarak belirler.

İlkbahar 1982
TKEP II. KONGRESİ

___________________________________________________________________________

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …