Perşembe , Aralık 1 2022
Home / Güncel / KKP Program Taslağı Hakkında Düşünceler!

KKP Program Taslağı Hakkında Düşünceler!

KKP Program Taslağına yönelik Kürdistan Komünistleri adına gelen eleştiriyi yayınlıyoruz. Kürdistan Komünistleri yoldaşlara teşekür ediyoruz.

Program Taslağı Hakkında Düşünceler
Özet
Dünyanın en sorunlu bölgelerinden olan ortadoğudaki konumu, tarihsel stratejik durumu ve mevcut statüsüyle Kürdistan’da yaşamın kendisi gibi „Kürdistan’i“ siyasette son derece zordur. işte böylesi zor bir alanda mücadele eden partilerden biri olan ve kendisini „…tek Devrimci Komünist Parti“‘si olarak niteleyen KKP kongresine önerilecek program taslağında : Dünya, Türkiye ve Kürdistan’daki durum ile ilgili değerlendirmeler, tespitler yaparak „Ulusal Demokratik Halk Devrimi“, „Ulusal Kuruculuk ve Sosyalizmin inşası“ gibi hedefler koyarak yapacaklarını sıralıyor. Program komisyonu imzasıyla Ekim 2019 tarihli Denge Kurdistan-Özel sayıda kamuoyuna açıklanan program taslağı hakkındaki düşüncelerimizin, faydalı olması dileğiyle, usul ve esas açısından örneklendirerek anlatacağız.
Giriş
Bilindigi üzere Kürdistan tarihsel süreçte büyük güçler tarafından bölünmüş ve farklı devletlerin egemenliği altına girmiştir. Kürt milleti ve Kürdistan bunun bedelini çok ağır ödedi ve halada ödüyor.
Günümüzde Kürdistan’ın geri kalmışlığının, Kürt halkının yoksuluğunun, dağınıklılığının ana sebeblerinden biride budur.
1789 Fransız devriminin yarattığı ulusçuluk akımının etkileri Yunanistan, Romanya, Sirbistan, Bulgaristan gibi ülkeleri bağımsızlığa taşırken Kürtlere sonuç almaktan uzak; çok geç ve cılız yansımıştır.
Birinci büyük paylaşım savaşı sonrası emperyal ve bölgesel güçler arasındaki andlaşmalarla dört parçaya bölünüşü tamamlanan ülke topraklarında günümüzde bu işgal hali sürmektedir. Bununla birlikte her parçada işgale karşı direniş ve bağımsızlık hareketleride doğal olarak varola gelmiştir.
Bugün Uluslararası Hukuk‘ da Kürdistan’ın bir statüsü yoktur. Mevcut durumları nedeniyle sağlıklı bir rakam belirtilememekle birlikte 50 milyonu aşkın bir halkın devletsiz oluşu; uluslaşma sürecini tamamlayamamış olması Kürdistan başta olmak üzere tüm bölge ve gitgide de dünya çapında bir soruna dönüşmüştür.
Ana hatlarıyla çok kısa özetlediğimiz Kürdistan’ın fiili ve hukuki durumu daha doğrusu hukuki durumsuzluğu (!) Kürdistan’ın parçalarında Kürdistani siyaset yapmaya çalışan siyasi partilerin ne denli zorlu bir durumla karşı karşıya olduğunuda gösterir. Parti programı, tüzüğünü belirlemekten tutunda en küçük eyleme kadar her noktada pür dikat olma zorunluluğu vardır. Bu alan hata götürmez. Bu alanda siyaset sahnesine çıkıpda zamanla sönümlenen hareketler, partiler olduğu gerçeğinide unutmamak gerekir. Bunların söylem ve pratiklerinden gereken tarihi mesajları almak, bu deneyimleri iyi tahlil etmek faydalı olacaktır. Günümüzde kendisini hem Türkiye hemde kuzey Kürdistan proletaryasının öncüsü olarak niteleyen birden çok legal, illegal parti var. Bunlardan bazılarının programları KKP‘nin ki ile benzeşiyor. KKP’nın benzerlerinden farklılığını ve varlık gerekçesini programında somutlaştırarak net olarak anlatabilmesi gerekir. Mevcut program taslağının bunun için yeterli olup olmadığının gözden geçirilmesini ısrarla öneriyoruz.
Program Taslağına Dair Düşünceler

Anlam bütünlüğü ve netliğin  sağlanması açısından taslak metninin önce usul sonra esas bakımından değerlendirilmesi yaralı olacaktır.

I. Taslak Metnin Usul bakımından değerlendirilmesi
A. Program taslağının „Devrimci Kamuoyuna“ ( Denge Kurdistan-Özel sayı, Ekim 2019 ) sunulması olması gereken doğru bir yöntemdir. Anlamlıdır.
B. Taslak metni tamamı;
– Yazım bilgisi
– Anlam bilgisi (= semantik )
– Dil – Morfoloji/yapı bilgisi
– Genel Gramatik bilgisi, yönünden gözden geçirilmesi, gerekli düzeltmelerin yapılması ihtiyacı görmülmektedir.
Düzeltilmesi gerekli gördüğümüz hususları aşağıda sıralıyoruz:
Kelime „anlam“ hatası örnekleri :
Örnek 1. : S. 7: Ilk paragrafın ilk cümlesi:
„Kürdistanda Türk, Fars ve Arap sömürgecilerinin temel dayanağı devlet terörü ve savaşıdır“.
Burda dayanağı kelimesi yöntemleri olmalıdır.
Örnek  2. : s. 30 : Ilk paragraf dördüncü cümle: „ …Kürtçenin Zazaca ve Kurmanc şiveleri… „
Burdaki şiveleri yanlış bir kelimedir. Doğrusu “lehçeleri” olmalıdır. Ayrıca Kurmanc değil, “Kurmancı” olmalıdır.
 
Kelime „dizim“ hatası:
Örnek 1.: s. 3 : Birinci paragraf birinci cümle:
„…öte yandan dinsel, aşiretsel, mezhepsel…“
Doğrusu; Aşiretsel; dinsel, mezhepsel.
 
Örnek 2. : s. 23 : Ücüncü paragraf birinci cümle:
„…üretim ve tüketimde doğal, yaşamsal, toplumsal…““
 
Doğrusu; …doğal, yaşamsal, ekolojik; insani ve toplumsal…
 
Örnek 3. : s. 11 : ikinci pargraf birinci cümle:
„…Alevi, Hanefi, Hiristiyan, Şafii, Yezidi…“
Doğrusu; … Hanefi, Şafii; Alevi, Hiristiyan, Ezdi…“

Özne –Yüklem uyumu, Yapı – anlam bozukluğu
Örnek 1. : s. 27: „Kürdistan Ulusal Demokratik Halk Devrimi aile, evlilik… gerekli düzenlemeleri yapacak“.
( Özne Yüklem uyumsuzluğu )
Örnek 2. : s. 3 : İlk paragraf, ilk cümle : „ülkemiz… kıyımlarına maruz…“
( Yüklem uyumsuzluğu, anlam bozukluluğu )
Örnek 3.: s. 6 : Son paragraf ilk cümle:
„Ulusal kurtuluş davası,… bir mücadeledir“.
( Yüklem uyumsuzluğu, anlam bozukluluğu )

C. Konu sıralaması, başlıklandırma ve madde numarlandırma gözden geçirilerek bir „düzen“e sokulmalıdır. Başlıklar arası madde sıralamaları yöntemi metinde anlam bulanıklığına yol açmakta, bunun yerine başlık altı madde sıralaması yöntemi kulanılması daha uygun olmaktadır.
D. Kavram dağınıklığı ve kavram bulanıklığı giderilmelidir.
Parti program metinleri açık, net ve anlaşılır olmalıdır. Planlı ve düzenli bir anlatım gerektirir. Çok anlamlılığa yol açmaktan kaçınılmalıdır. Örnek: Program taslağının başında „ 9. Kongreye önerilecek program taslağı „ başlığı varken, 16. sayfada ve de son sayfada „Devrim programımız“ denilmektedir. Ve yine son sayfanın son paragrafında birde „asgari program“ın var olduğunu, devamında „Ana programın“ yerine ikame edilemez, dendiğini görüyoruz. Ayrıca güncel asgari program taslağında bir de „Parti temel programı“ vurgusu var.
 
„sanayi ötesi teknikler“ ( S. 22 ), „ uygar ilişkiler“ ( S. 27 ), „özel parti faaliyeti“ ( S.15 ) gibi müphem, bulanık ifadeler yerine açık ve net ifadeler kulanılmalıdır.
 
II. Taslak Metnin Esas Bakımdan Değerlendirilmesi

Metnin kendisine geçmeden önce tespit ve değerlendirmelere zemin olacak önemli bir kaç hatırlatma yapma zorunluluğu var.
Bilindiği üzere komünist parti en genel anlamıyla işçi sınıfının bilinçli örgütlü öncüsüdür. „ Kendiliğinden anlaşılır ki, savaşını verebilmek için işçi sınıfı, sınıf olarak kendi ülkesinde örgütlenmelidir…“ ( Marx, Engels, Gotha ve Erfurt programın eleştirisi. Sol yayınları S. 33 ).
Işçi sınıfının siyasal iktidarı ele geçirip kendi proğramını uygulayacak durumda olmaması haline örnek olarak Kürdistan gibi parçalı, bağımlı bir ülkede yurtsever ve antiemperyalist harekete öncülük etmeye çalışan küçük ve orta burjuvaziye karşı komünist parti, „devrimci öneri ve eylemleri“ ile çıkmak, süreci ulusal ve toplumsal kurtuluşa yönlendirebilmelidir.
Unutulmamlıdır ki „örgüte  karakterini veren eylemin muhtevasıdır; içeriğidir. ( Lenin )“.
Bu kısa hatırlatmalardan sonra taslak metin hakkında düşüncelerimizi ana başlıklar altında belirtelim:

 1 .KKP varlik gerekçesini ve aynı zeminde faaliyet yürüten diğer siyasi partilerden farkını net olarak ortaya koyabilmelidir.
Dünyanın ve ülkenin sosyo-ekonomik tahlilini yapmadan varlık gerekçesini ortaya koyabilmesi de olanaklı değildir. Program taslağı bu yönden yetersizdir.

Kendisini Türkiye ve Kuzey Kurdistan Proletaryasının öncüsü olarak niteleyen birden fazla legal, illegal siyasi parti mevcut. Üstelik bunlardan bazılarının programı eldeki program taslağı ile cok büyük oranda benzeşiyor. Dahası ortak bir geçmişe sahip olunan ve aynı isimle legal faaliyet yürüten bir partide var. Oluşturulmaya çalışılan parti programında diğerlerinden farklılığının neler olduğu, neden bu partinin olması gerektiği hangi ihtiyaca cevap verildigi ikna edici tarzda açık ve net olarak ortaya konulmalıdır.
2. İktidara Gelme Yöntemleri Konusu:
Parti programı, siyasi partinin ideololojisinin tümünü ifade etmelidir. Bu bağlamda, iktidara gelme yöntemleri hakkında yeterince açık ve net olmalıdır. Bu konu „Devrim“ sözcüğü ile geçiştirilebilecek basit bir konu değildir.
 
3. Program Güncel Olmalıdır.
Sürekli hareket ve değişim halinde olan doğada toplumsal yaşamda sürekli değişim ve gelişim halindedir. Günümüz şartlarında hazırlanacak yeni bir program bu değişimleri anlayıp değerlendirmeden yazılamaz. Özelikle   1980 öncesi tartışmalı kavram ve söylemler aşılmalıdır.
Yine 70 li yıllardaki, o günün koşullarına göre hayli ilerde olan bazı ilke ve hedefleri bugün dahi dilendiremiyoruz.
“Dört parçada tek ve merkezi proletarya partisi /“Komünist parti” perspektifi bunun en bariz örneğidir.
 
Sömürge ve ilhak kavramları geçmişte farklı içerik ve şekillerde tanımlanmıştı. Bugün bu kavramaları Kürdistan hakkında kulanırken geçmişin kalıplarından sıyrılmak gerekir. Klasik sömürge ve ilhak kavramlarının aşılması gerekir. Örneğin kapitalist bir sistemin egemen olduğu dünayda “ilhak” kavramı, coğrafi keşifler döneminden kalma yerli halkları yok sayma yaklaşımı esasından artık farklı değerlendirildi. İlhak edilen toprakların halklarının rızası ( en azından zimni´de olsa) ve “uluslararası tanınma” gibi unsurlar öne çıkarıldı. Günümüzde de „rıza“ öğesi öne çıkarılmaya başlandı. Burjuva hukuk sistemi kavramları çıkarları doğrultusunda yeni düzenlemelere tabi tutuyor. İşgal ve ilhak örneğinde, Rusya Federasyonunun Kırım konusundaki tavrı hakkında „…İlhak hukuken tanınmış bir durumu tanımlar, yasa dışı ise aslında o durum sadece ve sadece işgaldir. Bir eylem aynı zamanda hem hukuki hemde hukuk dışı olamaz…“  ( Fikir yazıları, Kırım ve kavram kargaşası; İlhak mı işgal mi?, Av. Namik Kemal Bayar, 02. Mayis 2018. )
yorumları yapılıyor. Görüldüğü üzere ilhak veya işgal terimleri yüklenilen anlamla aynı zamanda siyasi bir duruşun ifadesi haline getiriliyor.
Bizim, Kürdistan için ilhak kavramı kullanmamızda, fiili işgali ve meşrulaştırma suretiyle ona hukukilik tanımak anlamına gelir. Bu tutum aynı zamanda kendi kendini inkar ( Kürdistani kişi kurum ve kuruluşlar; siyasi partiler dahi ) anlamına gelmektedir. Basit bir kavram kargaşası gibi görünen işgal, İlhak nitelemeleri aslında çok önemli politik kırılmalara yol açan asli birer tespittirler. Kürdistani olan ilhak kavramını kabullenerek mevcut durumu hukukileştiremez. Bu bilinçle, bir siyasi duruşu ifade edebilecek nitelikteki ilhak kavramını tüm söylemlerimizde ve özellikle dış politikamızda ısrarla reddederek Kürdistan’ın,  halkının iradesinin zıttına olan mevcut durumuna hukuksallık atfetmek kendi kendimizi inkara götürecek durumdan kaçınmamız gerekir.
Kürdistan’ın mevcut parçalı hali ve zorla elde tutulan yönetimi „fiili işgalin süreğenleştirilmiş hali“olarak haksız ve hukuk dışıdır. Kürt halkı nezlinde hiç bir meşruiyeti yoktur. Kürdistan „sahipsiz“ bir ülke değildir. Kürt halkı, aslında Uluslararası Hukuk´da var olan, ama egemen güçlerin pek de hoşlanmadığı „haklı savaş“ vermektedir ve kendi kaderini tayin gibi son derece doğal bir hakka sahiptir.
Mücadelesi her alanda haklı ve meşrudur. Fiili işgal zora dayalıdır, haksızdır. İşgalcilerin yaptıkları tüm işlemler yok hükmündedir; keenlem yekundur. Aynı şekilde Kürt milletinin iradesini hiçe sayan ve temsiliyeti olmadan, yabanci güçlerin/ devletlerin yaptığı tüm andlaşmalar Kürt halkı nezdinde “yok„hükmündedır”.
Kürtçe´de dilbirliği sağlama çalışmalarıda ulusal birliği sağlama çalışmaları kampsamında bir o kadar günceldir. Programda bu hususlara hak ettiği önem verilmelidir. Taslaklak içerik olarak yeterli değildir.
Günumüzde ulaşılan bilimsel ve tekniki gelişmeleri toplum ve parti yaşamına uyarlanması hususunda görüş tespit ve ilkeler ile uygulanması nasıl olacak konusu program içeriğinde net olarak yer almalıdır.

4. Demokratik Halk Devrimi Belirlemesi :
Taslak metinin V. numarlı başlığı „Ulusal ve toplumsal kurtuluş yolu; Ulusal demokratik halk devrimi“dir.
Bu başlık altında ilk paragrafta „yakın politik hedef olarak ulusal demokratik halk devrimi, bu devrimin sosyalizmle taçlandırılması ve komünist düzenin nihayi hedef olarak belirlenmesi“
tüm program taslaganın en değerli vurgusudur. Bu genel belirlenmenin gerekçelendirilmesi gerekir. Ideolojik bütünlüğü tam olarak ifade edebilmek için neden demokratik halk devriminin yakın politik hedef olduğu, bu devrimin neden sosyalist devrim aşamasına yükseltilmesi gerektiğini açıklamak gerekir. Başka bir ifadeyle, neden sosyalist devrim değilde demokratik halk devrimi öncelikli hedefdir sorusunun yanıtı programda net olarak bulunmalıdır.
Yukarda birinci madde de kısmen belirtildiği üzere dünyanın, ülkenin özlü, sosyo-ekonomik tahlilini yapmadan bu sorulara cevap bulmak mümkün değildir. Taslaktaki bu eksikliğinde giderilmesi gerekir.
Bir başka önemli noktada, bu genel berlirleme hedeflerinin Kürdistan’ın özgün yapısına nasıl uygulanacağı? sorusudur. Asıl canalıcı noktada budur. Buna yönelik belirleme, tercih ve ilkeler programa karakterini verecektir.
5. İlkelerin Uygulanması, Siyasal Kurumların Oluşturulması , Konu Bağlantılarının Ekletik Yapısı.

Ulusal Kuruculuk ve Sosyalizmin inşaası başlığı altında, A-2´de ulusal Anayasa vurgusu yapıldıktan sonra ikinci paragrafda neden buraya eklendiğini ve ne şartlarda, nasıl bir politik zeminde öngörüldüğünü anlayamadığımız bir anayasa oylamasında sosyalist Türkiye ile veya Kürdistan’ın başka bir parçasıyla… Birleşik Fedral Meclis, Federal Anayasadan ve refarandumdan söz ediliyor.
Bu paragrafın tamamı kafa karıştırıcı ve farklı yorumlara açık. Kürdistan devrimini egemen devlette gerçekleşeceği varsıylan bir sosyalist devrime eklemleyerek bunun üstünden söylem geliştirmek maksaydıyla yazılmışsa son derece yanlış bir tutumdur. –
A- 1´deki açklamalardan hemen sonra A-2 üçüncü paragrafdaki bu açıklamalar hiç uygun düşmemiş, dahası A-2, üçüncü paragraf içeriği tamamen sorunludur.
İçeriğe yönelik yukarda ki örnek dışında, içeriğe etkisi önemli olan kavramların farklı kelimler ve içeriklerle metininde yer alması, metnin ifade değerini düşürmektedir.
Örenek 1. : – Kürdistan Demoktatik Halk Cumhuriyeti ( s. 10, 15.)
– Kürdistan Halkı Cumhuriyeti (s. 12,20,30.)
Örnek 2. : – Asgari Demokratik Program ( s. 16,17 )
– Acil Devrim Programı ( s. 16 )
– Devrim Programı ( s. 32 )
– Demokratik Talepler Programı (s.32 )
– Ana Program (s.32)
– Parti Temel Programı ( Özel Sayi Asgari Program Taslagi ( s. 1 )
Sahi bu partinin kaç tane programı var ?

6. Parti programınında olmaması gereken söylemler.

Kürdistani Komünist bir Parti programında; …Partimizin iktidara gelmesi halinde… ( s.15 ), … KKP … Bir hükümet kurabillirse… ( s. 18 ) … Yabanci sermayenin girişine… Izin verilecektir ( s.22 ) gibi söylemlerin yer alması doğru ve uygun degildir.
7. Program Taslağı Yeterince “Kürdi” değil.

Egemenlerin Kürt halkının milli benliği; ortak hafızasını parçalamaya yönelik uygulamalarının mağduru bir ruh halini aşmak gerekir. Siyasi, idari bölünme ile ruhi bölünme aynı şey değildir.
Tüm davranışlarımızı ortak hafızamızı koruyacak şekilde belirlememiz, milli varlığı korumamızında zorunlu bir koşuldur. Oluşturulacak program çalışmasında da bu hususa azami dikkat gösterilmelidir.
Asağıdaki örnekler bu yönde program taslağında gözden geçirilmeli ve düzeltilmelidir.
7-1.: Taslağın bir çok yerinde „ Partiya Komünist´a Kurdistan-KKP“ ismi ve kısaltması var. Birincisi
Türkçe kaleme alınmş metinde isminin Kürtçe yazılması, kısaltmanın ise Türkçe yapılmasının mantıklı bir izahi varmıdır?
7-2.: Ülkemiz Kürdistan´dır ( I- Gerekçe, s.2 ) belirlemesinden sonra „ … Ülkemizin Kuzey Kürdistan parçasında,…Kuzey Kürdistan Proletraysının… Komünist Partisi KKP´dir (s. 3 ), Kuzey Kürdistan’ın genel yapısı ( s.6 ) ve diğerleri gibi ifadeler ortak hafızamıza tekrar tekrar zarar vermiyor mu?
Bunun yerine „ Kürdistan´da Türk sömürgeciliği ( s.6), …TC devleti Kürdistan´da halkımıza karşı… gibi ifadeler egemen kılınmalı, esas alınmalıdır.
7-3.: …Kuzey Kürdistan’da bağımsız Kürdistan Halk Cumhuriyetini ( zemin sınırlaması, parçalanmışlığı bir kez daha vurgulama anlamında) ( s.9 ), …Esasta her parçanın kendi görevi olarak görür…(s.12 ).
…Anayasa oylamasında sosyalist Türkiye ile veya Kürdistanın baska bir parçasıyla Federasyon konusunda oylanacak… ( Kürdistan’ın diğer siyasi, idari birimlerinin yönetiminde olan topraklarıyla Türkiye’yi bir tutmasının yanlış bir yaklaşım olduğu gerekçesi ile) (s.16), …Zazaca konuşulan kolu topluca bulunduğu yörelerde özerk yönetimlerini kuracaktır. (s.21) (Milli bütünlüğe ters bir söylem olması itibarıyla yukardaki belirlemelerimize aykırı ve yanlış bulunuyoruz.

SONUÇ

Oluşturulmaya çalışılan yeni Parti programının taslak metni hakkındaki düsüncelerimizi yukarda ana hatlarıyla kısaca açıklamaya çalıştık. Görüldügü üzere değerlendirmelerimiz eleştiri ağırlıklı. Kanımızca eksik, yanlış hususları, kendi görüş ve önerilerimizle birlikte belirttik. Mümkün olabilecek en olgun programa ulaşabilmek için yapılan, yapılacak kollektif çalışmaya küçükte olsa bir katkı sunmaya çalıştık. Asıl söz ve karar sahibi olan Kürdistan işçi emekçilerine selam ve saygılarımızla.
Kürdistanlı Komünistler
24.12.2019

Bölüme ait diğer yazılardan!

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM !

KİMYASAL SİLAH KULLANAN FAŞİST TC DEVLETİNE KARŞI HEP BİRLİKTE SESİMİZİ YÜKSELTELİM ! Sömürgeci Türk devletinin …